Türkiye'nin en iyi haber sitesi
HASAN BASRİ YALÇIN

S-400 olası tehdit halinde kullanılır

Perşembe günü Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar'ın yoğun bir programı vardı. Bakan Hulusi Akar, Genelkurmay Başkanı Yaşar Güler ve Kuvvet Komutanlarıyla beraber önce Konya'da Karapınar Atış Test ve Değerlendirme Komutanlığı'na bir ziyarette bulundu. Burada Türkiye'nin ilk yerli deniz topu test edilecekti. Tüm dünya donanmalarının vazgeçilmez unsuru ve savaş gemilerinin vurucu gücünü oluşturan 76/62 mm Deniz Topu tamamen yerli imkanlarla ve 12 ay gibi çok kısa bir sürede üretilmiş. 16 kilometre menzile sahip top 5 farklı atış modu ile dakikada 80 atış yapabiliyor. Dünyada sadece 4 ülkede üretilen bu top artık Türkiye'de de üretilecek.

Bu vesileyle düzenlenen törende MKE Genel Müdürü Yasin Akdere, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Adnan Özbal ve Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar birer konuşma yaptılar. Cumhurbaşkanı Erdoğan ise bir video mesajı gönderdi. Mesajda Erdoğan "12 ay gibi rekor bir sürede milli deniz topumuzu ürettik. İnşallah kara atış testi yapılacak olan deniz topu donanmamızın en önemli silah sistemlerinden birini oluşturacak. Türkiye geliştirdiği milli deniz topu ile artık bu silah sistemini üreten sayılı ülkeler arasına girmiştir" dedi. Konuşmaların ardından Bakan Akar'ın "ateş serbest" emriyle top başarılı biçimde test edildi.

Buradan Bakan Akar ve beraberindeki heyet Kırıkkale'deki MKE Fabrikası'na geçti ve Bakan fabrika çalışanlarına seslendi. Bu program sonrasında Bakan Akar'la SABAH okurları için aşağıdaki kapsamlı röportajı yapma şansına sahip olduk.

İşte Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar'ın açıklamalarından başlıklar:

BÖLGEDE GÜÇ DENGELERİ DEĞİŞİYOR

Aktörlerin, rollerin değişmesi, gelişmesi yeni belirsizlikleri meydana getiriyor. Belirsizlik, riskleri, tehditleri ortaya çıkarıyor, güvenlik ortamı yeniden şekilleniyor. Yeni güç dengeleri oluşuyor, yeni anlaşmalar yapılıyor.

Jeopolitik-stratejik durumumuzdan dolayı bunlardan etkilenmememiz gibi lüksümüz yok. Bunları yakından takip ediyoruz.

Sn. Cumhurbaşkanımızın liderliğinde Türkiye Cumhuriyeti Devleti uluslararası ortamda özne haline geldi. Bu durum etki ve ilgi alanımızı genişletti ve sorumluluklarımızı da arttırdı. Bunun bilinciyle çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Basit bir örnek, kamuoyunun "Koca Yusuf" olarak adlandırdığı A 400M nakliye uçaklarımız var. Onların bir ulaşım trafiğini görseniz. Biri gidiyor biri geliyor, biri Somali'ye gidiyor diğeri Bosna Hersek'ten geliyor, öbürü Azerbaycan'a, Kosova'ya gidiyor. Eğitim, işbirliği çalışmalarımız kapsamında oradaki dost ve kardeşlerimizle çalışmalarımız var, süreklilik var.

DENİZCİLERİMİZ REKOR KIRDI

Diğer taraftan eskiden biri Kayseri diğeri Bolu'da olmak üzere iki komando tugayımız vardı. İlkbahar-yaz operasyonları yaparlardı Mart'ta, Nisan'da çıkarlar Ekim'de Kasım'da dönerlerdi. Nisan'da yeniden başlardık. Şimdi öyle bir şey yok, yaz-kış ayrımı yok.17 komando tugayımız var. Komandolarımız kahramanlık ve fedakârlıklarıyla destan yazıyor. 7 gün 24 saat terörist nerede biz oradayız. Tek hedefimiz teröristler. Bazıları nifak sokmaya çalışıyor. Türk Kürt kardeştir. 84 milyon bir bütünüz. Şehitliklerimize bakın Türk'ü Kürt'ü Arap'ı birlikte yatıyor. Teröristin mezhebi, etnik kökeni söz konusu olamaz, terörist teröristtir. Teröristlerin elebaşları çöküşü anladı, alttakilerin de bunu görüp bir an önce adalete teslim olmaları gerekir. En doğru yol bu. Çöküş ile birlikte terörist elebaşları konuşmaya başladı. Ne diyor? 'PKK,YPG'nin bir parçası diyor', bunu terör örgütünün elebaşı söylüyor ama biz bunu müttefiklerimize anlatamıyoruz. Başka bir elebaşı 'Batılılar, terörün devamını istiyor' diyor. Bunların görülmesi, iyi okunması, kavranması lazım. Biz de görüşmelerimizde muhataplarımıza bunları anlatıyoruz. Ayrıca TSK Cumhuriyet tarihinin en yoğun dönemini yaşıyor. 2020'de Deniz Kuvvetleri unsurlarımız 200 bin saat seyir yaptı. Tüm zamanların rekorunu kırdı. Bir gemimiz 182 gün denizde aralıksız görev yaptı. Pilotlarımız her türlü güçlüğe rağmen, bilgi ve tecrübeleriyle daima göreve hazır.

TERÖRİST NEREDE İSE HEDEFİMİZ ORASIDIR

Terörle mücadelede yeni güvenlik konsepti diyoruz. Terörist nerede hedefimiz orası. Terörü kaynağında kurutacağız. Teröristin ülkemize gelmesini, sınırı geçmesini beklemiyoruz. Iraklı dostlarımızla da koordineli olarak yoğun bir şekilde yürütüyoruz. Bugüne kadar yaptığımız operasyonlarla Mehmetçik teröristlerin barınaklarını, inlerini, sığınaklarını başlarına yıktı yıkmaya devam ediyor. Terörü bitirmeden, terörist bitmeden durmak yok. 24 Temmuz 2015'ten itibaren 33 bin 17 terörist etkisiz hale getirildi. Yıl başından itibaren ise 2 bin 541 terörist Irak kuzeyi ve Suriye'nin kuzeyi de dahil olmak üzere etkisiz hale getirildi. Teröristlerin arkasında kim olursa olsun mücadelemiz en son terörist etkisiz hale getirilinceye kadar devam edecek. Tüm komşularımızın sınırlarına saygılıyız, kimsenin toprağında gözümüz yok. Tek amacımız, sınırlarımızın, vatandaşlarımızın güvenliği. Geçmişte Kilis'te, Reyhanlı'da yaşananları unutmamak gerekiyor. Kilis'te camide namaz kılan vatandaşlarımıza roket isabet etti, Reyhanlı'da teröristlerin sınır ötesinden attıkları roketler nedeniyle vatandaşlarımız sokakta yürüyemiyordu, tarlalarına gidemiyordu.

HUDUT GÜVENLİĞİ KONTROL ALTINDA

Hudutlarımızda Cumhuriyet tarihimizin en yoğun, etkin tedbirleri alınmış durumda. Yıl başından itibaren hudutlarımızda 99 bin 251 kişi yakalandı. Bunların 444'ü DEAŞ PKK/YPG ve FETÖ üyesi terörist. 278 bin 885 kişi ise yurda girmeden hudutta engellendi, (ağırlıklı olarak İran sınırında). Mücadelemizi sürdürüyoruz 'Hudut namustur' anlayışı ile yapılan faaliyetlerimiz eksiksiz, aksaksız devam ediyor. Yüksek motivasyonla Mehmetçik görevini yapıyor tek isteğimiz o kahramanlarımızın emeğine saygı duyulması.

SURİYE'NİN KUZEYİNDEKİ GELİŞMELER

Hain darbe girişiminin hemen ardından bir ay sonra önemli harekatları başarıyla yaptık. Fırat Kalkanı, Zeytin Dalı, Barış Pınarı ve Bahar Kalkanı. 4 bin DEAŞ'lıyı göğüs göğüse mücadele ile etkisiz hale getirdik. Koalisyon, DEAŞ'a karşı ne yaptı? Havadan bombardıman gerçekleştirdi. Ve sivil kayıplar yaşandı.

