Türkiye'nin en iyi haber sitesi

YÜKSEL AYTUĞ

Ramazanda ekmek israfına dikkat!

Yardımlaşma, paylaşma, arınma, değer bilme ve farkındalık ayı olması gereken Ramazan'da israfın artış göstermesi, değerli okurumuz Ali Uygur'un da dikkatini çekmiş:



"Tok 'Acıkmam', aç da 'Doymam' dermiş. Ülkemizdeki ekmek israfı zaten bilinen bir gerçek ama Ramazan ayında korkunç bir hale geldi bu olay. Fotoğrafta da görüldüğü gibi, belediyenin çöp konteynerlerinin yanındaki Bayat Ekmek Kumbaraları, Ramazan'dan önce bir haftada zor dolarken, bu mübarek günlerde sadece hafta sonunda bu hale geliyorsa, gerçekten düşünülmesi gereken vahim bir tablo var demektir. İftardan önce fırınların önündeki sıcak pide ve ekmek kuyruklarında bekleyen insanların biraz daha kontrollü ve duyarlı olması gerektiği ciddi bir gerçek değil mi?"

Aile Yılı'na yakışıyor mu?
Bu aralar TRT 1'in Taşacak Bu Deniz dizisiyle ilgili çok sayıda şikayet alıyorum. Okurumuz Zeynep Bodur'un mektubu hepsini özetler nitelikte:
"Yeter artık, Taşacak Bu Deniz dizisinin senaristlerine gerçekten yeter demek gerekiyor. Bu nedir böyle? Çekirdek çitler gibi, dizide herkesin herkese silah doğrulttuğu, insan öldürmenin son derece sıradan ve normalmiş gibi sunulduğu bir dizi var. 'Bu bir dizi, beğenmiyorsan izleme' gibi argümanlar da artık gerçekten sıktı. Üstelik 'Aile Yılı' ilan edilmişken, devlet kanalında yayınlanan bir dizinin ailevi değerleri öne çıkarması gerekirken tam tersine aile içi düşmanlığı körüklemesi, nefret söylemlerini beslemesi son derece rahatsız edici. Kadınların birbirlerini öldürme niyetiyle zehirlemeye çalıştığı sahnelerin normalleştirilmesi kabul edilemez.



Sigara ve alkol zaten çoğu yapımda bilinçli olarak bulanıklaştırılıyor (ki bunların da özendirici olmaması gerekir), ancak silah kullanımının bu denli özendirilmesi nedir? Şiddetin bu kadar rahat ve sürekli şekilde sunulması toplumsal açıdan ciddi bir sorun.
Bu yaklaşımın artık sorgulanması ve sorumluluk alınması gerekiyor. Özel kanallar bu anlayışta başı çekiyorken, bari devlet kanalında özlediğimiz nitelikli ve değer odaklı senaryolar yer alsın lütfen.
Sorun çok ama en azından çocukların maruz kaldığı televizyon programlarına artık bir düzen getirilsin. Minicik bebekler izliyor. 'İzlettirmesinler' demekle bu iş çözülmüyor; çünkü o bilinç ne yazık ki yok.
Yapımcısı, senaristi, oyuncusu.. Hep birlikte daha sağlıklı diziler yapmalarını ummak istiyorum. İyi çalışmalar..."

Reenkarnasyon dizisi
Değerli dostum ve meslektaşım Tansu Sarı, ölenlerin sürekli olarak başka karakterler şeklinde dirildiği Arka Sokaklar dizisini bir kez daha ti'ye almış:
"Bir Arka Sokaklar komedisi daha: Güllü'nün ölümünün anlatıldığı bölümde Rıza Baba'nın kızı Pınar (Elvan Dişli) ölüp, seneler sonra dirilen eski kocası Ali'den (Alp Korkmaz) kendisini aldattığından şüphelendiği yeni eşi Doktor Yağız için (Balamir Emren) sinyal takibi yapmasını istiyor... Bu Yağız da mafya tarafından infaz edilen bir paparazzi fotoğrafçısıyken reenkarnasyon geçirerek Pınar'ın yeni kocası olmuştu!.."

Gaf kürsüsü
Hakan Eracun kardeşimin uyarısı: Sözcü TV'de iki kez üst üste "Hürmüz Boğazı kapanınca rota Ümit Burnu'na çevrildi" denildi. Süveyş Kanalı varken, Hürmüz Boğazı'nın alternatifi nasıl Ümit Burnu olabilir ki?

Zap'tiye
Teknik direktör zatürre oldu. 6 futbolcu sakat. Birinden haber alınamıyor. Birinin bacısı İran'dan son anda kurtarıldı. Birinin babaannesi, birinin teyzesi, birinin köpeği öldü. Fener'in hali İran'dan beter.

Ne demiş?
Aleyna Tilki: "Sezen Aksu bir gün beni arayıp 'Anlatmak istediğin bir şeyler varsa bunu karnını açmadan da yapabilirsin' dedi."

Sabah.com.tr Uygulamamızı İndirin

Uygulamalara Özel Ayrıcalıkları Keşfedin!
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.