Türkiye'nin en iyi haber sitesi

"Dağdaki çobanla benim oyum eşit olamaz" zihniyetini tanıyoruz. Bu "Dağdaki çoban" bazen "Bidon kafalı" olur bazen de "Yol kenarında mangal yelleyen kıro!"
Geçen seçimlerde bizzat milleti, yani seçmenin kendisini aşağılama taktiği güden 28 Şubat medyası, bu seçimlerde millete sövmek yerine onun seçtiği Başbakan'a hakaret etme taktiği güdüyor.
Muhalefet liderlerinden, 'objektif CHP yandaşı' gazetecilerine kadar hepsi Başbakan Erdoğan'a hakaret ediyor, tehdit ediyor hatta küfrediyor.
Ağızlarını "Hırsız",
"Katil" diye açıp, "ayakkabı kutusu",
"Gemicik",
"Kaset" diye kapatıyorlar.
***
İnsanları aptal yerine koyuyorlar. Bir kişinin, üç kişinin değil, koca bir partinin, en az iki yüz yıllık bir düşünce ve sosyoloji damarının sadece "yolsuzluk ve rüşvet" üzere kurulan bir organizasyon olduğuna inanmamızı istiyorlar. Hertürlü iftirayı, montajı servis edip duruyorlar. Milletin bunlara inanmadığı gerçeğini bir türlü göremiyorlar.
Bu iddiadakilerin 12 yıl sonra 'dershane' meselesi çıkınca "yolsuzluğu" hatırlaması da inandırıcılıklarını sıfırladı.
Cemaatçisinden, ulusalcısına, Kemalist'inden solcusuna hepsi aynı anda "Sarıgül'ün ne kadar büyük bir lider" olduğu konusunda uzlaşmış.
***
Dünyanın hiçbir ülkesinde hiçbir lider bu kadar ağır şartlarda, bu kadar hakaret ve sövgü altında seçim kampanyası yürütemez.
AK Parti mitingleri için önce "Fotoshop-montaj" dediler.
Sonra kalabalıkların daha da arttığını görünce işi "Taşımalı seçmene" çevirdiler.
Bu "Taşıma" işini AK Partililere sordum. "Bırakın otobüsle taşımayı, yoğunluktan dolayı birçok mitingimize ilçelerden gelecek olanlara bile gelme dedik" şeklinde konuştular.
***
Bazı ağabeyler, ablalar,
Bazı liberal yazarlar.
Solcu, üçüncü yolcu geçinen Marksistler.
Bazı 'objektif' gazeteciler, köşe yazarları vesaire
"Oyum CHP'ye" diyor.
Çünkü onlar "Koyun sürüsü" değil. 'Dağdaki çoban' hiç değil.
"Bidon kafalı" veya "Baldırı çıplak" değil.
Yol kenarında mangal yellemiyor, boğaza nazır keyif çatıyorlar.
Onlar, Aziz Nesin'in 'Yüzde 60'ının içinde değiller.
Ama söz konusu Başbakan Erdoğan ve AK Parti iktidarı olunca, bilimselliklerini kaybediyorlar.
AK Parti'nin seçimlerden yine birinci çıkması halinde, "yasa dışılığın" meşru olabileceğini öne sürecek kadar kin ve nefret bürüyor akıllarını.
Ama bunların hiç birisi önemli değil.
Önemli olan, sağduyusunu kaybetmeden alanlara akın eden, ferasetini koruyarak 30 Mart'ı bekleyen millet ne diyor?
'Dağdaki çoban' ne diyor?
Pazar gününe şunun şurasında üç gün kaldı
DUA BEKLİYORUZ
NOT: On gündür yoğun bakımda yaşam mücadelesi veren canım annemin hastalığı nedeniyle arayan, dua eden, 'Yapabileceğimiz bir şey var mı?' diye soran tüm tanıdık ve tanımadık dostlara teşekkür ediyorum. Dualarınızı eksiltmeyin lütfen

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
YAZARA MAİL GÖNDER
BİZE ULAŞIN