Hapisliğin ilk haftasında Turan Koçal'ın vücudunda "nokta nokta çıbanlar" çıkmış.
"Kanamaya" başlamış.
"Doktor asteğmen" muayene etmiş:
- Acele askeri hastaneye sevk gerekiyor.
***
"Acele sevk" ancak 1 ay sonra gerçekleşmiş.
1 binbaşı, 3 silahlı asker, Turan beyi hastaneye götürmüşler.
Hastane kapısında "yarım saat" bekletilmiş.
"Üstüne silahlar çevrili" olarak.
Bu sırada gelip geçen laf atmış, küfretmiş.
Kimi de suratına tükürmüş.
"Sonuç" mu:
- O günden sonra tansiyonum yükseldi... Sinir sistemim bozuldu... Hastalıklar peş peşe geldi... Kanser dahil.
***
O bugün "ne devlete küskün, ne askere kırgın."
Ama "içindeki yara" kanamaya devam ediyor:
* Hapishanede 1 haftada Kuran okumayı öğrendim.
* Türkeş bana dedi ki: Turan, davadan dönmek yok.
* Sordum "Başbuğ'um bu ihtilal niye?.." Türkeş dedi ki: "Türk milliyetçiliğini yok etmek için Amerikan emriyle."
***
1980'den önce evi bombalandı, yakıldı.
Defalarca kurşunlandı. 7 kez ölümden döndü.
Kucaklaşıp vedalaşırken dedi ki:
- Yaşasın demokrasi.