Türkiye'nin en iyi haber sitesi

MEVLÜT TEZEL

Dolandırıcıdan iş teklifi almak

Burdur'da üniversite öğrencisi Elif Manış'ı arayarak dolandırmak isteyen dolandırıcı, genç kızı dolandıramayacağını anlayınca "Sizi de avukat yapalım" teklifinde bulundu, iyi mi?
Tüm kimlik bilgilerinin dolandırıcının elinde olduğunu anlayınca ne yapacağını şaşıran 22 yaşındaki Manış, yaşadığı olayı sosyal medyadan paylaştı.
Dolandırılmaya çalışılırken çetin ceviz çıkıp iş teklifi almak trajikomik bir durum.
Dolandırıcıdaki özgüvene bakar mısınız?
Devletimiz telefon ve internet dolandırıcılarına karşı sürekli önlemler alıyor, siber güvenlik çalışanı sayısını artırıyor ama bu sorun bir türlü çözülemiyor!

Daha önce de yazdığım gibi;
GSM operatörlerinden bankalara, TV platformlarından sigorta şirketlerine; resmi ya da özel birçok kurumda kimlik bilgilerimizle işlem yaptığımız için vatandaşlık bilgilerimiz birçok yerde depolanıyor.
Ve bu bilgiler ne yazık ki, resmi ya da özel kurumlarda çalışan bazı kötü niyetli insanlar tarafından para karşılığı satılıyor.
Hatta bazı şirketler, kendi aralarında müşteri bilgilerini paylaşıyor.
Özel şirketler ve devlet kurumlarının sistemlerine defalarca sızma olduğunu, kimlik bilgilerimizin çalındığını bilmeyen yok sanırım.
Çalınan bilgilerle insanların adlarına şirketler kuruluyor, senetler imzalanıyor. Profesöründen asgari ücretli çalışanına kadar birçok insanın mobil banka hesaplarına sızılıyor ya da telefondan dolandırılıyorlar.
Yine aynı öneride bulunacağım; tüm vatandaşların TC kimlik numaraları değiştirilmeli.
Bu teknik açıdan zor bir işlem olabilir ama yapılırsa dolandırıcıların elindeki kimlik bilgileri işe yaramaz hale gelir!
Bilgisayara reset atmak gibi bir etki yaratır!

***


TARIMDAKİ VAHŞİ SULAMA
Heinrich Böll Stiftung Derneği'nin hazırladığı 'Toprak Atlası-2025' raporunda çarpıcı sonuçlar ortaya çıktı:
Türkiye'de her yıl 642 milyon ton verimli üst toprak yok oluyor.
Sulanan tarım alanlarının üçte birinde tuzluluk sorunu var.

Toprağın yüzde 70'i organik madde yönünden zayıf, yüzde 26'sı da yüksek çölleşme riski altında.
Türkiye'deki su kıtlığının en önemli nedenlerinden biri; suyun yüzde 77'sinin tarımda vahşi ve bilinçsizce kullanılması.
Fazla ve bilinçsiz sulama sonucu tuzlanma alanları 1,5 milyon hektarı geçmiş durumda.
Susuzluk, toprağın kalitesinin düşmesi ve tarımda verimin azalması hayati sorunlar!
Ekonomiyi de olumsuz yönde etkileyen, tarım ürünlerinin fiyatlarını yükselten bu sorunu çözmek için katı kurallara ihtiyaç var!

***


GÜNEŞ PANELİ ZORUNLU OLSUN
İngiltere'de yeni evlerin çatısına güneş paneli kullanılması zorunlu hale getiriyor.
'Warm Homes Plan' adı verilen bu program, milyonlarca hanede çatı tipi güneş enerjisi sistemleri, batarya depolama çözümleri ve ısı pompalarının kurulmasını desteklemeyi amaçlıyor.
Hükümet, bu adımın 2030'a kadar çatı üstü güneş enerjisine sahip konut sayısını üç katına çıkarma potansiyeline sahip olduğunu vurguluyor.
Böylece konutlarda enerji verimliliği artacak ve yenilenebilir enerji kullanımını yaygınlaşacak.

Konutlar kendi elektrik ve ısısını üreteceği için de faturalar düşecek!
İngiltere ortalama olarak yılda 1.500 ile 1.800 saat arasında güneş ışığı alıyor.
Türkiye ise yılda ortalama 2.600 ila 3.000 saat arasında güneş alıyor.
Yağmurun hiç eksik olmadığı, kasvetli havasıyla filmlere konu olan İngiltere bile güneş ışığından sonuna kadar faydalanmaya çalışırken, Türkiye'de yeni binalara güneş paneli koyulması neden zorunlu olmuyor?
Ülkemizde 5 bin metrekareden büyük yapıların, kullandığı enerjinin en az yüzde 5'inin yenilenebilir enerji kaynaklarından olması zorunlu ama bu daha çok fabrika ya da büyük kompleks yapılar için getirilmiş bir zorunluluk.
Türkiye'de de metre karesine bakılmaksızın çatısı uygun olan her yapılacak yeni binaya güneş paneli zorunluluğu getirilmeli.
Böylece karbon salınımı düşer, daha temiz havaya kavuşuruz.
Ayrıca doğalgaz ve elektrik faturaları da düşer! Aklın yolu bir!

***


TEMPO NASIL ARTAR?
Önceki gün Fenerbahçe, UEFA Avrupa Kupası'nda sezonun en zor karşılaşmasını oynadı.
Rakibi bu sezon Arsenal, Liverpool, Manchester United'ı yenmeyi başaran, Premier Lig üçüncüsü Aston Villa'ydı.
Fenerbahçe statü gereği yeni transferleri Musaba ve Guendouzi'yi oynatamadı. Ve rakibine göre daha fazla eksikle sahaya çıktı. Buna rağmen Fenerbahçe sezonun en mücadeleci oyunlarından birini sahaya yansıttı.
Temposu Süper Lig'in iki gömlek üstü olan, müthiş keyifli bir maç izledik.
Maçın keyifli ve tempolu geçmesinin en büyük nedeni ise Portekizli hakem Luis Godinho'nun varlığıydı.

Godinho, sakatlık numarası yapanlara, kendini yere atanlara hiç aldırış etmedi.
Sertliğe belli oranda müsaade etti. Böylece top hep oyunda kaldı ve maç nefes kesen bir tempoda oynandı.
Takımlarımızın Avrupa'da başarısız olmasının bence en önemli nedeni Türk hakemleri!
Hakemlerimiz biraz da üzerlerindeki büyük baskı yüzünden oyunun sürekli durmasına izin veriyorlar, en küçük temasa faul çalıyorlar!
Bu baskıyı kaldırmak için hakemlerin yanında olmalıyız ve onların da futbolcular gibi hata paylarının olduğu algısını oluşturmalıyız.
Maçların keyifli ve tempolu geçmesi için hakemler kimseden korkmamalı!
Bu iş biraz da taraftarda bitiyor.
Kendini yere atan rakip futbolcuya kızarken, kendi takımında aynısını yapanı destekliyor!
Bu ikiyüzlülük olduğu sürece kendini yere atan çok olur!
Taraftar "Bu maçı izlemek için para verdim. Sahtekârlık değil güzel futbol istiyorum" diye talepte bulunmalı ve bunu futbolculara hissettirmeli!

***


Altyazı
"Bizim "Kibir, bele bağlanan taş gibidir. Ne uçabilirsin, ne yüzebilirsin." (Hayatım Sana Feda

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.