Türkiye'nin en iyi haber sitesi

MEVLÜT TEZEL

Yapay zekanın ‘yalakalık’ tehlikesi!

Hastane tahlil sonuçlarını girip bilgi alıyoruz, dava dilekçesi yazdırıyoruz, çocuklar ödevlerini yaptırıyor, oteller arasında seçme yaptırıyoruz vs. Yapay zeka hayatımızın birçok alanında kullanıyoruz artık.
Yapay zeka ile bir de sohbet boyutu var. Sanal da olsa yalnızlığa bile çare oluyor.
Farkındaysanız yapay zeka insanlara karşı hep kibar, duyarlı ve hep onaylayıcı yaklaşıyor.
İşte bu onaylayıcı yaklaşım, ünlü Stanford Üniversitesi tarafından araştırıldı. Ve araştırmada, ChatGPT ve Claude gibi popüler yapay zeka sohbet botlarının, insanlara sürekli yaranmaya çalıştığını, hatta onları hatalı olsalar bile onaylayarak kullanıcılara psikolojik açıdan zarar verdiği sonucu çıktı.
Çalışmada kullanılan örnekler arasında ilişki sorunları, iş hayatındaki etik ikilemler ve aile içi çatışmalar gibi gündelik konular yer aldı.
Araştırmacılar, botların; aldatma, yasa dışı davranışlar ya da zararlı eylemler içeren durumlarda bile kullanıcıyı destekleyen yanıtlar verebildiğini tespit etti.

Bulgular, sohbet botlarının insanlara kıyasla kullanıcıya katılma ve onu onaylama ihtimalinin yüzde 49 daha yüksek olduğunu gösterdi.
Sosyal ve etik ikilemler içeren konularda, yapay zekanın kullanıcıyı haklı çıkaran yanıtlar verme eğiliminde olması ise daha büyük tehlike.
Daha da kötüsü; diğer insanların ezici bir çoğunlukla "haksız" bulduğu konularda bile, yapay zekanın kullanıcıyı destekleme olasılığı yüzde 51 oranında daha yüksek çıktı.
Bir insanı sürekli pohpohlarsanız, yalakalık yaparsan onu karakterine büyük zarar verirsiniz.
Uzmanlara göre, insanlar zamanla yalnızca duymak istediklerini söyleyen teknolojilere bağımlı hale gelebilir.
Popüler bir söz var; "Zor zamanlar güçlü insanları; güçlü insanlar iyi zamanları; iyi zamanlar zayıf insanları; zayıf insanlar da zor zamanları yaratır." Büyük savaşları geride bırakıp, sağlık, teknoloji, tarım, eğitim vs. birçok alanda eskiye göre çok gelişip daha rahat hayata sahip olduğumuz şu dönemde Z Kuşağı'ndan da gördüğümüz kadarıyla eskiye göre zayıf bir nesil yetişti.
Bu zayıf nesil bir de şimdi yapay zeka pohpohlamasına alışıyor.
Yalaka yapay zekanın da etkisiyle insanlığı daha zor zamanlar bekliyor olabilir.

***

SİDİKİ'YE DEĞİL GETİRENE KIZ!
Beşiktaş derbisinde kaleciyle karşı karşıya çok net pozisyonlar kaçıran Sidiki Cherif'e kızanlar asıl kariyerinde sadece dört golü alan 19 yaşındaki bir genci Fenerbahçe'ye getiren Devin Özek ve Sadettin Saran'dan hesap sormalı!
Sidiki'nin potansiyeli var, ileride iyi bir golcü de olabilir ama şu aşamada yıllardır şampiyon olamayan Fenerbahçe'nin stresini kaldıracak ne üst düzey yeteneğe ne de tecrübeye sahip!

Cherif'e neye göre 25 milyon Euro bonservis + 3 milyon Euro maaş verildi? Bir de üstüne Yusuf en-Nesiri ve Jhon Durán gönderildi!
Duran, Cherif'in kaçırdıklarını gözü kapalı atardı!
Duran, disiplinsiz biri olsa da idare edilmeliydi. Teknik direktörlük biraz da bu tarz 'arıza' yetenekleri yönetme ustalığıdır.
Fenerbahçe santrafor mevkine bu sezon neredeyse 50 milyon euro harcadı ama elde var sıfır!
Trabzonspor, Paul Onuachu'yu Southampton FC'ye 5 milyon 670 bin avro ve bir sonraki transferin yüzde 20 hakkını vererek transfer etti.
El Nesri, Jhon Duran'ın gidişi, Kante ve Cherif'in alınışında neler döndü acaba?
Fenerbahçe ocak ayında sadece kaliteli bir santrafor alsaydı, şu an açık ara şampiyonluğun favorisiydi!
Uğraşsanız bu kadar yanlış yapamazdınız ama yaptılar!

***


ŞAMPİYONU ALTTAKİLER BELİRLER
Fenerbahçe-Beşiktaş derbisine damga vuran penaltı kararı eski hakemleri de ikiye böldü. Penaltı diyen de var demeyen de...
Topla oynamak futbolcuyu pozisyonun devamındaki hareketlerinden kurtarmaz.
Agbadou topa dokunuyor tam uzaklaştırmış da değil. Ve üstüne Agbadou dışarıda başladığı kaymaya ceza sahasının içinde de devam edip Nene'yi süpürüyor!

Aynı karar Galatasaray, Beşiktaş ve Trabzonspor'un lehine verilseydi yine itirazlar olurdu.
Ayrıca maçı Fenerbahçe'ye vermek isteyen bir VAR ve hakem yönetimi olsaydı, kornerden gelen golü iptal etmezlerdi ve kimsenin de ruhu duymazdı!
O pozisyonda ofsayt çizgisi bile ekrana tam yansımadı!
Maçın geneline bakacak olursak da kazanmayı hak eden kaleciyle karşı karşıya yüzde 100 dört pozisyonu olan Fenerbahçe'ydi.
Lig yeniden başladı diyenlere ise katılmıyorum.
Son yıllarda Galatasaray, Göztepe'yi hiç zorlanmadan yendi, yine yenerse puan farkı yine dört olacak.
Bu maçı kaybetse bile diğer maçları kazanma ihtimali yüksek olan sarı kırmızılara, evinde Fenerbahçe'ye berabere kalması bile yetecek!
Şampiyonu asıl küme düşme potasındaki takımlarla oynanan maçlar belirleyecek.

***

YÜNLER NEDEN YAKILIYOR?
Kars'ta koyun ve kuzuların yünlerini kırpan ekibin sosyal medyaya düşen videosunda "Toplanan yünleri araziye götürüp benzin döküp yakıyoruz" sözünü duyunca kulaklarıma inanamadım!
Hayvancılıkla uğraşan biri de şu yorumu yapmış:
"Bedava verdiğimiz halde kimse almıyor. 5 yıldır koyunum var, her yıl yünü yakıyoruz.

Bilen bilir, yünü yakmak ayrı dert.
Kolay kolay yanmaz, sürekli eşelemek gerekir." Yün, pamuk ve polyesterden daha değerlidir.
Yünden yapılan kıyafetler, yorganlar vs. sağlıklı, sağlam ve kaliteli olur!
Artık yüzde 100 pamuk ya da yünden yapılan kıyafet, yorgan vs. de bulamıyoruz!
Çoğunun içinde en sağlıksız madde polyester var!
Yoksa yünler yakıldığı için mi daha çok polyestere maruz kalıyoruz?
Bu yünleri değerlendirecek yün fabrikaları yok mu?
Yünler değerlendirilsin hem hayvancılıkla uğraşanlar kazansın hem de milli servet yakılmasın. Yazık, günah.

***

Altyazı
"Aslında her şey biraz da kontrolsüzce olduğunda, hep bir iz bırakır insanın damağında." (Kaybedenler Kulübü: Yolda)

Sabah.com.tr Uygulamamızı İndirin

Uygulamalara Özel Ayrıcalıkları Keşfedin!
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.