Uygulanmayan mahkeme kararları üzerine "kararlı bir devlet politikası" izleyemedik.
Sadece ara sıra "birazcık bastırdık."
Okurlarımız bilirler "konuyu hep canlı tutmaya çalıştık."
Ve bir gün (1999) Alman İçişleri Bakanı "kendi örgütüne" bir bildiri yayınladı.
"Gizli" kaydıyla.
Tam 33 sayfa.
Bildiride özetle deniliyordu ki:
- Evet, mahkeme Türkler lehine bazı kararlar verdi.
- Bu kararlara uymak zorundayız.
- Ama mahkeme kararlarını kendiliğimizden uygulamayalım.
- Eğer bir Türk bizzat başvurursa hakkını verelim.
***
Avrupa'da 5 milyona yakın Türk var.
Bunun yarıdan çoğu Almanya'da.
Hangi Türk, hangi konuda, mahkeme kararı ile verilmiş hangi yeni hakkı olduğunu nereden bilsin?
"Bilen" hakkını aldı.
Bilmeyenin hakkının üzerine ise "yatıldı."