Medyaya yine bir aşiret düğününden görüntüler düştü.
Gelin takılan altınların ağırlığı altına ezilmişti.
Para saymaktan yorulanlar çareyi para sayma makinesi kullanmakta bulmuştu.
Güneydoğu ve Doğu Anadolu bölgelerindeki aşiret düğünlerinde bu tarz şovlar olağan karşılanıyor ama bu işte gariplik var!
Takılar, paralar düğünden sonra bir yerde toplanır sakince hesaplanabilir.

Altın ve paraların herkesin ortasında bir masada sayılıp videoya çekilip sonra da sosyal medyada paylaşılması sadece şov amaçlı olabilir mi?
Bazı aşiret düğünlerinde toplanan takı ve paraların değeri 40 milyon TL'ye yaklaşıyor!
Geçtiğimiz yıl Kars'taki bir aşiret düğününde toplam takı miktarı yaklaşık 38 milyon 975 bin TL olarak açıklandı.
Bankaya gidip 38 milyon TL yatırsanız, Maliye daha sonra para nerden geldi diye sorar!
Kanıt olarak düğünde takı töreninin vidosu mu gösteriliyor acaba?
Genelleme yapmak doğru olmaz ama aşiret düğünlerinda kara para aklandığına dair iddialar var!
Aşiret düğünlerindeki takı merasimlerinin toplumda yarattığı rahatsızlık da ayrı bir sorun!
Basit bir örnek vermek gerekirse; Doğu ve Güneydoğu'daki okullara sürekli yardım gönderen vatandaşlar, aşiret düğünü videolarının altına "Madem bu kadar paranız var neden fakir çocuklara yardım yapmıyorsunuz?" diye paylaşımlar yapıyorlar artık!
Maliye aşiret düğünlerini mercek altına almalı.
Ve bölgedeki ileri gelen aşiretler, düğünlerindeki takı şovunu önlemeye yönelik ortak kararlar almalı!
***
'VOLTRAN' GELİYOR!
Çocukluğu 80'li yıllara denk gelenler, TRT'de yayımlanan 'Voltron' (Biz yanlış telaffuzuyla; Voltran) adlı çizgi filmini izleyerek pazar kahvaltısı yapardı.
Şu repliği her çocuk ezbere bilirdi: "Ayakları ve bacakları oluşturun! Kolları ve gövdeyi oluşturun! Ben de başını oluşturacağım! Voltran'ı oluşturun! Voltran! Voltran! Voltran!"
Sonra ya bir Disney ya da western filmi izlenir. Ardından Hikmet Şimşek'in sunduğu klasik müzik konseri başladığında ise çocuklar sokağa çıkardı.
'Voltran', Süpermen, Örümcek Adam, He Man gibi süper güçlerin tek bir kahramanda toplandığı klasik çizgi kahramanlardan farklıydı.
İdeolojik bir yanı da vardı.

'Voltran' kul yapımı beş aslan robottan oluşuyordu.
Beş kişinin kullandığı aslan robotlar, hiçbir zaman düşmanı yenemezdi. En sonunda birleşip 'Voltran'ı oluşturup düşmanı etkisiz hale getirirlerdi.
'Voltran' çocuklara kolektivizmi, birlik olmanın önemini de öğretirdi.
Gelelim güzel habere; bu yıl 'Voltran'ın yeni filmi çıkacak.
Henry Cavill'in başrolde olduğu, Rawson Marshall Thurber tarafından yönetilen filmin önce sinemalarda gösterilme fikrinden vazgeçildi.
Amazon'un yapımcısı olduğu filmin Prime Video'ya özel bir yapım olması ve böylece daha çok izleyici çekmesi bekleniyor.
Filmde, beş aslan robotu yöneten yeni nesil pilotların hikâyesi ve gezegeni kurtarma çabaları anlatılıyor.
Bakalım Z Kuşağı, 'Voltran'ı bizim kadar sevecek mi?
***
SANAL KUYRUK!
Amerika'da son dönemde Tesla dışındaki elektrikli araçların da Supercharger ağını kullanmaya başlamasıyla birlikte şarj sırası bekleme sürelerini artmıştı.
DonanımHaber'e göre bazı sürücüler arasında sıra kavgası çıkınca Tesla, 'sanal kuyruk' sistemini test etmeye başladı.
Sistem şöyle çalışıyor; bir sürücü yoğunluk bulunan bir Supercharger istasyonunu navigasyonda hedef olarak seçerse araç otomatik şekilde bekleme listesine dahil ediliyor.

Ardından sürücünün ekranına sıradaki konumunu gösteren bildirim gönderiliyor.
Sürücüler de şarja başlamak için ne kadar zamanı olduklarını görüp ona göre karar veriyorlar.
Umarım sistem kısa zamanda Türkiye'ye de gelir.
Sürücüler sanal kuyrukta bekleyerek birbirleriyle tartışmaz ve sıraya kaynak yapanların da önüne geçilir.
Son petrol krizi, elektrikli araç satışlarını rekor seviyelere taşıdı. Şarj kuyrukları daha fazla artmadan diğer şirketler de 'sanal kuyruk' benzeri pratik çözümler üretmeli.
***
SÜPER LİG FİKSTÜRÜ!
Süper Lig'in 2026- 2027 maç takvimi açıklandı.
14 Ağustos'ta başlayacak lig, 21 Aralık 2026-15 Ocak 2027 arasında devre arasına girecek.
Ve 23 Mayıs 2027'de son bulacak.
Fikstür henüz çekilmedi ama sosyal medyada yapılan esprili yorumlarda olduğu gibi bir sonuç çıkacağın düşünüyorum:

■ Galatasaray'ın Fenerbahçe ile ilk maçı Kadıköy'de; ikinci maç sezon sonuna doğru Rams Park'ta olur!
■ Galatasaray, Şampiyonlar Ligi grup maçları bitinceye kadar, yani mart ayına kadar İstanbul dışında pek çıkmaz. Belki Kocaeli'ne bir otobüs yolculuğu ya da bir İzmir deplasmanı olur! Ama Avrupa dönüşü maçlar mutlaka Rams Park'ta olur!
■ Fenerbahçe, ilk hafta Süper Lig'e yeni çıkan kapalı kutu bir takımla karşılaşır, Erzurum deplasmanına da Ocak ya da Şubat ayında gider!
Eskiden fikstür çekimi önemsenmiyordu. Yukardaki bahsettiğim senaryo sürekli yaşanınca son fikstür çekiminde Galatasaray yöneticisi kavanozdaki son topu aldı lakin yine benzer bir senaryo yaşandı!
***
ÖNCE HAKEM SORUNU ÇÖZÜLMELİ
Yeni bir 'Sakın Ha' sezonu yaşamamak için kulüpler önce hakem sorunu halletmeliler!
Moritanya'nın bile hakem gönderdiği Dünya Kupası'na Türkiye'den kimsenin çağrılmaması, hakemlerimizin seviyesini ne kadar düşük olduğunu gösteriyor.

Guendouzi gol sevincinde tribünlere çıktığı için sarı kart gösteren ama aynısını yapan Torreira'ya kart göstermeyen, canı isteği futbolcunun boğazını sıkan, hakemlerin üzerine defalarca yürüyen Osimhen'e kırmızı kart göstermekten korkan, orta sahada topu eline alan kaleciye ikinci sarı kart göstermeyen hakemler olduğu sürece daha çok sportif değeri olmayan lig izleriz!
***
Altyazı
"Kötü bir kanun kolera gibidir. Dokunduğu herkesi, karşı çıkanlar kadar savunanları da mahveder." (Inherit the Wind)
