Trabzonspor'da işler yine iyi gitmiyor. Tünelin ucunda görünen ışık, ligin ilk 4 haftasına bakıldığında üzerine gelen 'Hüsran Treni'nin farından başkası değil gibi!
Lige Sivasspor galibiyeti ile başlandı. Hem de deplasmanda. Sonrası malum. Sanki sezon öncesi hazırlıklar lig ve Avrupa hedefi değil de, Sivas maçına endeksli yapılmış. Sivas mağlup edilmiş, hedef bitmiş gibi!
Bu takım ikinci hafta içeride Galatasaray'a, dışarıda Fenerbahçe'ye yenilmedi. Lyon, Marsilya veya Bordeaux'ya elenmedi. "Bundan sonrası" benzetmesi bu yüzden tren farı gibi!
Söylenecek, yazılacak çok şey var. Nereden başlamalı, bilinmez. Sözüne ettiğimiz hüsranlar 25 yıldır yaşanıyor. Her yıl boşanma davası açılıyor ama boşanma bir türlü gerçekleşmiyor. Zira boşanmak için mahkemeye yeterli gerekçeler sunulamıyor. Bu gidişle hüsranla bir yastıkta kocanacak gibi!
Sorunun en tepesinde 'fark' duruyor. Trabzonspor farklıydı. Farklı olduğu için Anadolu'da adeta bir futbol devrimi yaptı ve şampiyonluklar yaşadı. Farksızlaştı, hüsranla tanıştı. Sonra nişanlandı, daha sonra nikah kıydı. Şimdi boşanmaya uğraşıyor. Bunu da sabırsızlığı, istikrarsızlığı yüzünden bir türlü beceremiyor. Çözüm tekrar farkını yaratmasında gibi!

ÖZGÜNLÜĞÜNÜ YİTİRDİ
Zor iş ama zorunlu iş. Trabzonspor geçmişini unuttu. Bu yüzden geçmişine dönüp, oradaki başarılarını gözden geçirmesi gerek. Dönmek, geçmişe gidip orada kalmak değildir.
Oradan alıp bugüne taşımak, bugünü planlamak, yarını kurmaktır. Geçmiş bir futbol hazinesidir, maden yataklarıdır. Dün bakırla şampiyonluklar geldi. Bugün gümüşle olunabilir. Yarına altın vurur damgasını. Bu madenlerin tümü bu topraklarda var. Ama gümüş ve altına ulaşmak, bakırı kavrama bilincinden geçiyor. Bu olmayınca yani geçmişe dönülmeyince sürekli kendi etrafında dönülüyor gibi!
Bırakın Türkiye'yi, dünyada Trabzon gibi nabzı futbol atan bir şehir ne gördüm, ne de duydum. Türkiye'de göreceli başarılar elde eden bazı Anadolu takımlarını Trabzonspor'a benzetiyorlar da gülüp geçiyorum. Bu ne yapaylık, sığlık diyorum. 25 yıl şampiyon olamamış bir takım, 25 yıl şampiyonluğa oynamış. Hedefinin bu kuramsallığı bile futbol damarı ve çapı hakkında yeterli bilgiyi verir...
Ama gelin görün ki, bu aşıklar 25 yıldır birleşememişler. Bu büyük bir haksızlık, hatta trajedi gibi! Tanrı bu şehre, bu topraklara futbol adına hiçbir şeyi esirgememiş, her şeyi vermiş. Karşılığı ise sadece 6 yıl alınmış. Boşa geçen sonraki yılları rakiplerine benzeme histerisi sonucunda özgünlüğünü yitirmesi olarak özetleyebiliriz.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
YAZARA MAİL GÖNDER
BİZE ULAŞIN