Kapıda çiçekler, misafirlere hediye mini pembiş biberonlar, yorgunluktan hastalanmış bir baba, kucağında bebişini emziren gözleri ışıl ışıl bir anne! Ben neredeyim? Taze anne Pınar Altuğ ve Yağmur Atacan'ın hastane ziyaretinde. Su bebek öyle tatlı ki. Pınar'ın kucağındaydı gittiğimde. Yağmur üç gündür yemek yemiyordu, heyecandan, telaştan, yorgunluktan hastalanmıştı. Pınar'ın yatağının yanına kendine yatak koydurmuş. Bir yandan serum yiyip, bir yandan Su'nun altını değiştiriyormuş. O kadar bilinçli bir çift ki, sanırsınız Su altıncı çocukları. Sebep? Beraber derslere gitmeleri ve dokuz ay boyunca kendilerini hazırlamaları. Pınar Su'yu emzirirken sordum, "Su kime benzesin istersin?" Bakın ne dedi Pınar: "Su'nun dişlerinin sağlığı ve boyu bana, dudakları ve dişleri Yağmur'a benzesin." Bence harika bir karışım! Bu arada bizim gelecekteki kocalar da Yağmur'a benzesin demeden edemeyeceğim sevgili okur. Hamilelikte, doğumda, bebek bakımında anneye bu kadar destek olan koca görmedik de...