Baba "Muharrem Usta" Kırşehir'dedir, oğul "Neşet Ertaş" Almanya'da. Babası dertlidir.
"Oğlumu okutamadım" diye.
Neşet daha da dertlidir:
- Okula gitseydim, hata etmezdim... El sözüne kanıp, Leyla'mı kaybetmezdim.
***
Ve bir gün Kırşehir'e gelir, babasının elini öpmeye. Konu komşu "geç kaldın Neşet" derler:
- Başın sağ olsun... Baban "Neşet, Neşet" diye diye öldü.
Neşet Ertaş alır sazı eline...
Hem ağlar hem de söyler:
***
Uzak yoldan geldim hasretin için,
Hani nerde babam Muharrem nerde,
Yaralı ceylanım ses vermez niçin,
Ecin nice hani boranın nerde?
***
Okula gidemedim bu dert benimdir,
Hemi benim derdim hem babamındır,
Hemi babam hem de öğretmenimdir,
Yüreği yaralı o kerem nerde?