8 Aralık 2024'te Rusya'ya sığınan Suriye'nin devrik lideri Beşar Esad, Bild gazetesinin saha kaynaklarına dayandırdığı haberlere göre Putin yönetimi tarafından "yetersiz" ilan edilerek kenara itildi.
Yalnız kalan eski diktatörün günlerini bilgisayar başında oyun oynayarak geçirdiği söyleniyor.
Habere göre Esma Esad, ilgisiz oyun bağımlısı bir koca olduğu için Beşar Esad'dan boşanma kararı almış.
Çift arasındaki evlilik birliği fiilen sona erdiği ve Esad'ın ağır bunalımlar içinde olduğu iddia ediliyor.
"Kadınlar hiç değişmez, evde oturan adamı sevmez" dediğinizi duyar gibiyim.
Eğer iddialar doğruysa Beşar Esad şimdi ne yapacak?
Moskova'da bir işe mi girsin?
Aslında Esad bir göz doktoru. Putin, ona bir klinik açar mı dersiniz?
Şaka bir yana...
Sürgün hayatındaki boşanma kararının arkasında, Esma Esad'ın geçmişine dair sızan istihbarat raporlarının olduğu da ileri sürüldü.
Birleşik Krallık merkezli UK Declassified tarafından yayımlanan belgelere göre Esma Esad'ın 1990'lı yıllardan bu yana İngiliz Gizli Servisi MI5 ile derin temaslar yürüttüğü iddia ediliyor.

Batı Londra'daki Acton semtinde, Suriyeli kardiyolog ve diplomat anne ve babanın çocuğu Esma Akhras (Esad), özel okullarda okumuştu.
Londra'daki prestijli King's College'ta bilgisayar mühendisliğini bitirip, yatırım bankacısı olmuştu.
Esma, o zamanlar orada okuyan göz hastalıkları uzmanı Beşar Esad ile Londra'da tanıştı.
Esma, 2000 yılında Suriye'ye taşındı.
Beşar Esad'ın babası Hafız Esad'ın yerine geçmesinden aylar sonra evlendiler.
İNGİLİZLERE Mİ ÇALIŞTI?
'Romeo yöntemi'ni duymuş muydunuz?
Doğu Alman istihbarat örgütü meşhur Stasi, insanın aklını başından alacak kadar etkileyici erkek ya da kadınların cazibesini kullanırdı.
Stasi casusları, 'düşman' devlet içinde ihtiyaç duyulan bilgilere ulaşma imkanına sahip kadın ya da erkekleri baştan çıkararak, kendine aşık ederek, hatta gerekirse evlenerek zamanla gizli bilgilere ulaşırlardı.
MOSSAD da bu alanda uzman bir teşkilat.

Mısır'ın eski lideri Cemal Abdülnasır'ın damadı ve Enver Sedat'ın özel danışmanı Eşref Mervan, Mossad'a "Angel" (Melek) veya "Babylon" kod adlarıyla 1970'ten itibaren hizmet etmişti.
Çift taraflı ajanlık yapan ve aynı zamanda milyarder silah tüccarı olan Mervan, Londra'daki evinin balkonundan düşerek şüpheli bir şekilde ölmüştü.
Mısır makamları Mervan'ı Mossad'a yanıltıcı bilgiler verdiği için ulusal kahraman olarak görüyor.
Batı ülkeleri de onu Mossad'a değerli bilgiler veren bir casus olarak kabul ediyor.
Bu tartışma hiç bitmez ama Esma Esad'ın İngiltere geçmişi, Esad ile evlenme süreci kafalarda soru işaretleri oluşturuyor!
Esma Esad'ın 1994 yılında İngiliz iç istihbarat teşkilatı MI5'in üst düzey yetkilisi Eliza Manningham- Buller ile özel bir görüşme yaptığı belgelerde yer alıyor.
İngiltere'de yaşadığı dönemde, babası Dr. Fawaz al-Akhras'ın evinde düzenlenen ve Suriye-İsrail ilişkilerinin konuşulduğu gizli toplantılara askeri ve sivil İngiliz yetkililerle birlikte katıldığı iddia ediliyor.
Yoksa Esma Esad, İngiltere'ye çalışan bir casus muydu?
***
EN STRESLİ ŞEHİRLER
Yaşam koşulları, trafik yoğunluğu, nüfus kalabalığı ve yaşam maliyetleri gibi kriterlerin değerlendirildiği araştırmaya göre Türkiye'nin en stresli yedi şehri belli oldu: İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa, Antalya, Adana, Gaziantep.
Araştırmaya bile gerek yok nüfusu yoğun büyük şehirler stresli olur.

Nüfus yoğunluğu, trafik çilesi, hayatın pahalı oluşu vs. gibi nedenlerle İstanbul'un birinci çıkmasına da kimse şaşırmamıştır. İstanbul'da yaşamanın bedelini psikolojiniz bozularak ödüyorsunuz.
O yüzden İstanbul'da tanımadığınız kimseyle tartışmayın!
Hele trafikte hiç tartışmayın. Sonuçlarını haberlerden görüyorsunuz! Beni en şaşırtan Antalya oldu!
Turizm cenneti bir şehir, bu listeye nasıl girdi acaba?
***
MAĞDUR DEĞİL, SUÇLU!
Türkiye'de bugüne kadar yaklaşık 300 bin banka hesabı, dolandırıcılık, yasa dışı bahis ve kumarda para transferi için kullanıldığı tespit edildi.
Ve 50 bin kişi ceza aldı.
Ama bilmeden, arkadaşına ya da yakınına güvenerek banka hesaplarını kullandırdığını iddia edenler de var.
Kendilerini 'IBAN mağdurları' olarak gösteriyorlar.
Şimdi 'IBAN mağdurları'na yönelik bir düzenleme hazırlandığı, bu kişilere ceza indirimi ya da bazı durumlarda cezasızlık imkânı sunulacağı konuşuluyor.

Bence böyle bir düzenlemenin tartışılıyor olması bile hatalı.
Daha önce de yazdım; bazıları geçinemediği için ek gelir elde etmek amacıyla bu yola girmiş olabilir.
Özellikle öğrenciler bu hataya düştü!
Öte yandan bazıları da kolay yoldan para kazanmaya hevesli olmuş olabilir.
Ancak geçim sıkıntısı çekmesine rağmen teklif geldiği halde IBAN'ını vermeyen de birçok insan var.
Geçim sıkıntısı suça bahane oluşturmaz!
Çeteler hesabınızı kullanıp, yüzbinlerce insanı mağdur edip büyük paralar kazansın ve siz de bu işin karşılığında para kazanın.
Sonra yakalanınca da "Bilmiyordum, ben mağdurum" deyin!
Buna kim inanır?
Bu kişiler hesaplarını kullandırıp, yüzbinlerce insanın dolandırıcıların ağına düşmesine vesile oldular.
İnsanlar paralarını, evlerini vs. kaptırdı, yuvalar yıkıldı, intihar edenler oldu.
IBAN mağduru yoktur, IBAN suçlusu vardır!
***
Altyazı
"Düşünme artık. Önüne geçebilir miydim diye düşünmeye başlayacaksın, binlerce geçmişin olacak, gelecek namına bir şey kalmayacak. Hiç düşünme, inan sonunda hatıralardan başka bir şey kalmayacak elinde." (El Secreto de Sus Ojos)
