Banka olur, Digitürk olur, TTnet olur, GSM operatörleri olur..
Buralarda çalışıp görevleri bizimle telefonda muhattap olmak olan arkadaşlar arasında bu zamana kadar 'işte budur!' diyeceğim üç kişiyle ya karşılaştım ya karşılaşmadım.
Şöyle cevval, hızlı ama anlaşılır konuşan, insanın vaktini çok almayan, şu anda müsait değilim lafını duyduğunda halden anlayan, sorunu çabuk kavrayan veya telefonun ucundaki 'şeyin' baştan savılması gereken bir sinek değil de kendisi gibi insan evladı olduğunu idrak edebilmiş bir 'call center' çalışanı bulmak gerçekten çok güç.
Eminim işleri çok zordur.
Her gün onca insanla uğraşmak tek tek dert anlatmak, abuk sabuk sorularla karşılaşmak, küfür yemek, sapıklarla mücadele etmek...
Her biri tek tek anlatsa roman olur, buna da eminim. İyi ama tüm bunlar yaşanıyorsa telefonun diğer ucundaki biz masum köylülerin suçu ne?
ANLAMAK MÜMKÜN DEĞİL
Adap edep bilmeyenler sizi gerecek; siz de arayıp bizi mi?
Geçenlerde yine bir bankadan arayan ve 'ş' harfini alfabeden çıkarıp yerine 's' koyan nesile ait, normal hayatında da "oha falan oldum yaneeaa" diye konuştuğunu tahmin ettiğim bir kızımız bana bir şeyler anlatıyor.
Çıkardığı sesleri bir araya getirip anlamam mümkün değil. Başka bir dilde konuşuyor sanki. Nasıl da mutsuz, uyuz, beni tanıyormuş da benden nefret ediyormuş gibi bir ruh hali içinde.
Defalarca "Ne dediğinizi gerçekten anlamıyorum lütfen tane tane ve Türçe'ye daha yakın bir şekilde konuşur musunuz?" dememe rağmen, yok, bir türlü anlaşamadık.