Türkiye'nin en iyi haber sitesi
HASAN BASRİ YALÇIN

Yerli otomobilin stratejik değeri

Uzmanı değilim. Atıp tutamam. Tekniğini anlatamam. Pazar araştırması yapmadım. Ama bildiğim bir şey var.
Yerli otomobil bu ülkenin en büyük hayallerinden biridir. Arabaya ödediğimiz para enerjiyle beraber cari dengemizdeki en büyük deliklerden biridir. Her yıl ülkemizde yüz binlerce araç satılır. Ülkenin dişiyle tırnağıyla ürettiği kazanç yabancı şirketlerin kasalarına akar gider. Ama bu konuyu doğru düzgün konuşamadık bile. Küreselci liberaller başta olmak üzere işi bildiğini düşündüklerimiz "yapamayız, edemeyiz" demekten başka bir iş yapmadı. "Pazarı yok" dediler. "Rekabet şansımız yok" dediler. Bu tür bir çabayı konuşmak bile baştan mahkum edildi. Çünkü Türkiye, Gümrük Birliği içinde Avrupa'dan gelen otomobillerin en büyük pazarlarından biriydi. Neoliberal dönemde, "pazar yok" gibi bir iddiaya karşı çıkmak da imkansıza yakındı. Lafını açanlar bile marjinalleştirilirdi. Ama gün geldi neoliberalizmin de sorgulanabileceği bir dünya doğdu. Türkiye de o yeni dünyada yerini alıyor. Artık Avrupa'nın otomobil pazarı olmak dışında bir projemiz var.
Yerli otomobilin ekonomik boyutu bir yana asıl beni ilgilendiren tarafı stratejik boyutu. Bir ülke böylesi sanayi alanlarında gelişmiş ülkelere böylesi bağımlı olduğu müddetçe siyasi egemenliği ve toprak güvenliği konusunda bile ciddi sorunlar yaşar. Yıllar yılı askeri teknolojideki bağımlılığımızın PKK ile mücadelede dahi ülke güvenliğine ne derece zarar verdiğini birçok örnekten biliyoruz. Otomobil üretimi sadece otomobil üretiminden ibaret değildir. Otomobil üretmediğimiz için motor da üretmedik. Motor üretmediğimiz için tank da üretmedik. Tank üretmediğimiz için Almanya en kritik zamanlarda bize ambargo uygulama şansına sahip oldu. PKK ile mücadele esnasında defalarca bu tür darbeler yedik.
Dolayısıyla Türkiye'nin yerli otomobil üretme çabası ne sadece romantik bir hayaldir, ne de sadece ekonomik bir arayıştır. Türkiye'nin yerli otomobil üretme çabası stratejik bir arayıştır. Sanayide bağımsızlaşmak siyasi bağımsızlığın ve ülke egemenliğinin ayrılmaz bir parçasıdır.
İşte bu yüzden yıllarca hem dışarıdaki rakipler hem içerideki ayakçılar bu arayışı engellemenin ve alaya almanın çabası içerisinde oldu. Bugün hala aynı tipler hararetle aynı gündemin peşinde. Ellerinde çamur her projeye sürdükleri gibi şimdi de yerli otomobilin resimleriyle dahi alay etmenin peşindeler. Türkiye Tanzimat'tan bu yana bununla mücadele ediyor. Artık öylesi bir hal aldı ki, ya kazanacağız ya kaybedeceğiz. Yerli otomobil bu işin en kritik basamaklarından biri.
Vatandaşın buna büyük destek verdiği de çok açık. Bakmayın tüm projeleri çökertmek isteyenlere. Onlar azınlık. Havaalanına da karşı çıkarlar, köprüye de. Yerli otomobile karşı çıkmaları, alay etmeye çalışmaları sürpriz değil. Bu ülke çok yol kat etti. Yapılamaz denen ne varsa adım adım yapıyoruz. Bunu da yapacağız inşallah.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA