Söz futboldan açılınca Türk-Arap, kadın-erkek, genç-yaşlı "herkes bilgi sahibi... Herkes uzman." "Türkçe bilen bir Arap" kolumuzdan tutuyor:
- Ben Fenerbahçeli'yim.
Halep'teki 75 bin kişilik statta "Fenerbahçe ile Halep'in İttihat takımı" maç yapmış.
Bir başka Halepli diyor ki:
- Ben sizin Reis El Vüzera'yı tanıyorum... Halep'e geldi... Başar Esad'la yanyana maç seyretti.
Reis El Vüzera "Başbakan Recep Tayyip Erdoğan."
***
Haleplilere "eee, daha daha" diyoruz.
- Bizden kimleri tanıyorsunuz?
Kimi Türkçe konuşuyor, kimi Arapça, kimi de Türkçe-Arapça karışık.
- Nâzım Hikmet'i biliyorlar... Nâzım çocukluğunda Halep'te kalmış.
- Erol Büyükburç Halep'te okumuş... Konsere bekliyorlar.
- Ünlü besteci Sadi Hoşses, Halep doğumlu... Bestelerini bilen çok.
- Ne kadar doğru bilmiyoruz ama Ebru Gündeş'in babaannesi Halepli Hatice hanımmış... Öyle dediler... Ebru Gündeş'e âşıklar.
***
"İbrahim Tatlıses, Sibel Can, Sezen Aksu" bir otomobile binip Halep'e gitseler, yeminle söyleyelim "trafik kitlenir."
Halep'te trafik polisi ceza mı yazacak.
İbo'nun veya Sezen'in ya da Sibel Can'ın bir kasetini-CD'sini hediye edin, eğer polis cezadan vazgeçip selama durmazsa "ne derseniz deyin."