Bugün saat 15.00'te "yemin başlayacak."
Saat 24.00'e kadar bitmeyecek "yarına sarkacak."
Siyaset, yemin sonrası "yarın tam gün tatil."
Pazartesi "yeni bir dönem" başlayacak.
"Cumhurbaşkanlığı seçimine odaklı bir Türkiye" süreci.
***
Cumhurbaşkanlığı seçimi elbette "gelecek haftanın konusu değil."
Zira...
Çankaya seçimi ile ilgili "takvimi" TBMM Başkanlık Divanı belirleyecek.
Başkanlık Divanı'nın oluşumu ise "akşamdan sabaha gerçekleşecek bir şey değil."
***
Meclis'teki parti gruplarından biri "Başkanvekili adayını" bildirmekte gecikirse...
Ya da "Divan Katibi" adayını... Başkanlık Divanı "oluşamayacak."
Özet:
Çankaya seçimi "Ekim'den önce gündeme gelmez."
***
Şimdi "yeni bir şey" söyleyelim. Tayyip bey ile Abdullah Gül ikide bir kapıları kapatıp, uzun uzun ne konuşuyorlar?
"Şu" olabilir mi:
* Abdullah Gül şimdilik TBMM Başkanı olsun.
* Sonra da vaktizamanı gelince, şartlar oluşunca, halkın oyuyla veya Meclis'in iradesiyle Çankaya'ya çıksın.
***
"Senaryoyu" geliştirelim.
* Çankaya seçimi bu kadar bekledi, biraz daha bekleyebilir.
* Madem bu iş en erken ekim ayını buluyor... Öyleyse ekimde Çankaya seçim sürecini başlatmak yerine, yeni bir şey akla gelebilir mi?
* Mesela... Çankaya'yı halk seçsin mi seçmesin mi?.. Buyrun referanduma.
* Referandum ne ki... Alt tarafı 45 gün... Türkiye'nin önünde zaman bol.
***
Yani...
Halk seçsin ve "Gül'ü seçsin." Veya...
Meclis seçsin, "TBMM Başkanı Gül'ü seçsin."
***
Aslında bu senaryo "daha kapsamlı."
Ve "daha derin."
Ama hepsi bir güne sığmıyor.