Türkiye'nin en iyi haber sitesi

YAVUZ DONAT

Büyük dağların büyük dumanı oluyor

Erdal İnönü bir gün Başbakan Turgut Özal'ı eleştirince...
Özal "Erdal bey bu işlerden anlamaz" demişti:
- Onun boyu uzun aklı kısa.
Erdal bey "bu espriyi zarif bulmadığını" söyleyince...
Özal "ortamı yumuşatmak" istemişti:
- Erdal bey de benim için "boyu kısa, fitne fücur" diyebilir.
Erdal beyin tepkisi "hayır" olmuştu:
- Zarif değil... Böyle bir espri bana yakışmaz.
Sonuç mu?
Turgut Özal "üzülmüştü."
Ve "yanlış yaptığını" söyleyerek, Erdal beyin gönlünü almıştı.

***

Ama "can çıkmadan huy çıkmazmış."
Özal bir gün yine "benzerini" yapmıştı.
Kendisini eleştiren Erdal beye cevap verirken "o ancak küçük Turgut'la muhatap olabilir... Onunla oynasın" gibisinden bir söz etmişti.
Erdal bey "espri çok yakışıksız, cevap vermem" diye konuşunca...
Turgut Özal "ben torunum küçük Turgut'u kastetmiştim... Erdal beyi üzmek istemem" diyerek viraj almaya çalışmıştı.
Daha sonra da "sözüne dikkat eder olmuştu."

***

Siyasette "böyle şeyler" de oluyor.
Ve "büyük dağların büyük dumanları" oluyor.

Sabah.com.tr Uygulamamızı İndirin

Uygulamalara Özel Ayrıcalıkları Keşfedin!
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA