Türkiye'nin en iyi haber sitesi
YAVUZ DONAT

Sayın Cumhurbaşkanım

Devlet arşivleri elinizde... Arşivlerde, 27 Mayıs 1960 darbesiyle ilgili 3 bin 527 klasör var... 100 binin üzerinde doküman.
Yassıada kararları... Yüksek Adalet Divanı... Mahkeme tutanakları.
Celal Bayar... Adnan Menderes... Bir dönem Türkiye'yi yönetenlerin ifadeleri... Savunmaları.
Tanık ifadeleri... Ki çoğu yalancı tanık.
Sayın Cumhurbaşkanım,
Darbe belgelerinin... Yassıada tutanaklarının kitap olarak basılmasının zamanı gelmedi mi?
Bunu ancak siz yapabilirsiniz.

***


CHP+Ordu=...

Darbe, 12 Eylül 1980'de değil de... Daha önce yapılacaktı... 11 Temmuz 1980'de.
Neden 2 ay ertelendi?
Yanıtı... Kenan Evren'in anılarında:
Darbe, 11 Temmuz'da yapılacaktı... Ama CHP, Meclis'te gensoru önergesi vermişti.
3 Temmuz 1980... Gensoru oylandı... Hükümet, 214'e karşı 227 oyla güvenoyu aldı.
Bu hâl bizim programımızı bozdu.
Güvenoyuna rağmen müdahaleyi gerçekleştirecek olursak, CHP'nin düşürmediği iktidarı biz askerler düşürmüş olacaktık ki...
Demirel'in, CHP+Ordu=iktidar sözlerine haklılık kazandıracaktık.
Vay be! Amma da ince hesaplar
"Siyaset mühendisliği" işte buna denir.

***


Öneriyoruz

Çetin Yetkin... Profesör... Kitapları var... Örneğin, 1995'te yazdığı kitap, yakın siyasi tarihe ışık tutan bir belge:
Türkiye'de Askeri Darbeler... 27 Mayıs, 12 Mart ve 12 Eylül'de ABD'nin yeri.
Kitaptaki belgelerden biri... ABD Dışişleri Bakanlığı raporu.
Rapor, 27 Mayıs 1960 darbesinden bir yıl sonrasına ait.
Raporda, darbe yapan subaylardan söz ediliyor... Sayfa 32.
Fahri Özdilek... Cemal Madanoğlu... Sami Küçük... Ahmet Yıldız... Suphi Karaman... Suphi Gürsoytrak... Osman Köksal'dan.
Hangisi, Amerika'dan üstün hizmet madalyası almış?
Hangisi için, "Amerikan yanlısı olduğu saklanmaz" yazıyor?
Hangisinden, "Sağlam bir ABD yanlısı" diye söz ediliyor?
Hangisi, Fort Leavenworth Kurmay Koleji mezunu?
Acaba... Yayınevlerimizden biri Çetin Hoca'nın, belgelerle dolu kitabını yeniden basamaz mı?

***


Ne dersiniz Numan Hocam?

Türkiye Büyük Millet Meclisi... Darbe Araştırma Komisyonu raporu... Kasım 2012.
Rapor 2 cilt... Toplam 1420 sayfa.
Sayfa 653... Konu başlığı: "12 Eylül 1980 darbesi ve ABD'nin çıkarları."
Evet... Bütün darbelerin, muhtıraların, siyasete müdahalelerin arkasında "dışarısı" var... Başta da Amerika.
Acaba... Bu rapor, kitap olarak basılamaz mı?

***


3 kitap

Asker kışladan çıkarken... 11 Eylül12 Eylül'e bağlayan gece... Başbakan Süleyman Demirel'in başucunda 3 kitap vardı.
Son okuduğu... Göz gezdirdiği kitaplar.
1. Zor var sıkıntılı zamanlarda yönetim.
(İngilizce) 2. Osmanlı Şeyhülislamları.
3. Osmanlı Sadrazamları.
Demirel, 12 Eylül sabahı Hamzakoy'a götürülürken bu 3 kitabı yanına aldı mı? Hayır.
Başka kitaplar aldı... Çoğu İngilizce.

***


Tarihi bir belge

Demirel'in günlüklerinden... Tutanak gibi.
12 Eylül 1980 darbesinin hemen sonrası... Süleyman Demirel ile Bülent Ecevit, Hamzakoy'dalar... Eşleriyle birlikte.
Korgeneral Hüsnü Çelenkler... Bir gün çaya, pastaya davet eder.
Ve... Davette şunları söyler:
Belli bir süre buradasınız.
Sonra tabii ki çıkacaksınız.
Çıkarken 12 Eylül darbesinin ülkeye huzur getirdiğine dair beyanat verirseniz, hem sizin için iyi olur ve hem de çıkışınız kolaylaşır.
İnanılır gibi değil.
Darbeciler... Darbe ile devirdikleri Başbakan'dan... Eski Başbakan ve ana muhalefet partisi genel başkanından... Darbeyi övmesini istiyorlar.