ABD ve Rusya ile mutabakat muhtıralarımız var. Teröristleri çıkarın, Tel Rıfat'tan, Münbiç'ten çıkarın dedik. Oradan bize saldırı oluyor. Biz mutabakattaki sorumluluklarımızı yerine getiriyoruz, siz de yerine getirin diyoruz. Vatandaşlarımızın, hudutlarımızın güvenliği için yapılması gereken ne ise, alınması gereken önlem ne ise bugüne kadar aldık, bundan sonra da almaya devam edeceğiz. 29 Eylül'de Soçi'de Sn. Sayın Cumhurbaşkanımız ile Sn. Putin ile yaptığı görüşmenin ardından Suriye'deki ateşkes ihlalleri ciddi şekilde azaldı. Biz bu ateşkesin kalıcı olması, bölgede istikrarın sağlanması, normalleşmenin sürdürülebilmesi için elimizden gelen katkıyı veriyoruz. İdlib'te karşımızda rejim var. Diğer tarafta PKK/YPG var. Bu hususlarla ilgili Rus muhataplarımızla görüşüyoruz. Bizim kontrolümüzdeki, teröristlerden temizlenen bölgelere Suriyeliler gönüllü, güvenli ve saygın şekilde evlerine dönmeye başladı. 470 bini İdlib'e olmak üzere 1 milyon Suriyeli kontrol ettiğimiz bölgelere döndü. Baskı yapılmaması konusunda bunu muhataplarımıza defalarca söyledik. Bu durum hem göçü hem de radikalleşmeyi artırır.

KAFKASLARIN BARIŞ VE İSTİKRARA İHTİYACI VAR

44 günlük operasyonla Azerbaycanlı kardeşlerimiz işgal altındaki topraklarını kurtardı. Bu süreçte Azerbaycanlı kardeşlerimizle tek yürek olduk. Şu anda Ortak Merkez'de personelimiz Ruslarla birlikte çalışıyor. Ateşkes ihlallerini, hudutları kontrolünü takip ediyoruz. Azerbaycanlı kardeşlerimize yönelik eğitim, danışmanlık faaliyetlerimize de devam ediyoruz. Hem Hazar hem Karadeniz Havzası'nın yani Kafkasya'nın barışı, istikrarı bizi, Azerbaycanlı kardeşlerimizi yakından ilgilendiriyor. Sn. Aliyev ve Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından uzatılan barış elinin Ermenistan tarafından iyi anlaşılması lazım. Bu bir fırsattır. Bir barış anlaşması imzalanırsa bu bütün Kafkasya'yı rahatlatır. Orasının güvenli hale gelmesi herkesin menfaatinedir. Bunun bir adım ötesi de Sayın Cumhurbaşkanımızın işaret ittiği gibi; Azerbaycan-Ermenistan artı, Rusya-Türkiye artı İran, Gürcistan, böyle hep birlikte olması durumunda çok daha kalıcı barış ve istikrar ortamına bizi götürür.

DARBECİ HAFTER BÜTÜN PROBLEMLERİN BAŞI

Çalışmalarımız yoğun devam ediyor. 5 eğitim merkezinde eğitimlerimiz sürüyor. Darbeci Hafter, bütün problemlerin başı. 2019'da gittiğimizde ortada kimse yokken şimdi bütün Avrupa, ABD orada. Bir tarafta diplomasi, bir tarafta arazi, Türkiye, yoğun bir şekilde Libyalı kardeşlerimizin hak ve menfaatleri için çalışıyor. Temennimiz bir an önce barışın, istikrarın hakim olması.

YUNANİSTAN'DAKİ GELİŞMELER NATO'YA ZARAR VERİYOR

İyi komşuluk ilişkileri, diyalogdan bahsediyoruz. İstişari görüşmeler Dışişleri arasında, Ayrıştırma Usulleri görüşmeleri var NATO'da bir de Güven ve güven artırıcı önlemler görüşmeleri var. Bunun dördüncü görüşmesi için Yunan komşularımızı Türkiye'ye bekliyoruz. Ege'nin zenginliklerinden iki tarafın insanları yararlansın beraberce istifade edelim güven ve refah içinde yaşayalım diyoruz ama komşumuz Yunanistan ve özellikle bazı siyasetçileri tam tersini yapıyor. Ne diyorlar, 'Biz adaları silahlandırdık'. Aslında itiraf ediyorlar. Bu Lozan Anlaşmasına aykırı. Anlaşmanın hükmü orada dururken o adalar silahlandırılamaz. Bunların arkasında olan bazı ülkeler teşvik, tahrik ediyor. Bunlar da 'silahlanacağız' diyor. Zaten içinde bulundukları bu sıkıntılı ekonomik döneme rağmen buralara büyük harcama yaparak Yunan halkını ciddi sıkıntıya sokuyorlar. Bunu gören bazı Yunan diplomatlar, emekli askerler, akademisyenler var. Silahlanma ile bir yere varamazsınız, bu beyhude bir gayret. Tahrikkar, gerilimi artırıcı eylem ve söylemlerden vazgeçin uzattığımız dostluk elini tutun. Gerekirse oturup konuşalım tatbikatları azaltalım diyoruz. Ama komşumuz Navtex'lerle tatbikatlarla hatta ittifaklarla bunu baltalıyor. Biz NATO ittifakı içindeyiz, yeni suni ittifakların, bu tür girişimlerin NATO'ya zarar vereceği görülmelidir.

DEDEAĞAÇ'I YAKINDAN TAKİP EDİYORUZ

-Yunanistan'ı Türkiye'ye karşı bir hazırlık içinde görüyor musunuz?

ABD'nin söz konusu sevkiyatları Atlantic Resolve Harekatı kapsamında yapılan faaliyetlerdir. Bu faaliyetler 2014 yılından itibaren yapılıyor. Daha önce Baltık üzerinden yapılan faaliyetler son dönemde Dedeağaç üzerinden gerçekleştiriliyor. Bunlar ABD'nin Avrupa güvenliğine katkı sağlamak üzere yaptığı faaliyetler. Gelişmeleri yakından takip ediyoruz.

KIBRIS SORUNU ABD'DE MASAYA YATIRILACAK

Eşit egemen bağımsız iki devlet. Bunun için ne gerekiyorsa yaptık, yapacağız.

Yüksek Düzeyli Savunma Grup Toplantılarına bir müddet ara verilmişti. Bu dönem ilkini 16-17 Kasım'da Washington'da yaptık. Tüm konuları ikili, bölgesel, savunma konularını ele aldık pozisyonumuzu anlattık. Açık, net objektif şekilde haklarımızı çıkarlarımızı ortaya koyup, taleplerimizi, pozisyonumuzu belirtiyoruz. Müteakip toplantı Türkiye'de yapılacak.

F-35 TOPLANTISI 2022 BAŞINDA ABD'DE YAPILACAK

F-35 boşluğunu doldurmak için 'Blok 70' denilen Viper'leri istedik. Bununla ilgili bir yıl teknik çalışma yaptık. Yabancı askeri satışlar denilen teknik bir konu. Bununla ilgili SSİK toplantısında Sayın Cumhurbaşkanımızın onaylayınca gerekli çalışmaları başlattık. Taleplerimizi verdik, süreci takip ediyoruz. Hem 40 adet 'Blok 70' tedariki hem de elimizdeki F-16'ların modernizasyonu için konuyu ilettik.

F-35 ile ilgili soru ve sorunların çözümü için toplantının ikincisi 2022'nin başında ABD'de yapılacak.

ABD İLE SORUNLAR ÖNGÖRÜLEBİLİR HALE GELDİ

- ABD ile ilişkiler daha öngörülebilir bir hale mi geldi?

Evet, geldi. ABD Savunma Bakanlığı, Türkiye'ye verdiği önemi belirtiyor. Sayın Cumhurbaşkanımızın Biden ile görüşmesinin ardından yumuşama oldu. ABD'li müttefiklerimizle açık, net, objektif konuşuyoruz. ABD'liler Türkiye'nin önemini, anlamını biliyor. Biz NATO ittifakının ayrılmaz, güçlü parçasıyız. Bugüne kadar taahhütlerimizi yerine getirdik. Bizim güçlenmemiz NATO'nun güçlenmesi anlamına geliyor.

SAVUNMA SANAYİİNDE GURUR VERİCİ DURUMDAYIZ

Gurur verici bir durumdayız. Bu durum moral motivasyonu artırıyor. Önceden piyade tüfeklerimizin patenti dahi yabancı menşeili idi. Şimdi ise dışarıya silah satıyoruz. Birçok ülkenin polisinde, ordusunda bizim ürettiğimiz silahlarımız kullanılıyor. MİLGEM satıyoruz. Hava savunma silahlarımızı, tanksavar sistemlerimizi, akıllı hassas mühimmat ve güdüm sistemlerimizi, elektronik harp ve radarlarımızı, komuta kontrol sistemlerimizi, ÇNRA'larımızı, Fırtına Obüslerimizi, İHA/SİHA/TİHA'larımızı, ATAK helikopterlerimizi, fırkateynlerimizi ve savaş gemilerimizi tasarlayıp inşa, imal ve ihraç seviyesine gelmiş bulunuyoruz. Cin şişeden çıktı. Bununla ilgili yasal düzenlemeler de yapıldı. Özel sektör ile stratejik iş birliği anlaşmaları yapıldı, onaylanmış tedarikçilerimiz var. Bu sinerji, reaksiyonlar zinciri bizi çok daha ilerlere götürecek.

S-400 SİSTEMLERİ KURULDU MU?
S-400, uzun menzilli bölge hava ve füze savunma sistemidir. Hava savunma silahı. Şuraya kurulacak buraya kurulacak türden bir sistem değil bu. Olası Tehditlere göre kullanılır. Konumlanır. Faaliyetlerimiz planlandığı gibi devam etmektedir.

FETÖ İLE MÜCADELEDE KARARLILIK

FETÖ ile mücadelemiz kararlılıkla devam ediyor. Yeni bilgi belge geldikçe bütüncül bir yaklaşımla bütün arkadaşlarımız ile mücadeleyi sürdürüyoruz. TSK üniformasını hiçbir hainin taşımasına asla müsaade etmeyeceğiz. 15 Temmuz'dan bugüne kadar 24 bin 253 kişi ihraç edildi.

TÜRKİYE ÇOK GÜÇLÜ BİR DEVLET

Türkiye, tarihi, değerleri, ordusu, coğrafyasıyla büyük, güçlü bir devlet. TSK asil milletimizin sevgisine, güvenine, duasına layık olabilmek için elinden gelen gayreti gösteriyor. TSK binlerce yıllık tarihimizden süzülüp gelen milli manevi mesleki değerlerimiz çerçevesinde anayasa ve yasalar doğrultusunda ve Sayın Cumhurbaşkanımız başta asker ve sivil amir ve komutanların emir ve komutasında milletinin emrinde görevinin başındadır. Kimse spekülasyon yapmasın, ileri- geri konuşmasın. İşte Silahlı Kuvvetler bu. Kanunlar çerçevesinde ve şeffaf olarak görevimizi yapıyoruz. Öğrenci alımı, ihaleler her türlü konu açıktır. Her türlü şikâyete açığız hemen inceleme başlatıp, sonucuna göre gereğini yapıyoruz.

Sultan Alparslan'dan Gazi Mustafa Kemal Atatürk'e kadar bin yıldır bize vatan olan bu topraklarda bu günlere, bu seviyelere gelmemizi sağlayan bütün devlet büyüklerimizi ve komutanlarımızı saygıyla anıyoruz"

Operasyonel başarıda aslan payı şehitlerimizde. Onları minnetle anıyoruz, şehitlerimizin aileleri bizim için çok önemli. Çok değerli. Gazilerimiz bizimle beraber, gazilerimiz ve yakınları için hayatını kolaylaştırmak adına elimizden ne geliyorsa yapıyoruz.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA