Türkiye'nin en iyi haber sitesi

TUBA KALÇIK

Muhalif medyanın manipülasyonu

CHP'nin Olağan Kurultayı'na yönelik 'mutlak butlan' kararı sonrası parti binasında yaşananlar uzun süre hafızalarımızda kalacak. Özgür Özel ve ekibi, hukuk tanımaz bir tavırla kapıları kilitleme, milletvekillerini içeri almama, arbede çıkarma gibi siyasi tarihimizde türüne az rastlanacak bir sürü rezilliğe imza attılar. Düşünebiliyor musunuz, CHP'den seçilmiş milletvekili kendi partisinin genel merkezine alınmıyor. CHP'de yaşanan 'mutlak butlan' krizi Türk siyasi tarihine sadece hukuki bir kriz olarak geçmeyecek. Bu süreç, aynı zamanda kendisini 'halkın sesi, tarafsız basın' olarak konumlandıran muhalif medyanın nasıl bir sınav verdiğini de göstermesi açısından son derece önemlidir.

ALGI OPERASYONU
Muhalif medya, uzun bir süredir post-truth habercilikle adeta bir manipülasyon ve dezenformasyon aracı gibi çalışıyor. Bunlar gerçeklik ötesi olarak tanımlanan post-truth habercilikle, toplumu manipüle etmek ve algı yaratmak için hakikati istedikleri gibi eğip, bükme ve yalan haber üretme çabasındalar. Bunun en son örneğini de, CHP'de cumartesi günü başlayan ve hafta sonu boyunca tırmanan olaylarda gördük. Muhalif medya her zamanki gibi gerçekleri aktarmak yerine, kendi kitlesinin duymak istediği yalanları, öfkeyi ve kutuplaşmayı besleyen post-truth bir yayıncılık stratejisi izledi. Cumartesi günkü krizde mahkemenin "mutlak butlan" gerekçesindeki teknik, tüzüksel ve hukuki ayrıntılar muhalif medya tarafından görmezden gelindi. Sanki delegelerle para alışverişi hiç yapılmamış, şaibesiz bir ortamda kurultay gerçekleşmiş gibi kitleleri dezenformasyonlarıyla aylarca uyutmaya kalkan bu medya, mutlak butlan kararında bile iktidarı hedef göstermeye devam etti.

Şaibeli şekilde genel başkan seçildiği halde Özgür Özel'in "Suçumuz partiyi 1. parti yapmak" şeklindeki duygusal ve siyasi çıkışını da, hukuki bir argümanmış gibi manşetlere taşımaları ise muhalif medyanın nasıl bir manipülasyon aygıtı gibi çalıştığını gösteren en çarpıcı örnektir. Genel merkez binasının kapılarının kırılmasını, camların indirilmesini, odaların kilitlenmesini ve parti mülküne fiziki olarak büyük hasar verilmesini ise görmezden gelen bu medya, benzer bir durum rakip siyasi partide yaşansa günlerce 'vandallık, barbarlık' diye manşet atarlardı.
CHP Genel Merkezi'nde yaşanan gerilim, Özgür Özel ve ekibinin hukuk tanımaz tavrını göstermenin yanı sıra muhalif medyanın Özel ve ekibin çürümüşlüğünü gizlemek için bir propaganda aygıtına dönüştü. Yıllardır gerçekleri anlatıyoruz iddiasıyla muhalif kitleyi kandıran muhalif basın, milletvekillerinin dışarıda bırakılmasını, binanın yağmalanır gibi hasar almasını ve hukuki bir kararı yalanlarla çarpıtarak bir yandan post-truth çağın en sadık uygulayıcıları olurken diğer yandan da Özgür Özel'in PR ajansı gibi hareket ederek kendi varlık nedenlerini inkar eder hale gelmişlerdir. Gerçekten çok yazık....

GERÇEKLER BİR BİR ORTAYA ÇIKIYOR
Özgür Özel'in yönetim zafiyetini sadece hafta sonu CHP'de yaşanan krizde görmemiştik aslında. Belediye başkanlarıyla kurduğu ilişki tarzında da bu durum ortaya çıkıyordu. 19 Mayıs vesilesiyle bir araya geldiğim Afyonkarahisar Belediye Başkanı Burcu Köksal da Özgür Özel'in mesajlarına, aslında mobbingine daha fazla katlanmayarak CHP'den istifa etmişti. Kendisi yaşadıklarını tüm samimiyetiyle röportajda bana anlattı. Köksal gibi Özel'in bu davranışlarına maruz kalmış kamuoyunun bilmediği daha kaç insan var acaba? Muhalif medya Özel'den bir kahraman yaratmaya çalışsa da gerçek böyle değil maalesef. Bunu da yaşanan her olayda açıkça görüyoruz.

Sabah.com.tr Uygulamamızı İndirin

Uygulamalara Özel Ayrıcalıkları Keşfedin!
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA