Yandı közler, tükendi sözler... Ecevit için söylenmeyen ne kaldı?.. Bugün "geldiği yere uğurlayarak" noktayı koyacağız.
Dün "Ecevit'li CHP'nin Gençlik Kolları Başkanlarından" Hasan Belovacıklı ile birlikteydik.
Biraz "eskilerden" bahsettik.
***
Türk siyasetine "seçim otobüsü" uygulamasını Ecevit getirmişti.
Seçim otobüsünün ilk seferi Gaziantep'e olmuştu.
Otobüs Adana-Gaziantep arasında "Gavur Dağları'nda", bir dinlenme tesisinde mola verdi.
Oradaki "çığırtkan" elinde bir mikrofon, cırtlak sesiyle bağırıp duruyordu:
* "Çayırağası Turizm'in sayın yolcuları..."
* "Seç Turizm'in sayın yolcuları..."
***
"Bizim otobüsü" görünce, çığırtkanın kafası karıştı ama...
Sonra yine "görevini" yaptı:
- Cumhuriyet Halk Partisi Turizm'in sayın yolcuları... Otobüsünüz yarım saat yemek molası vermiştir... Çaylar şirketimizdendir.
***
Bizler kahkahayı patlattık.
Ecevitler "bozuldular."
Sonra Bülent bey kendisini topladı:
- Halkımız bizim otobüsten habersiz... Yavaş yavaş öğrenecek, alışacak.
***
Ve bir not da CHP'nin "gizli tarihinden."
12 Eylül'den sonra "ihtilal yönetimi" siyasi partileri kapatmıştı.
1992'de "ihtilalin kapattığı partiler açılabilir" diye hukuki düzenleme yapıldı.
"Hikayemiz" işte o döneme dair.
***
CHP'nin ihtilalden önceki son "Genel Yönetim Kurulu" üyeleri topluca "DSP Genel Başkanı Ecevit'e" gittiler.
Amaçları, önerileri:
* CHP yeniden açılsın.
* Ecevitler, DSP'yi CHP'ye yamasın.
* Erdal İnönü de SHP'yi.
* Böylece solda tek parti olsun.
***
Ecevit ziyaretçilerini dinledi. Sonra da "hiç beklenmedik" bir çıkış yaptı:
* CHP Genel Başkanlığı'ndan olağanüstü şartlarda istifa etmiştim... İhtilal döneminde.
* İstifamı kurum olarak size sunmuştum.
* Bugün istifamı kabul etmediğinizi açıklayabilirsiniz... Yetki sizde.
* Böylece otomatik olarak CHP Genel Başkanlığı bana geçer.
* Genel Başkan olarak CHP kurultayını toplarım.
* Sonra DSP ve Erdal bey isterse SHP ile bütünleşme gündeme gelir.
* Ama bir koşulum var: Listeyi ben yaparım... Ve listeme de Deniz Baykal'la, Ali Topuz'u almam.
***
Oysa Ecevit'e gidenlerin önemli bölümü "işin başına Deniz beyi getirmeyi" planlıyorlardı.
Ecevit "onların hesabını bozdu."
Ve "buyrun" dedi:
- Şimdi oylama yapın, kararınızı verin.
Kimse "Ecevit'in CHP Genel Başkanlığı'ndan istifasının reddini" oylamaya cesaret edemeyince...
Bülent bey ayağa kalktı:
- Görüşme bitmiştir... Rahşan ve ben, çocuğumuz gibi büyüttüğümüz DSP ile yola devam edeceğiz.
***
Bunlar hep "anılarda" kaldı, ortada ise Aşık Veysel'in dediği gerçek:
"Var mıdır dünyaya gelip de kalan.
Gülüp baştan başa muradın alan.
Muradı maksudu hepisi yalan.
Ölümü dünyada hakikat gördüm."