Türkiye'nin en iyi haber sitesi
MEVLÜT TEZEL

Yalan ne kadar büyük olursa…

Amerikan Vanderbilt Üniversitesi'nden 607 kişinin katıldığı bir araştırma yapıldı.
Bu kişilere 15 gün boyunca sekiz yalan haber sunuldu. 16'ncı gün ise katılımcılardan bu sekiz haber başlığını ve o gün alakasız başka bir konuda gönderilen sekiz yeni haber başlığıyla ilgili değerlendirmeleri soruldu.
Ve yalan haber tekrarlandıkça insanların daha çok inandığı ortaya çıktı.
Ayrıca insanların yalan haberlere daha umursamaz hale geldiği ve yanlış uygulamaları zamanla kanıksadığı anlaşıldı.
Bence bu araştırmayı yapmaya bile gerek yoktu. Hitler'in Propaganda Bakanı Joseph Goebbels, vakti zamanında bu tespiti yapmıştı:
"Bir yalanı yeterince tekrar et, o artık gerçeğe dönüşür.



Yalan ne kadar büyük olursa inananlar o kadar çok olur." Aslında Goebbels bu tespiti İngiliz taktiği olarak göstermiş ve dönemin İngiltere Başbakanı Winston Churchill'i suçlamıştı. Tabii aynı taktiği kendisi yıllarca kullanmış koca Alman halkını hipnotize edip Hitler'in peşine takmayı başarmıştı.
Goebbels, propaganda teknikleri açısından bir defaydı ama işindeki başarı II. Dünya Savaşında milyonlarca insanın ölümüne neden oldu.
Goebbels'in taktikleri hâlâ uygulanıyor ve hâlâ işe yarıyor. Daha da kötüsü sosyal medyayla birlikte yalan haber ve manipülasyonun etkisi daha da arttı.
Propaganda konuşmalarını radyodan yapan, Goebbels'in zamanında sosyal medya olsaydı belki de şu an farklı bir dünyada yaşıyor olabilirdik.
İşte bu yüzden hep sosyal medyanın küresel güç odaklarının elinde ülkeler için nasıl yıkıcı bir güce dönüşebileceğini anlatmaya çalışıyoruz.
Arap Baharı gibi birçok isyanın, fitilini ateşleyebilen, ABD seçimlerinde başkanı bile belirleyen, dünya siyasetini yön veren sosyal medya çok büyük bir güç.
Sosyal medyayı yönetenlerden de beş-10 küresel şirket. ABD ve AB bile bu büyük gücü dizginleyebilmek için üst üste yasalar çıkarıyor, davalar açıyor ama bazı şeyler için artık çok geç!

***


GOOGLE'I ZOR GÜNLER BEKLİYOR
Yukarıdaki yazıda sosyal medyayı dizginlemeye yönelik davalardan bahsediyordum. İşte o davaların en büyüğü ABD Adalet Bakanlığı'nın, tekelleşmeye gittiği gerekçesiyle Google'a açıldı. İlk duruşma dün gerçekleşti.
Google, son 15 yılda satın almalar yoluyla rakiplerini etkisiz hale getirmek, ortadan kaldırmak, daha fazla yayıncıyı ve reklamcıyı ürünlerini kullanmaya zorlamak için dijital reklam pazarındaki hakimiyetini kullanmak, hatta rakip ürünlerin kullanılmasını engellemekle suçlanıyor.



Google'ın arama motorunu kendi platformlarında varsayılan hale getirmek için telekomünikasyon ve cihaz üreticileriyle anlaşmalar yaparak rekabete yasa dışı bir şekilde zarar verdiği de iddia ediliyor.
Aslında bu davalar çok önceden açılmalıydı.
Tek bir şirketin dünyada internet üzerinden arama hizmetinde yüzde 80'den yüksek bir pazar payı olması sadece reklam gelirlerini değil, siyaseten, kültürel etkileşime, sosyal yaşama vs. birçok alanda dünyayı etkiliyor ve yön veriyor.
Böyle bir gücün tek bir şirketin elinde olması büyük risk.

***


80 DAİRE ALAN RUS!
SAVAŞTAN kaçıp Antalya'ya yerleşen bir Rus zengini, bir sitede toplam 80 daireli 2 blok satın almış.
Ve iki bloğun arasına resepsiyon yerleştirip daireleri sadece Ruslara kiralamış.
Bu haber doğru mu? Kim bu Rus acaba?
Aslında 80 değil, 20 daire alsa da sorun!
Elbette yabancı konut satılsın, ekonomiye katkısı olur. Lakin bunun bir sınırı olmalı diyorduk.
Antalya'da artan konut ve kira fiyatlarını örnek gösteriyorduk.



Şimdi bu durumdan hem vatandaşlarımız hem de turizm sektörü zararlı çıktı.
Sadece Antalya'da değil, Muğla ve İzmir'de de yabancılar Airbnb mantığı ile günlük, haftalık, aylık kiralama yapıyorlar.
Biz turist otele gelsin, turistik yerlerde para harcasın diye beklerken, başta Ruslar olmak üzere birçok turist, kendi vatandaşından ev kiralayıp, alışverişini üç harfli marketlerden yapıp, belediye plajlarına gidip kendi parasına göre neredeyse bedava tatil yapıyor.
Binlerce ev günlük kiralama için boş tutulurken Antalya'ya tayini çıkan polis, öğretmen vs. memurlar kiralık kalacak ev bulamıyor!
Bu sorunda otelcilerin de payı var. "Bize yabancı turist yeter" deyip fiyatları o kadar yükselttiler ki, beyaz yakalı yerli turist de haftalık ev kiralamak zorunda kaldı.
Bütçesi yetmeyenler de karavan, çadır turizmine yöneldi.
Umarım yabancıya konut satışına acilen bir düzenleme getirilir.

***


ŞİMDİ GALERİCİLER DÜŞÜNSÜN!
İkinci el otomobil piyasasında durgunluk devam ediyormuş. Özellikle lüks araç satışlarda yaprak kıpırdamıyormuş.



Bunun nedeni BDDK'nın da yaptığı düzenlenmeden sonra 2 milyon TL üzeri arabaya kredi çıkmaması. BDDK doğru bir hamle yaptı. Kredi çekip lüks araç almak yatırım aracına dönüşmüştü. Fiyatlar manipüle ediliyordu.
Şimdi lüks araç stoklayan oto galeri sahipleri düşünsün! Kolay kolay o araçları satamazlar.

***


İSTİFA EDECEKTİ AMA…
CHP Genel Başkan Yardımcısı Eren Erdem, Armağan Çağlayan'ın sorularını yanıtladı.
Erdem, seçimlerden önce "Kılıçdaroğlu kaybederse bütün görevlerimden istifa edeceğim" sözü sorulunca "Evet ama bunu söylediğimde görevim yoktu" dedi, iyi mi?



Sosyal medya bu sözle yıkıldı, epey espri yapıldı. Gerçekten komik bir açıklama.
Fıkra gibi ama gerçek!
Resmen halkın zekasıyla dalga geçmiş.
Erdem'in röportaj boyunca hiç mahcubiyet duymaması ve kendinden çok emin konuşması da dikkat çekiciydi!
Aslında bu özgüven de Kılıçdaroğlu'nun "Adam gibi tıpış tıpış sandığa gideceksiniz" sözünden geliyor!
Her seçimde Kılıçdaroğlu'nun dediği çıkmıyor mu?

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA