Lafı uzatmayalım ve "konuya" girelim:
- Komutanlar, resepsiyona gelmediler.
Abdullah Gül "29 Ekim geçti artık" diye söze başladı.
Güzel bir gece oldu... Siz de gördünüz.
Türkiye oradaydı.
Türkiye'nin bütün renkleri vardı... Ki o renkler, ülkemizin zenginlikleri.
***
Biz
"asker" diye üsteledik.
Cumhurbaşkanı
"Türkiye oradaydı ya" diye gülümsedi.
- Sayın Cumhurbaşkanım... İç dünyanızda bir kırgınlık... Alınganlık... Soru işaretleri... Var mı?
Abdullah Gül önce
"Özel Kalem Müdürü, Büyükelçi Hüseyin Avni Karslıoğlu'na baktı."
Sonra
"Basın Başdanışmanı Ahmet Sever'e."
Ardından bize döndü ve...
Tek kelime söylemeden,
"gülümsedi."
Ama
"ne gülümseme?"
"Anlamlı... Artık nasıl yorumlarsanız..."