Uçakta Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik'e sorduk:
- Ergenekon ve benzeri yapılanmaların önünde arkasında ne var?.. Bunca yıl devletin içindesiniz... Bakanlar Kurulu'nda konuşuyorsunuz?.. Ne görüyorsunuz?
***
Hüseyin Çelik:
- Devlet terörün, yanlışın, her türlü olumsuzluğun üstüne gider.
- Ama meşru gücüyle gider.
- Eğer devlet bu görevleri resmi sıfatı olmayan ama himaye gören kişilere havale ederse iş döner dolaşır devlete fatura edilir.
***
Hüseyin Çelik "tarihe meraklı."
Osmanlı döneminde bir sıkıntı doğunca "mütegallibeye sorun çözdürülürmüş."
Yani bazı "yerel güç odaklarına."
Hüseyin Çelik:
- Yunanistan'da isyan çıktı... Tepedelenli olayı çözdü.
- Fakat sonra Tepedelenli palazlandı, şımardı, İstanbul'un üstüne yürüdü... Durdurulması için 50 bin kişi öldü.
***
Hüseyin Çelik "buna benzer çok olay" anlattı.
Sonra sözü "bugüne" getirdi:
- Bu defa da sözüm ona yurtseverlik adı altında menfaat şebekeleri türedi.
***
Hüseyin Çelik:
- Hizbullah'ın devletten himaye gördüğünü bilmeyen yok.
Ama aynı Hizbullah daha sonra canavar oldu... Bu defa da devlet onu yok etmek için uğraştı durdu.
***
Bakan Çelik "Frankenştayn yönteminden" bahsetti:
- Önce bir canavar robot üretiliyor... Sonra kontrolden çıkıyor... Bunun üzerine yok edilmesi için seferber olunuyor.