Hikaye gerçektir, bilenler bilir. Çok kişi bizzat Neşet Ertaş'tan dinlemiştir.
Biz de ilk kez ondan dinlemiş ve yazmıştık. Şimdi bir kez daha anlatsak yeridir.
***
Köylünün biri Kırşehir'e gelir.
Akşam olmak üzeredir.
Muharrem Ertaş'ın "heykelinin" önünde durur. Garip köylü o güne kadar "tek heykel" bilmektedir.
Atatürk'ün heykelini.
***
Köylü, "elinde sazıyla Muharrem Usta'nın heykelini" görünce...
"Atatürk heykeli" sanır.
Ve sesini yükseltir:
- Ey ulu Atam! Ey büyük kahraman!" Düşmanı denize döktüğünü bilirdim. Vatanı kurtardığını bilirdim. Cumhurbaşkanlığı yaptığını bilirdim. Ama saz çaldığını hiç bilmezdim. Onu da bugün öğrendim. Nur içinde yat Atam.