Geçtiğimiz yıllarda sonsuzluğa uğurladığımız Türk şiirinin çınarlarından şair Fazıl Hüsnü Dağlarca'nın son şiirlerinden birini okudum. Şairin, ölümünden kısa bir süre önce, hasta yatağında yakın bir dostuna söyleyerek yazdırdığı "Çarpılmış Yüzle Uyanmak" adlı şiiri paylaşıyorum:
"Ovalar ağzı açık
Ne der yaradılıştan beri ne der
Ceylan ağzı açık zürafa kaplan gergedanlar ağzı açık
Ne der kırmızı akşama karşı
Pay almıştır mavilikten belki de yıldızlardan
Ayaklarındaki kalabalık birikir çoğalır bin bir göz bin bir giyim
Senin sessizliğin midir ağzı açık
Toplumu ulaştırır eski açlığından yeni açlığına
Felsefenin ağzı açık
Eylemin ağzı kapalı
Çıkmasını uzatmıştır uzaya
Sayısız buluşlarıyla birine kutsal betikteki cennet olmuştur
Ağzı açık kalmıştır birinin
Sürez* duyulmaz ilk patlamada kalmıştır ağızları
Yazınınsa bütün ülkelerde kapatılmıştır ağızları
İşte soluk bile alamazsınız ağzınız açık." *
"Sürez" sözcüğü, Fazıl Hüsnü Dağlarca'nın şiirlerinde "zaman" anlamında kullanılıyor.