Türkiye'nin en iyi haber sitesi

MEVLÜT TEZEL

Hile ve sahtekârlık ahlaki sorun!

Sosyal Güvenlik Kurumu'nun (SGK), özellikle yetim aylığı alabilmek amacıyla başvurulan 'hileli boşanma' yöntemine karşı denetimlerini sıkılaştırdığına dair haberler dönem dönem çıkıyor.
SGK Başuzmanı İsa Karakaş, devletten haksız yere maaş almak için kağıt üzerinde boşanan çiftlerin artık çok daha hızlı deşifre edildiğini yazdı.
Son üç yılda hileli boşanma gerçekleştirdiği tespit edilen 7 bin 438 kişinin maaşı kesilmiş.
Böyle birçok olay var. Kadının eşi ölüyor. Kadın imam nikahıyla başka biriyle evleniyor ama ölen eşinden kalan emekli maaşını almaya devam ediyor.
Babasından kalan emekli maaşını alabilmek için SGK'lı işte çalışmayan, hatta evlenmeyen kadınlar bile var.

Peki, bir çiftin sahte boşanıp boşanmadığı nasıl tespit ediliyor?
Ayrı yaşıyor gibi yapmak çok da zor olmasa gerek.
Sahte boşanma oyununu bozan en önemli faktör ihbarlarmış.
'Alo 170' hattına gelen şikayetlerin büyük bir kısmının akrabalardan, kardeşlerden ve komşulardan geliyormuş.
Sahte boşanma yapanlar tespit edildiğinde ise sadece maaş kesme işlemi uygulanmıyor; bugüne kadar ödenen tüm tutarlar faiziyle geri alınıyormuş.

DOLANDIRICILIKTAN FARKSIZ
Aslında sahte boşanmaların dolandırıcılıktan bir farkı yok. SGK da zaten bu kişiler hakkında 'nitelikli dolandırıcılık' ve 'resmi belgede sahtecilik' suçlamasıyla suç duyurusunda bulunuyormuş.
Elbette geçinemediği için bu yola başvuranlar oluyor ama durumu iyi olup da fazladan para kazanmak isteyen kurnazlar da yok değil!
İşte bu kişilere kurnaz değil dolandırıcı dememiz lazım!
Bir de sahte iş yerleri üzerinden kendini sigortalı gösterip emekli olan on binlerce sahte emekli var!
Onlar da tek tek tespit ediliyor.
SGK müfettişlerinin de işi zor! Onca işin arasında bir de sahte boşanma yapanlar, sahte emekli olanları bir dedektif gibi tespit etmeye çalışıyor.
Yurt dışında da sahtekarlık yapanlar var!
Başta Almanya olmak üzere Avrupa ülkelerinde Türkiye'de onlarca evi, dükkanı olduğu halde devletten sosyal yardım alanlar ortaya çıkarılmaya başlandı!
Özetle bazı vatandaşlarımızın hilede, sahtekarlıkta, dolandırıcılıkta üstüne yok!
Aslında bu büyük bir ahlaki sorun!

***


ÖNCE TARTIŞSAK SONRA UYGULASAK
Trafikte uzun süredir tartışma konusu olan APP plaka, multimedya ekran, ses sistemi ve cam filmi yasaklarına yönelik kurallarda geri adım atıldı.
Nisan ayı sonunda yürürlüğe girmesi beklenen yeni yönetmelik, trafik güvenliğini tehlikeye atmayan modifiyeler için 'serbestlik' dönemini başlatıyor.
Navigasyon ve eller serbest telefon kullanımı sağlayan multimedya ekranlar artık tamamen serbest.
Ancak araç seyir halindeyken video oynatılmayacak.
Trafik denetimlerinde veya muayenede, seyir halindeyken video açılmasına izin veren sistemler tespit edilirse ceza uygulanacak.

APP plakalar, mevcut araçlarda kullanılmaya devam edilebilecek; bu plakalar için ceza yazılmayacak ve iptal edilmeyecek.
Araçların orijinal hoparlörleri yerine takılan yüksek desibelli hoparlörlere artık müsaade edilecek. Ancak bagajı tamamen kaplayan veya çevreye aşırı gürültü yayan subwoofer ve kutu bas gibi devasa eklemeler yine yasak.
Önceki uygulamada bazı kafa karıştıran unsurlar vardı.
Vatandaştan gelen tepkiler üzerine yeniden bir değerlendirme yapılması normal.
Keşke düzenleme hayata geçmeden bu konuları tartışma zeminine yatırsak.
Bizde yasa çıkıyor sonra tartışıyoruz!
Bu arada araçlardan yüksek seste müzik yayını yapanlara umarım tolerans gösterilmez.
Birçok insan magandaların araçlardan yaptığı müzik yayını yüzünden uyuyamıyor!

***


KUZEY KORELİ 'HACKER'I NASIL ANLARSINIZ?
Bir Koreli, ABD'de faaliyet gösteren bir bilgi teknolojileri şirketinin çevrimiçi mülakatına katıldı.
Ve şirketin insan kaynakları çalışanı Koreli gençten, Kuzey Kore lideri Kim Jong- Un'a hakaret etmesini istedi.
Koreli genç şaşırdı.

Karşı taraf "Çok fazla 'sahtekar' adayımız oluyor, özellikle kendilerini başka biri gibi tanıtan Kuzey Koreliler. Bu yüzden yaptığımız testlerden biri de onlara 'Kim Jong-un şişko, çirkin bir domuzdur' gibi bir şey söyletmek. Bunu benim için tekrar edebilir misin?" diyerek isteğini yineledi.
Ancak iş başvurusu yapan aday bunu kabul etmedi ve görüşmeden ayrıldı.

IRKÇI BİR YAKLAŞIM
Enteresan, ırkçı bir yaklaşım değil mi?
Ancak şu da var; Kuzey Kore, hack olaylarında çok üst seviye bir ülke.
Bazı Kuzey Koreli bilgisayar uzmanı, mühendis birçok genç, Batı ülkelerindeki iş başvurularına kendilerini Güney Koreli olarak yansıtıyorlar.
İyi eğitimli ve alanlarında uzman oldukları için şirketlere alındıklarında ise özellikle ABD şirketlerinin bilgi işlemlerine sızıyorlar.
Veri çalıyorlar ya da güvenlik açıkları oluşturuyorlar.
Bir süre sonra da o şirketten ayrılıyorlar ve daha sonra o şirketin verilerine sızılıyor, sistemleri çökertiliyor vs.
Meseleye bu açıdan yaklaşınca ABD'li şirketin tutumunu haklı görebilirsiniz. Ancak bir insanın Kuzey Koreli olduğunu anlamanın başka yolları olabilir.
İlla o ülkenin lideri hakkında küfür ya da hakaret ettirmeye gerek var mı?
Gerçekten şirkete sızmak isteyen bir Kuzey Koreli, rol icabı kendi liderine hakaret edebilir diye de düşünebiliriz.
Belki de Kim Jong-Un'u o kadar çok seviyor ya da korkuyorlar ki, onunla ilgili en küçük kötü söz söylemeyi akıllarına bile getirmiyorlardır.
Yabancı şirketler de bu kozu kullanıyordur.

***


Altyazı
"Belki saatler ters çalışsaydı mutlu olabilirdik. En berbat halde doğup, en berbat şekilde ölebilirdik ama yine de bir şeyler yolunda gidebilirdi. Gözlerimizi açtığımız andan, kapattığımız ana kadar dünyayı sevebilirdik. Belki zamanı geri alıp, kaybettiklerimizi getirebilirdik. 80 yaşında doğup, yavaş yavaş 18'imize doğru ilerlersek hayat sonsuz bir mutluluk olurdu.'' (Benjamin Button)

Sabah.com.tr Uygulamamızı İndirin

Uygulamalara Özel Ayrıcalıkları Keşfedin!
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.