Türkiye'nin en iyi haber sitesi

'ın ':
Sazan Sarmalı' filmini sinemalarda gösterimdeyken Netflix'e satması haftanın en çok konuşulanları arasındaydı. Ben de Erdoğan'ın tartışma yaratan bu kararını ve sektörün bundan nasıl etkileneceğini Avşar Sinemaları'nın sahibi ve aynı zamanda yapımcı da olan Şükrü Avşar'a sordum.
Filmlerin vizyondayken dijital platformlarda gösterilmesinin sinemanın geleceğini tehlikeye düşürdüğüne dikkat çeken Avşar, benzer tekliflerin kendi filmlerine de geldiğini ancak asla kabul etmediğini belirtti. Özünde sinemacı olduğu için sinemaya zarar verecek bir karara asla imza atmayacağını belirten Avşar, sözlerine şöyle devam etti:
"Filmlerin sinemada seyirci ile buluşurken dijital platformda gösterilmesi sinemanın çöküşüne sebep olur. Biz bunu 1980'lerde de yaşadık. O zaman videolar vardı, dijital platform yerine. Sinemayla birlikte videodan da izlenebiliyordu filmler.
İnsanlar sinemaya gitmek yerine filmleri evde videodan izliyorlardı. Seyirci elini, ayağını çekmişti sinemadan. Şimdi de para ve zaman ayırarak sinemaya giden seyirci 'Ben niye bu filmi sinemada izleyeyim ki! Nasıl olsa dijital platformda yayınlanacak' diye düşünerek sinemaya gitmemeye başlar. Sinemadan soğur seyirci. Bunu Türk sinemasına yapmamalıyız.
Zaten video döneminde Türk sineması büyük bir çöküntü yaşamıştı.
Sinemamız uzun yıllar kendini toplayamadı.
Tam güçlendi ve iyi bir döneme girdik derken yine 1980'lere dönmeyelim.
Ben aynı şeyin bir daha olmasını istemiyorum.
Avrupa'da veya Amerika'da film vizyondan kalktıktan en az dört ay sonra dijital platformlarda gösteriliyor.
Dünyanın gelişmiş hiçbir ülkesinde vizyondayken başka platformlarda gösterilmez film. Bu karardan aslında Yılmaz Erdoğan ve BKM'nin de rahatsız olduğunu biliyorum. Filmin maliyeti çok yüksek olduğu için bir seferlik böyle bir karar aldığını söyledi bana . Eminim onlar da 'Organize İşler: Sazan Sarmalı' filminin daha vizyondayken dijital platformda gösterilmesinin sinema açısından doğru bir karar olmadığının farkındalar.
En çok film üreten BKM'nin bundan yine en çok kendisinin zarar göreceğinin bilincinde olduğunu biliyorum.
Sinema bizim ortak sevdamız. Kimse kısa dönem kar etmek için sinemaya zarar vermesin. Belki kısa dönemde çok para kazanılır ama uzun vadede hem sinemaya, hem de sinemacıya çok kötü geri dönüşü olur bu kazancın."

YANLIŞ KARAR
Türk sinemasının sorunlarının çözümü için devletin de harekete geçtiğini belirten Avşar, şunları da sözlerine ekledi: "Devletin en üst makamı 'ın sinemacılara vakit ayırıp ilgilenmesi çok önemli.
Cumhurbaşkanı'nın sinema sektörünün tüm sorunlarıyla yakından ilgileneceğim ve sinemamızın önünü açacağım demesi açıkçası Türk sinemasının geleceği açısından beni çok umutlandırdı.
Sinemamızın sahipsiz kalmadığını görmek çok da mutlu etti beni bir sinemacı olarak. Hükümet sinemamıza sahip çıkıyor ve bize yardımcı olmak için çaba gösteriyor. da bizimle düzenli görüşmeler yapıyor, dertlerimizi dinliyor, sorunlarımızı çözmeye çalışıyor.
Bizim sorunlarımızla ilgilenen herkese buradan teşekkür ederim." Ben de vizyondaki bir filmin, aynı zamanda Netflix'te gösterilmesinin sinemamızın geleceğini tehlikeye düşürdüğü kanaatindeyim Avşar gibi. Sonuçları açısından sinemamıza zarar vereceği aşikar olan bu yanlış karar, umarım diğer yapımcılar tarafından uygulanmaz.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN