HASAN CELAL GÜZEL

Cumhurbaşkanlığı seçimi

  • Yükleniyor...

Önümüzdeki ağustosta, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı ilk olarak doğrudan millet tarafından seçilecek. Yani 'Yeni Türkiye Koşusu'nun ikinci etabı Ağustos 2014'te yapılacak. Bence en zor etap olan 30 Mart 2014 Mahallî Seçimleri Başbakan Tayyip Erdoğan tarafından apaçık bir zaferle neticelenmiştir. Bu tarihî zaferiyle Erdoğan, 'Hedef 2023'e, 'Yeni Türkiye'ye giden yolu açmıştır.
Siyasî çevreleri ve medyayı yakından takip eden biri olarak şu gerçeği hayretle müşahede ediyorum: Hemen hiç kimse Türkiye'nin bu son dönemde atlattığı bâdirenin tam olarak farkına varamamıştır.
Bereket versin ki basiret sahibi milletimiz bir anda Türkiye'ye yaklaşan felâketi görmüş ve âdeta insiyakî olarak vatanına, milletine ve istikbaline sahip çıkmıştır.
En zor şartlar altında herkes saldırırken, en önemlisi de Türkiye'ye düşman odaklar bütün güçleriyle hücum ederken, Başbakan Erdoğan dimdik ayakta durmasını bilmiştır. Esasen Erdoğan dışında hiç kimsenin bu şartlar altında ayakta kalması ve zafer kazanması mümkün değildir.
Erdoğan, 2001 yazında AK Parti'yi kurduktan yaklaşık bir sene sonra 3 Kasım 2002 Genel Seçimleri ile tek başına iktidara gelmiştir. Ahmet Necdet Sezer'in Cumhurbaşkanlığı sırasında Başbakanlığa gelme bahtsızlığına uğrayan Erdoğan, büyük bir mücadeleden sonra, ara dönemde başbakanlık yapan sağ kolu Abdullah Gül'ü 28 Ağustos 2007'de Cumhurbaşkanı olarak seçtirmiştir.
Militarist vesayetin henüz kalkmadığı kritik bir dönemde büyük bir fedakârlık göstererek, istemiş olsa kolayca seçilebileceği bu en yüksek makama, yola beraber çıktığı Gül'ü getirmesi, takdire şâyan bir karardır.
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Cumhurbaşkanlığı görevinde son derece başarılı olmuş ve merhum Özal gibi milletimiz tarafından çok sevilmiştir. Ayrıca bu millî vazifeyi bîhakkın ifa ettiği ve bilhassa dış politikadaki çalışmalarında Türkiye'ye katkıda bulunduğu inkâr edilemez bir gerçektir. Erdoğan'ın seçim zaferinden sonra Cumhurbaşkanlığı'na giden yol açıldı şeklindeki yorumlar beni çok eğlendiriyor. Zaten bu yollar Erdoğan için her zaman sonuna kadar açıktı. Şunu kesinlikle iddia ediyorum: Erdoğan istemedikçe kendisinden başka kimsenin Cumhurbaşkanlığına seçilmesi mümkün değildir. Erdoğan adaylığını koyduğu takdirde, karşısına kim çıkarılırsa çıkarılsın ilk turda Cumhurbaşkanı seçilecektir. Zira O, sadece özellikleri olan bir devlet adamı değil, gerçek karizmatik bir liderdir.
'Yeni Anayasa' yapılabilse ve 'başkanlık' ya da 'yarı başkanlık' sistemlerine yakın bir hükûmet sistemi kurulabilseydi; ben hiç tereddüt etmeden Erdoğan'ın Cumhurbaşkanı seçilmesini isterdim. Lâkin, bu yenilik yapılamadığı ve yapılmasının ağustosa kadar mümkün olamayacağı düşünülürse, sistemi zorlayarak kaos oluşturmak yanlış olacaktır. Bu durumda, Başbakan'a göre daha sınırlı yetkileri olan Cumhurbaşkanı olması doğru değildir.
Her ne kadar Gül'ün Başbakanlığı iyi bir alternatif gibi görünse de AK Parti'nin siyasî lider değişikliğinden zarar göreceği muhakkaktır. Bu durumda, pek de makûl olmayan üç dönem sınırlamasının kaldırılması ve Erdoğan'ın, Yeni Türkiye'nin mimarı olarak 2023'e kadar, sistemimize göre gerçek liderlik makamı olan Başbakanlık'ta kalması lâzımdır. Diğer bir ihtimal de 2019 seçimlerinde Erdoğan'ın Cumhurbaşkanı olmasıdır.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
YAZARA MAİL GÖNDER
BİZE ULAŞIN