Türkiye'nin en iyi haber sitesi
YÜKSEL AYTUĞ

Bu ayıp bize yeter!

Deniz Kömürcü'yü, SABAH'ı gazeteden okuyanlar bilmez. Ama köşemizi internetten takip edenler iyi tanır.
Kömürcü, benim köşenin müdavimi. Ama sadece okumakla yetinmiyor, neredeyse her gün benim yazının altına iliştirdiği yorumlarla beni çatır çatır eleştiriyor. Yani eleştirmenin eleştirmeni. Peki rahatsız mıyım? Asla... Tam tersi, çoğu zaman yerinde bulduğum eleştirilerinden feyz alıp faydalanıyorum.
Tam da dünkü Türkiye- Yunanistan maçı sırasındaki seyirci rezaletini kaleme almak için klavyenin başına geçtiğimde Deniz Kömürcü'nün bizim köşenin altına yazdığı yorumu ilişti gözüme. Şöyle diyordu:
"Artık terörle baş etmenin bir tek yolu kaldı:
Hangi coğrafyada yaşıyor olursa olsun, herkesin Paris ve Ankara katliamlarını aynı şiddette, aynı hüzün ve acıyla yüreğinde hissetmesidir. Herkes bilmeli ki; 'Artık olmasın'ların önündeki en büyük engel, 'Oh olsun'lardır' diye ne güzel yazmışsınız...
Yazmışsınız da, daha içimizdeki İrlandalılar'dan kurtulamamışken bu nasıl olacak?
Dün akşamki Türkiye-Yunanistan futbol milli maçı öncesi saygı duruşuna tahammülü olmayanlarla bunu nasıl ve ne zaman başarabiliriz ki?" Hani karşımda olsa, boynuna sarılıp yanaklarından öpecektim... Benim sayfalar dolusu yazıp da anlatamayacaklarımı öyle güzel özetlemiş ki...
İzlemeyenlere o geceki utanç manzarasını anlatayım:
Fatih Terim, kendi adını taşıyan statta ilk kez Milli Takım'ın başında sahaya çıkmanın gururunu yaşıyor. Özel bir maç olmasına ve açık kanalda yayınlanmasına rağmen tribünler hınca hınç dolu. Şeref tribününde Türkiye Başbakanı Ahmet Davutoğlu ve Yunanistan Başbakanı Aleksis Çipras boyunlarında iki ülke bayraklarından oluşan kaşkolleri ile kol kola oturuyor.
Ve sıra milli marşlara geliyor.
Yunanistan milli marşı sırasında ıslıklar, yuhalamalar...
Bre gafiller, İzmir'in kurtuluş günü gönderden indirilip ayaklarıyla çiğnemesi için önüne konulan Yunan bayrağını yerden kaldıran sizin Ata'nız değil mi? Her G20 toplantısında, liderlerin aile fotoğrafında duracakları yeri belirlemek için yere yapıştırılan küçük Türk bayrağını eğilip yerden alan ve kendi ülkesinin evsahipliğinde yere bayrak yapıştırmak yerine sadece ülke isimlerinin yazılmasını sağlayan senin Cumhurbaşkanın değil mi? Bu ne gaflet, bu ne dalalettir?
Peki yetti mi? Tabii ki yetmedi.
Milli marşların ardından Paris'teki terör saldırısında yaşamını yitirenler için bir dakikalık saygı duruşu yapılacak.
Yine ıslıklar, yuhalamalar, sloganlar... Başbakan Davutoğlu'nun tribünde, Fatih Terim'in sahada, benim gibi hem barışa susayıp hem ülkemi uluslararası platformda karalamaya çalışanlara karşı direnenlerin ekran başında yaşadığı mahcubiyeti kelimelerle anlatmaya imkan var mı?
Komşu ülkenin 30 saniyelik milli marşına, terör kurbanı masum insanlar için yapılan bir dakikalık saygı duruşuna bile tahammülü olmayanlar ile ülkeye ve dünyaya nasıl barış gelecek, bir bilen var mı?

YAZARIN BUGÜNKÜ DİĞER YAZILARI
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA