Fenerbahçe Başkan adayı olunca Aziz Yıldırım'la ilgili her şey haber ya da sosyal medyada ilgi odağı olmaya başladı.
Örneğin Yıldırım'ın evinde Fenerbahçe maçlarını izlediği salonun görseli yeniden paylaşım rekoru kırdı.
Aslında buraya salon yerine, daha popüler bir söylem olan 'Man Cave' (erkek mağarası) demek daha doğru olur.
'Man Cave' için bir erkeğin evinde kendine özel, hobilerine ve ilgi alanlarına göre döşenmiş, rahatlayabileceği kişisel sığınak diyebiliriz.
Yıldırım'ın kişisel sığınağında ilk dikkat çeken; alanın büyüklüğü.

Bu alanda her şey büyük ve nostaljik gibi duruyor. Sadece, alanın büyüklüğüne göre TV küçük kalmış.
O kadar uzak mesafeden Aziz Başkan'ın gözleri maşallah iyi görüyor.
Sehpada çok sayıda kumanda olması ise her lig için farklı uygulama ya da platformun olmasından kaynaklanıyor olabilir.
Sehpadaki bir diğer detay ise hesap makinesinin olması.

Cep telefonu yerine hesap makinesi kullanması ise Aziz Başkan'ın 'old school' geleneksel, klasik ve ayrıntılara önem veren bir erkek olduğunu gösteriyor.
Muhtemelen bugünlerde o hesap makinesinden alacağı ve göndereceği futbolcuların bonservislerini hesaplıyordur.
Kablolu ev telefonu kullanan mı var diyorsanız, Aziz Başkan gibi 'old school' kişiler klasikten vazgeçmez.
Masa takvimi ve not kâğıtları da Aziz Başkan'ın 'analog' geleneklerine bağlı olduğunu gösteriyor.
Televizyonun altındaki Zülfikar Kılıcı farklı bir detay.

Duvarlarda ise Fenerbahçe ile ilgili ya da değer verdiği sevdiği insanlarla çekilmiş birçok fotoğraf yer alıyor.
TV tarafındaki duvardaki fotoğrafların çerçeve ölçüleri genelde aynı.
Sadece Cumhurbaşkanı Erdoğan ile çekildiği fotoğrafın boyutu diğerlerinden daha büyük.
Bu fotoğrafı büyütüp Aziz Başkan ile ilgili daha birçok ayrıntıya vakıf olabiliriz ama yazının yeri bu kadar.
Tribünlerde yakında şu tezahüratı da duyarız gibime geliyor; "Aziz Başkan, Fenerbahçe şampiyon."
***
ZENGİN SAYISI ARTIYOR
30 milyon dolarınız ya da daha fazlası varsa ultra zengin kabul ediliyorsunuz. Avrupa'daki ultra zengin sayısı 2021-2026 döneminde yüzde 26 arttı. Bu dönemde en az 30 milyon dolar olan 37 bin 428 kişi daha ultra zenginler kulübüne katıldı.
Almanya, 38 bin 215 ultra zengin ile Avrupa'da ilk sırada yer alıyor. İkinci sırada Birleşik Krallık, üçüncü ise Fransa yer alıyor. Dünya genelinde ise 387 bin 422 ultra zengini olan ABD bu alanda açık ara lider. Knight Frank Servet 2026 Raporu'na göre Türkiye'de de ultra zengin sayısı beş yılda 2 bin 34 kişi arttı. Yüzdesel artış açısından zengin sayısında en hızlı yükseliş yüzde 109 ile Polonya'da yaşandı. Polonya'nın hemen ardından yüzde 94 ile Türkiye geliyor.

Ekonomik krizler, yüksek enflasyon, istihdam yapısındaki değişimler ve yaşam maliyetlerinin artmasıyla birlikte dünya genelinde orta sınıf da eriyor! Gelir adaletsizliğini azaltmak için İsviçre, Norveç, İspanya gibi bazı ülkelerde 'servet vergisi' uygulanıyor. Servet vergisi, artan servet yoğunlaşmasını sınırlayarak sınıflar arası uçurumu daraltabilir. Kamu gelirini yüzde 1-2 artırabilir. Nakit ve mülk gibi atıl varlıkları ekonomiye kazandırır. Belli oranda vergi adaleti sağlar.
Öte yandan 'servet vergisi'nin yurtdışına sermaye kaçışı, yatırımı ve girişimciliği azaltma gibi bazı riskleri de var. Bu riskler ekonomik büyümeyi de yavaşlatabilir.
Özetle zenginin daha zengin, fakirin daha fakir olduğu bir çağda yaşıyoruz!
***
SES KOPYALAMA DOLANDIRICILIĞI
Fransa'da telefondan kaydedilen sesi klonlayıp dolandırıcılıkta kullanma trend olmuş.
Bu konuya daha önce kısaca değinmiştim.
Bizde de bu yöntemleri deneyenler olduğu için konuyu daha detaylı incelemek gerekiyor.
Örneğin telefon çalıyor, açıyorsunuz ama karşı taraftan ses gelmiyor.
"Alo... Kimsiniz" vs. diyorsanız, karşı taraftan ses yok ve telefonu kapatıyorsunuz.
Ya da karşı taraftan ses geliyor.
Adınız söyleniyor, "Evet benim" diyorsunuz.
Ya da karşı taraf kurmaca bir konuşma başlatıyor ve size "Evet", "Hayır" cümleleri başta olmak üzere birçok şey söylettiriliyor.
Bu konuşmalarda sesiniz kaydediliyor ve yapay zekada klonlanıyor!
Ortaya sizin gibi konuşan bir ses kopyası çıkıyor.

Sonra yakınlarınızı arıyorlar.
Örneğin "Anne, telefonumu kaybettim, başkasının telefonundan arıyorum. Acil para gönder" benzeri konuşmalarla yakınlarınızdan belli hesaplara para yollamaları isteniyor.
Anneniz, babanız ya da bir yakınınız sizinle konuştuğunu sandığı için parayı yolluyor.
Yakında ülkemizde de "Oğlum, kızım aradı sandım" diye banka hesapları boşaltılan insanların haberlerini okursanız şaşırmayın!
Elbette banka dolandırıcılığı için bazı güvenlik sorularına yanıt verilmesi gerekiyor. Ancak birçok vatandaşın kimlik bilgileri sızdırıldığı için dolandırıcıların size ait bilgilere ulaşması kolay.
Geriye sadece sizin sesiniz kalıyor!
Onu da yukarıda bahsettiğim yöntemlerle klonluyorlar.
Bilinmeyen bir numara çalıyor ve kimse konuşmuyorsa hiç cevap vermeyin kapatın. Geri aramayın!
Aslında bilmediğiniz numaralardan arandığınızda telefonu hiç açmamak en iyisi diyeceğim ama daha tehlikeli birkaç açık daha var:
Sesli mesaj göndermek ve sesli posta kutusuna (voicemail) kendi sesinizi kaydetmek.
Kendi sesinizi kullanarak oluşturduğunuz 'voicemail'lerden çok daha rahat sesiniz kaydedilir!
Tanımadığınız, güvenmediğiniz insanlara sesli mesaj yollamak da bir önlem olabilir.
Dolandırıcılar yapay zekayı normal vatandaştan daha çok kullanıyor ve bütün ayrıntıları biliyorlar.
Bu sorunun kesin çözümü ise yapay zeka şirketlerinin dolandırıcıların işine yarayacak ses, görüntü vs. klonlamayı kolaylaştıracak hizmetleri kaldırması!
***
Altyazı
"Herkes sadece beyaz olsaydı, beyazın bir değeri olmazdı. Oysa beyazı en güzel gösteren siyah değil midir? Beni değerli yapan benden olmayandır." (Hükümet Kadın)
