Türkiye'nin en iyi haber sitesi
HALİT YEREBAKAN

Telefonunuza gelen haber bildirimlerini kapatın

Kötüye giden toplumsal olaylarda haberleri takip etmek kaçınılmaz bir içgüdü gibi. Ancak günün her saatini haberlerle geçirmek kendinizi yeniden travmatize etmekten başka bir işe yaramaz

Tüm dünya için 2020 zor bir yıl oldu. Koronavirüs salgını, doğal afetler, ekonomik sıkıntılar her bir bireyin ruh sağlığını olumsuz etkiledi. Eski normale, alıştığımız düzene dönmeyi dört gözle bekliyoruz ancak travmatik bir dönemden sonra, işler düzeldiğinde bile hayata devam etmek ve normallik duygusunu yeniden kazanmak zor olabilir. İster pandemi nedeniyle işler ters gitmiş olsun, ister kişisel sorunlar sonucu olsun, kötü dönemler er ya da geç geride kalır. Önemli olan kötü dönemde yaşadığınız stresi de geride bırakmak. Özellikle kötüye giden toplumsal olaylarda haberleri takip etmek kaçınılmaz bir içgüdü gibi. Ancak günün her saatini haberlerle geçirmek kendinizi yeniden travmatize etmekten başka bir işe yaramaz. Ekran önünde veya günün olaylarını okuyarak geçirdiğiniz zamanı sınırlayın. Kaygı seviyenizi artırmadan bilgi sahibi olmayı amaç edinin. Mesela telefonunuza gelen haber bildirimleri kapatın ve özellikle sosyal medyada çok fazla zaman harcamamaya dikkat edin. Çünkü insanların birbirlerinin paniğini büyütme eğilimi var. Detaylara girmeden gündemi takip edebilirsiniz.

SEVDİKLERİNİZİ ARAYIN
Zor durumlarda sosyal bağlantılardan uzak kalmak isteyebilirsiniz. Bu da stresi kötüleştirir. Yüz yüze görüşemeseniz bile sevdiklerinizle iletişim halinde kalın. Görüntülü konuşmak ya da sadece seslerini duymak bile kendinizi daha iyi hissetmenizi sağlar. 'Bardağın dolu tarafına bak' sözünü duymuşsunuzdur. Olayların iyi tarafına odaklanma tavsiyesi size yararsız gibi görünebilir. Ancak araştırmalar, pozitif düşünmeyi öneriyor. Endişenizi azaltmak ve kendinizi ilerlemeye zorlamak için davranışsal ödüller ve derin nefes alma, farkındalık, aromaterapi ve fiziksel aktivite gibi stratejiler kullanın. Üzüntü ve stresin ardında depresyon bizi bekler. İştahınızda, enerjinizde veya motivasyonunuzda önemli değişiklikler yaşamaya başlarsanız veya nedenini bilmeden üzülmeye ve ağlamaya başlarsanız bunlar depresyon yaşadığınızın ve tıbbi yardım almanız gerektiğinin işaretleri olabilir. Bu belirtiler birkaç haftadan uzun süredir devam ediyorsa, işinizi, aileniz veya sosyal çevrenizle ilişkilerinizi olumsuz etkiliyorsa yardım almaktan kaçınmayın.

ONLİNE DERSLERE KATILIN
Araştırmalar, çaresizlik duygusunun kaygının en büyük tetikleyicilerinden biri olduğunu gösteriyor. Çaresizlik, özellikle kontrol dışı gelişen olaylarda kişiyi avucuna alır. Kontrolün bir kısmını geri almak için başkalarına yardım etmeyi ya da sizin kontrolünüzde olacak faaliyetlere katılmayı deneyin. Belirsizlikler karşısında aktif olmak dikkatinizi başka yöne çeker ve kaygı seviyenizi düşürür. Bir hobi veya kişisel gelişim projesi üstlenmek de ilerlemenize yardımcı olabilir. Mesela pandemi nedeniyle eve kapandığınızda, zamanınızın bir kısmını ders almak veya her zaman ustalaşmak istediğiniz yeni bir beceri öğrenmek için kullanın.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA