Zürih'e inmek üzereyiz. Her şey sakin. Klasik bir Avrupa inişi… Derken pilotun sesi geliyor:
"Değerli yolcularımız, askeri bir operasyon sebebiyle Zürih Havalimanı'na iniş izni verilmiyor." Uçakta bir sessizlik. Biraz sonra ikinci anons: "Basel Havalimanı'na yönlendiriliyoruz."

Fenalaşanlar mı dersiniz "Beni hemen indirin" diyenler mi, biz tabii ki şoktayız. İnsanın başına gelince tuhaf bir film sahnesi gibi. Henüz sebebini bilmiyoruz. Sonra öğreniyoruz: Trump hava sahasını kapattırmış. Çünkü kendi uçağı kalkacakmış. Davos dönüşü malum. Evet, yanlış duymadınız. Bir kişinin programı için bir ülkenin gökyüzü kilitleniyor. Biz de 'dünya siyasetinin küçük yolcuları' olarak, rotamızı anıya çeviriyoruz.

Birleşmiş Milletler Genel Kurulu zamanı Macron'un Trump'ı arayıp "New York yolları kapandı" dediği anlar geldi aklıma. Meğer yollar, gökyüzü, şehirler… Hepsi bir anda durabiliyormuş. Yeter ki Trump hareket etsin. Biz Basel'e indik. Zürih'e değil, ama güzel bir hikâyeye. İnsan bazen varacağı yere değil, başına gelen şeye iner. Ve bazı anlar vardır… Instagram'a değil, hafızaya kaydedilir. O gün Zürih'e inmedi uçak. Ama ben, dünya düzeninin tuhaflığına tam kalbinden indim. Devamını ikinci kitabımda okursunuz artık.

CAST-MENAJERLİK ÇIKMAZI VE KİMSENİN KONUŞMADIKLARI
Uzun zamandır Rekabet Kurumu'nun radarında olan bir mesele var: Aynı ajansın hem cast direktörlüğü yapması, hem de oyuncu menajerliği yürütmesi. Yani seçen ve temsil eden. Hem hakem, hem oyuncu. Teoride yasak, pratikte herkes biliyor ama kimse duymamış gibi yapıyor. Rekabet Kurulu raporları açık. Gerekçe net:

Menajerlik yapan bir yapının aynı zamanda cast sürecini yönetmesi, ister istemez kendi oyuncularını kayırma riskini doğurur. Bu sadece ihtimal değil, sektörün doğası gereği kaçınılmaz bir çıkar çatışmasıdır. O yüzden ya menajerlik, ya cast. İkisi birden olmaz. Evet bugüne kadar oldu ama bundan sonra olmaması gerekir. Nuri Bilge Ceylan'ın bu yaz Ege'de çekmeyi planladığı yeni filminin cast direktörlüğünü, aynı zamanda oyuncu menajerliği yapan Black List Ajansı almış. Rekabet Kurulu'nun soruşturma raporları ortadayken, hem cast direktörlüğü hem menajerlik yapılacak mı diye merak ediyor sinema sektörü. O ajansın oyuncuları da elbette o filmde yer almak ister kim istemez ki. Bakalım bu ajansın kaç oyuncusu Nuri Bilge Ceylan'ın filminin kadrosunda yer alacak? deniyor sektörde ama hiçbiri yer almayacaksa, diyeceğiz ki: Demek ki bu iş gerçekten temiz yapılabiliyormuş. Eğer kadro ajansın vitrini gibi dizilirse… O zaman kimse bize tesadüf anlatmasın. Çünkü burada mesele tek bir film değil. Mesele sektörün adaleti. Cast direktörlüğü, yetenekle yolu kesiştiren bir kapıdır.
Menajerlik ise o yeteneğin arkasında duran ticari temsildir. İkisini aynı elde topladığınızda, adaletin terazisi otomatik olarak eğilir.

DENETLENMESİ GEREK
Daha da tuhafı ne biliyor musunuz? Herkes bu durumu biliyor. Oyuncular biliyor. Yapımcılar biliyor. Ajanslar biliyor. Ama kimse yüksek sesle konuşmuyor. Çünkü sektör küçük, ilişkiler büyük, sessizlik güvenli. Oysa bu mesele 'etik' değil, doğrudan 'rekabet' meselesi.
Ve denetlenmesi gereken bir alan. Gerçekten. Şimdi top Rekabet Kurumu'nda değil sadece. Top biraz da sektörde. Birileri artık şunu sormalı: Sistem aynı şekilde devam edecek mi? Ve belki de asıl soru şu: Kurallar var da… Uygulayan var mı? Bekleyip görelim.

OSCAR ADAYLARINI NASIL BULDUNUZ?
Oscar adayları açıklandı. Bazı filmler büyük başarı yakalarken, 2025'in çok konuşulan pek çok yapımı Akademi'den tek bir adaylık bile alamadı.
Sinners, tam 16 adaylık alarak Oscar tarihinde bir ilke imza attı ve daha önce 14 adaylıkla rekoru elinde tutan All About Eve, Titanic, La La Land gibi filmleri geride bırakarak Akademi Ödülleri tarihinin en çok aday gösterilen filmi oldu. Ancak 2025 yılında gösterime giren ve eleştirmenler ile izleyicilerden büyük övgü toplayan her film, bu yıl Oscar kategorilerinde kendine yer bulamadı. Mesela en şaşırdığım Eva Victor'un Sorry Baby filmi oldu. Film Sundance'te çok konuşulmuştu ardından Gotham Ödülleri, Independent Spirit Awards ve Altın Küre'de adaylıklar elde etmişti. Buna rağmen Akademi üyeleri, Victor'u görmezden geldi.
Benzer şaşkınlığım Celine Song için oldu. Past Lives ile 2024 Oscar sezonunun yıldızı haline gelen Song'un yeni filmi Materalists adaylık alamadı. Wes Anderson'ın da hakkı yendi sanki The Phoenician Scheme bence adaylığı hak ediyordu.