Habertürk'ten Esin Övet, 'Bodrum'da beach'lerin yıldızı yine lahmacun' diye yazmış. Lüks beach'lerde bir lahmacun 60 liraymış. Sevgili Esin, Bodrum'a göre makul fiyatlı beach'lerden de bahsetmiş, müjde; 28, 30 liraya da lahmacun varmış. Ne bitmez lahmacun polemiğiymiş bu yahu, iki yıldır konuşuyoruz!
Hürriyet'ten Onur Baştürk ise yeni açılan çok ünlü bir mekanın salata fiyatlarından şikayetçi olmuş; içinde sadece yeşillik olan salatanın fiyatı 65 liraymış. Yine aynı mekanda en ucuz pizza 75, ızgara çupra 220 liraymış.
Böylece lahmacunun yeni rakibi de; içinde et, tavuk, balık olmayan sadece yeşillikten ibaret 65 liralık salata oldu demektir; bu kazığı yiyene afiyet olsun. Asgari ücretle çalışan bir baba, ailesi ile Bodrum'da beach'e gitse, bir günde bütün maaşını bitirir herhalde. Elbette böyle pahalı yerler için asgari ücret edebiyatı yapmak manasız. Geçtiğimiz yıl da lahmacun tartışılıyordu. Hıncal Abi (Uluç) de yazısında 1994'de Los Angeles'ta; ile Raquel Welch'in yan masada olduğu mekanlarda yediği pahalı yemeklerden bahsederken, rahmetli dostu Kazım Baba'nın şu yorumuna yer vermişti: "Amerika'da parayı komşulara ödersin, sana satılana değil. Evler de öyledir. Bedelini evin malzemesi, mimarisi, metrekaresi değil; komşuları belirler. Yemeğin fiyatını da masalarda oturanlar..." Yani Hıncal Abi şu an devam eden tartışmaya geçtiğimiz yıl son noktayı koymuştu.
Tamam, Kazım Baba haklı; insanlar o parayı mekana, yanında oturduğu kişilere veriyor. Ben de Robert De Niro'nun yan masasında oturmak için lahmacuna 65 lira veririm ama bizdeki kazıkçı mekanlarda sonradan görmeler oturuyor; arada büyük fark var yani!
Bodrum, Alaçatı'daki mekan sahipleri kurnaz, lahmacuna kazık fiyat çekerek haber oluyorlar lakin kazık fiyatlarla anılmak, pazarlamada büyük bir vizyonsuzluk örneğidir.
Bodrum Belediye Başkanı Mehmet Kocadon, bu vizyonsuzluğa ne diyor acaba? 'Serbest piyasa ekonomisi' deyip geçiyorsa hata ediyor. Kazıkçı mekanların pahalı fiyatlarıyla haber olmaya çalışması, zaten pahalı olan Bodrum'u daha da pahalı gösteriyor. En kötüsü de; artık Bodrum'un, sonradan görmelerin kazıklandığı beldesi olarak anılması. Sırf bu imaj yüzünden tanıdığım birçok ünlü, çok sevmelerine rağmen Bodrum'a gitmiyor, Türklerin Yunan adalarına akın etmesinde de bu imaj başrol oynuyor.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
YAZARA MAİL GÖNDER
BİZE ULAŞIN