***


Asker ve siyaset

Darbeden 7.5 ay önce... 31 Ocak 1980... Eski Başbakan Yardımcısı, CHP'nin eski Genel Sekreteri Orhan Eyüboğlu, Genelkurmay'da... Evren'in konuğu. Kenan Evren'in Anıları... Birinci Cilt... Sayfa 356.
CHP eski Genel Sekreteri Orhan Eyüboğlu geldi... Çok dertli bir hâli vardı.
Ecevit'in tutumundan ve parti içindeki hareketlerinden şikâyet etti.
Parlamento'dan ümidini kesmiş çok kimsenin bulunduğunu, Deniz Baykal'ın bu durumdan yararlanıp taraftar topladığını, ancak partiyi Turan Güneş'in derleyip toparlayabileceğini söyledi.
Ecevit'in... Etrafındaki birkaç kişinin... Ve eşi Rahşan Hanım'ın etkisinde olduğunu belirtti.
Ben kendisiyle (Ecevit'le) görüşeyim mi dedim.
Bu safhada konuşmamanızı tavsiye ederim cevabını verdi.
Bir başka gün, CHP Genel Sekreteri Mustafa Üstündağ, Genelkurmay'da.
Bitmedi... Başkaları da var.
Hepsi... Kenan Evren'in ciltler dolusu anılarında.

***


Tarihi belgenin 'devamı'

Süleyman Demirel... Korgeneral Hüsnü Çelenkler'e, "Bu mümkün değil" diyor... Ve devam ediyor:
Buraya neden getirildiğimizi bilmiyorum.
Bugünün yarını da var.
Biz şahsiyetlerimizi burada bırakmaya gelmedik.
Buradan çıkamayabiliriz de.
Ama ben buradan yürüyen bir cenaze olarak çıkmam.
Daha bu defteri kapatmadık.
Onun için bu dediğinizi yapmam mümkün değil.
Bülent Ecevit'in sözlerine gelince... Demirel'in söylediklerine benzer sözler.
Ve... Ecevit'in, Çelenkler'e verdiği yanıtın son cümlesi:
- Böyle bir beyanat vermeyi kişiliğime ve onuruma yakıştıramam.

***


Demirel... Özal... Şeker hastalığı

Önce Hamzakoy... Sonra Zincirbozan günleri... Süleyman Demirel, şeker hastası olmuştu.
Hastalığını Demirel söylememişti... Başbakan Turgut Özal'dan öğrenmiştim.
Ve bir ayrıntı daha... Demirel, diyet yaparak kilo veremiyordu... Ama...
Zincirbozan sürgününden 5 kilogram vererek dönmüştü.

***


Kaplumbağa hac yolunda

Darbe sonrası... Süleyman Demirel, siyasi yasaklı.
Evde... Bazen gündüz, bazen gece... Sohbet... Siyaset... Tarih... Demokrasi... Dün, bugün ve gelecek... Asker ve politika... Anılar.
Demirel... Hani ne derler? "Ansiklopedi gibi."
Bir gün... Sohbete çay molası...
Ve Demirel'den bir fıkra.
Kaplumbağa, hacca gitmeye niyetlenmiş... Yola çıkmış.
Köyün birinden geçerken... Kaplumbağaya sormuşlar:
- Sen bu çarpık ayaklarla hacca nasıl gideceksin?
Kaplumbağa, "Gideceğim gitmesine de" demiş:
- Bazı köylerde veletler beni ters çevirmiyorlar mı? Zaman kaybediyorum.
Demirel bu fıkrayı anlattı... Ve dedi ki:
- Türkiye demokrasiyi başaracak başarmasına da... Bu darbeler, muhtıralar, siyasete müdahaleler olmasa... Zaman kaybettiriyor.

***


Siyasetin DNA'sı

Demokrasi trenini raydan çıkaran ilk darbe... 27 Mayıs 1960...
Bütün darbelerin anası, babası... Siyasetin kimyasını... DNA'sını... Ayarlarını bozdu.
Öylesine ki... Yıllar geçti aradan... Ve hâlâ içimizde "darbeyi özleyenler... Ah bir darbe oluverse diye, yağmur duası misali, darbe duasına çıkanlar var."
Yarın... "Yine" devam edeceğiz.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA