Eski Dışişleri Bakanları'ndan İsmail Cem "galiba rahmet istedi."
Siyaseti "nezaketle yapan" isimlerdendi.
***
Hikâyemiz, Köksal Toptan'ın "Kültür Bakanı olduğu güne dair."
Toptan'ın adı bakan olarak açıklanınca, "eski Kültür Bakanı" İsmail Cem telefon etti:
- Antalya'dayım... Ah keşke Ankara'da olsaydım da sizi Bakanlık kapısında karşılasaydım... Devir teslim töreni yapsaydık.
***
Toptan da "siyasetin nezaket boyutunu iyi bilen" bir isim.
"Sayın Bakanım" dedi:
- Hiç telaş etmeyin... Bakan koltuğuna oturmakta acelem yok... Dönüşünüzü bekleyeceğim.
***
İsmail Cem "gece" Ankara'ya döndü.
Köksal Toptan'ı aradı.
Konuştular ve "aynı gece" bakanlıkta buluştular.
Sohbet ettiler, devir teslim yaptılar.
Toptan, Cem'i "kapıya kadar" geçirdi, "öperek" uğurladı.
***
Bu olay basında nasıl yankı buldu dersiniz?
"Köksal Toptan'ın gece yarısı baskını" manşetleriyle.
Toptan ile Cem "nasıl da üzülmüşlerdi."
***
İsmail Cem nur içinde yatsın.
Yaşıyor olsa Toptan'ı arar ve derdi ki:
- Sanki kendim seçilmiş kadar sevindim...