Türkiye'nin en iyi haber sitesi

YÜKSEL AYTUĞ

Dizi sektörü S.O.S. veriyor

Yıllardır bu köşede imdat fişeği atıp duruyorum, "Astronomik oyuncu ücretleri dizi sektörünün sonunu getirecek" diye. Sonunda yokuş aşağı freni boşalmış halde giden kamyon, duvara çarptı. Kanallar, yüksek dizi maliyetlerini reklam gelirleriyle karşılayamaz hale geldi. Zira artık dizilerin bir bölümünün maliyeti en az 50-60 milyon liraya yükseldi. Bu parayı 4 kuşaklık reklam slotlarıyla karşılamak artık bir hayal. Bu nedenle önümüzdeki sezonlarda dizi sayısı giderek azalacak ve muhtemelen dizi yayınlamak sadece dijital platformların işi haline gelecek.

Bu ekonomik şartlarda bir dizi oyuncusuna bölüm başına 25-30 milyon lira ödemenin çılgınlık olduğunu, bunun sürdürülebilir olmadığını bu sütunlarda defalarca dile getirdim. Hatta tarihe karışan gazinoları örnek verdim. Bir zamanların müzikli gazinolarını tarihe gömen, assolistlere hesapsızca ödenen ücretlerdi. Bu politika öyle sürdürülemez hale geldi ki, masa gelirlerinin assolist ücretlerini karşılaması mümkün olmadı. Bu "ihtiras" sonunda gazinoların sonunu getirdi. Aynı tehdit şimdi dizi sektörü için geçerli.
Sakalım da var ama kimseye sözümü dinletemiyorum bir türlü.


Ayşen İnci'ye prestijli ödül
Ayşen İnci'yi yıllardır takdirle takip ederim. Nedense biraz gölgede kalmış, hak ettiği yerin azıcık uzağında bulunan ama büyük bir tevazu ile üretmeye devam eden, tiyatro kökenli "gerçek" bir oyuncudur. Bu nedenle yıllar önce isminin yanına uğurlu tik'imi koyduğum İnci'nin elde ettiği uluslararası başarıyı hemen sizinle paylaşmak istedim.

Yönetmenliğini Metin Kuru'nun üstlendiği, Aile Meselesi filmi, 59. Houston Uluslararası Film Festivali'nde ülkemize büyük bir gurur yaşattı. Festivalde yarışan 22 ülke ve 130 film arasında Türkiye'yi temsil eden tek yapım olan film, önemli bir ödülle taçlandı.
Filmin güçlü oyuncu kadrosunda Halil Ergün, Ayşen İnci, Bursk Sarımola, Ufuk Kaplan, Hilmi Özçelik ve Demet Erdem yer alırken, gecenin en dikkat çeken başarısı Ayşen İnci'den geldi. İnci, filmdeki etkileyici performansıyla "En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu" ödülünün sahibi oldu.


Yönetmen faciası
Bütün dünya bu maçı bekliyordu. PSG'nin evinde Bayern Münih'e karşı 5-4 kazandığı Şampiyonlar Ligi Yarı Final Maçı'nın rövanşını. Karşılaşma, en fazla izlenen Şampiyonlar Ligi maçı olmaya adaydı. Ancak öyle kötü bir reji vardı ki, maçın tüm keyif ve heyecanını alıp götürdü.
Bir kere pilot kamera çok alçak bir konuma yerleştirilmişti. Bu nedenle karşılaşmanın büyük bölümünü yedek kulübesinden izler gibiydik. Derinlik olmadığı için taktik yerleşimleri göremedik, sahanın tamamına hakim olamadık. Buna bir de sözüm ona şov yapıp kendini tatmin etmek isteyen, bir kameradan diğerine sıçrayarak hepimizi sersem eden, yakın plan gireceğim diye kritik pozisyonları örten bir garip yönetmen de eklenince maçı izlemek iyice çekilmez oldu.
Bence, hakem gözlemcileri nasıl hakemlerin performansını puanlıyorsa, yayın gözlemcileri görevlendirilip, başarısız yönetmenlere ve ekibine bir daha canlı yayın verilmemeli.


Gaf'let kürsüsü
Kocası, 3 ay boyunca spor salonuna giden karısının hiç kilo vermediğini fark edince parasını geri ister. Spor salonu yönetimi de cevap olarak bu fotoğrafı gönderir.


Zap'tiye
Yoruma gerek var mı?


Ne demiş?
"Kadın dediğin; rakı içer, küfreder, futboldan anlar diye diye prenses gibi kadınları Lastikçi Rıza'nın çırağı Sibop Zeki'ye benzettiniz." (Sanal medyadan)

Sabah.com.tr Uygulamamızı İndirin

Uygulamalara Özel Ayrıcalıkları Keşfedin!
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA