Osmaniye'de, Atatürk Caddesi'ndeyiz.
Sağa sola selam vererek yürüyoruz.
Selamımıza "selamla yanıt veren" de çok, "bozkurt işaretiyle" yanıt veren de.
***
İskemleler geliyor, oturuyoruz.
Ve ardından çaylar.
Yılmaz Kalay, Mehmet Yıldırım, Ali Aksoy, Kadir Yaman, Cemalettin Kırıcı.
Ve daha pek çok Osmaniyeli. Kağıdı kalemi elimize almamızla birlikte zemberek boşalıyor:
- Piyasa çok kötü.
- İşsizlik bir felaket.
- Emeklinin durumu hiç iyi değil.
***
Ali Aksoy:
- Ben yer fıstığı ticaretiyle uğraşırım... Yer fıstığının bu kadar rezil olduğu başka yıl hatırlamıyorum.
***
Yılmaz Kalay emekli öğretmen:
- Burası bir genel başkanın memleketi... 1999'da Devlet Bahçeli fırtınası estirdik, şimdi bu fırtınayı 2'ye katlayacağız.
***
"Beni de dinler misiniz" diye kalkan bir el...
Adı Ömer Kuyulu.
Buyrun Ömer bey.
- Bu memleketin 3 temel sorunu var... İşsizlik, sağlık ve eğitim... Siyaseti bırakın bunları yazın.