Türkiye'nin en iyi haber sitesi
NİHAT HATİPOĞLU

Yoksul kadınların büyüttüğü bir peygamber

Bir Medine dönüşünde Hz. Peygamber (s.a.v.) geceleyecekleri yere kervanı indirip arkadaşlarından bir müddet için izin ister. Uzaklaşır. Tek başına yürümeye başlar. Hz. Ebu Bekir (r.a.) O'nu takip eder. Zira Hz. Peygamber (s.a.v.) zaman zaman suikast girişimlerine muhatap olmuştur. Hz. Ebu Bekir (r.a.) dostunu uzaktan izler. Ne olur, ne olmaz diye. Biraz sonra bir taş yığınının önüne gelen Hz. Peygamber (s.a.v.) oracığa oturur. Biraz sonra da ağlamaya başlar. Hz. Ebu Bekir (r.a.) ise arkaya çömelir ve merakla bekler. Biraz sonra arkasına dönen Peygamberimiz dostunu görünce şöyle buyurur; "Ebu Bekir! Burası benim annem Amine'nin mezarıdır. Rabbimden ziyaret edebilmek için müsaade istedim. Rabbim izin verdi. İşte onun için buradayım." Kendi halinde, görkemsiz, mütevazı bir mezar. Bugünkü muhteşem mezarları gördüğünüzde, şaşıracağınız kadar basit bir mezar.
Doğrusu herkesin en kırılgan olduğu noktadır anne. Peygamber de olsa, sıradan bir insan da olsa bu değişmez. Zira her birimiz bize kanından, canından pay ayırmış bir fedakârın, cefakârın, vefakârın ürünüyüz. Onun içindir ki babasız olunabiliyor -Hz.İsa örneğinde olduğu gibi- ama annesiz olmuyor.

Birçok annesi olan çocuk
Peygamberimizin hayatında elbette öz annesi Hz. Amine'nin büyük etkisi olmuştur. Her çocuk gibi. Ama Peygamberimizin üzerinde diğer annelerinin ağırlığı çok daha fazla görülmüştür. Çünkü öz annesi Hz. Amine daha süt emzirdiğinin ilk aylarında Peygamberimizi (sıcak ortamdan etkilenmesin diye) yayladaki bir süt anneye göndermiş, çocuk Muhammed (a.s.) Sadiyeli Halime'nin kucağında kendine gelmiştir. Sadiyeli Halime fakir bir kadın. Dünyalığı olmayan temiz bir yürek. Çocuğu yüreğine basmış, Hz. Peygamber'i (s.a.v.) süt kardeşi Şeyma ile beraber büyütmüştür.
Peygamberimizin çocukluk hayatı birkaç süt annenin ve dadının kucağında geçmiştir. Bu süt annelerin hepsi ya köle idiler veya yoksul. Hepsi kendi halinde mazlum ve mağdur kadınlar. Hepsi merhametinden, içinden, sevgisinden Peygambere bir şeyler verdiler. Hz. Peygamber (s.a.v.) bu anlamda hem yetimliği ve hem de öksüzlüğü ve hem de fakirliği tam anlamıyla yaşayarak büyüdü.

Öz annesi: Hz. Amine
Hz. Amine, Peygamberimizi 6 yaşına kadar görebildi. Peygamberimiz 6 yaşına geldiğinde Medine ziyaretinin dönüşünde, yolda hastalanan Hz. Amine vefat etti. Peygamberimizin hayal-meyal hatırladığı yıllardır bu yıllar. Hatıraları bu konuda hem belirgin ve hem siliktir. Ancak müthiş bir hasret çektiği hiç şüphe götürmez. Annesini küçükken kaybeden her çocuk gibi.
Bu nedenle de, bir gün müşriklerin annesinin mezarını deşip kemiklerini çıkaracakları haberini aldığında tarif edilemez bir üzüntüye kapılır. Bu iğrenç olay, aklı başındaki bazı müşriklerin müdahalesiyle engellenir.

Süt annesi: Köle olan Süveybe
Süveybe hatun, ebu Leheb'in kölesiydi. Sıradan bir köle ama ne kadar bahtlı bir kadınmış ki, Hz. Peygamber'e (s.a.v.) süt anneliği yapmıştır. Süveybe oğlu 'Mesruh'la beraber Peygamberimizi emzirdi. Süveybe daha önce de Hz. Hamza'ya süt anneliği yaptı.
Yıllar geçer. Peygamberimiz büyür. Medine'de sık sık Süveybe'yi ziyaret eder. Hicretin 7. yılında Peygamberimiz bir yolculuktan döndüğünde Süveybe'nin vefat haberini alır. Hemen süt kardeşi Mesruh'u sorar. Onun da öldüğünü söylerler. Peygamberimiz derin bir üzüntüyle dolar.
Belki burada belirtebileceğimiz en önemli bilgi; Süveybe ve oğlu Mesruh'un Müslüman olmamış olmaları ihtimalidir. Tartışmalı bir konu. Eğer bu bilgi doğruysa, Müslüman olmamış olmalarına rağmen Hz. Peygamber (s.a.v.) onlara olan ilgisini ve yardımını hiç kesmemiştir. Son derece önemli. Ne kadar büyük ve muhteşem bir ahlak. Kim bu kadar Yüce ahlaklı, kim bu kadar toleranslı olabilir?

Ebeliği yapan kadın: Şifa Hatun

Peygamberimiz ona anne diye seslenirdi. Annesinin dostu. Şifa Hatun'un damadı bir gün camiye gitmeyince kadın kızacak ve sen Peygamberimizi camide nasıl yalnız bırakırsın diyerek paylayacak ve sonra da evden çıkaracaktır.

Süt annesi: Yoksul Halime

O'nu iki yıl emzirdi. Sonra bir daha alıp 3 yıl daha baktı. Olağanüstü olaylara şahit oldu. Peygamberimizin sıradan bir çocuk olmadığını anladı. Peygamberimizi sonraları ziyaret ederdi. Yoksuldu. Peygamberimiz O'na yardım eder ilgilenirdi. Hatta bir seferinde cübbesini otursun diye altına sermiştir. Bir kalabalık içinde Hz. Halime'yi gören Peygamberimiz heyecanlanmış ve ona doğru koşarcasına yürürken diğer taraftan da bağırmıştır. "O benim annem, O benim annem." Hz. Halime'nin kocası şöyle derdi: 'Oğlumuz bizim elimizden tutup bizi cennete götürecek.' Halime anne, Hz. Peygamber (s.a.v.) hayattayken vefat edecektir.

Dadısı: Siyahi kadın Ümmü Eymen

Babasının hizmetkârı olan bu kadın Peygamberimize hep annelik yaptı. Siyahiydi. Peygamberimiz ona da anne derdi. 'Cennetten bir kadın' demiştir onun için. Sadece bu kadını anlatmak için bir kitap yazmak lazım.

Annelik yapan bir diğer kadın: Hz. Ali'nin annesi

Fatıma binti Esed Hz. Ali'nin annesi. Peygamberimizin, annemden sonraki annem dediği kadın. Beni çocuklarından önce doyururdu. Amcasının karısı. O'nun için Hz. Ali annem öldü dediğinde Hz. Peygamber (s.a.v.) şöyle cevap vermiştir: "Hayır Ali, esasen benim annem öldü."

Annelerin şefkatindeki Peygamber

Sadece bu isimler değil. Daha başka anneler de var. Hz. Peygamber bu kadınların himayesinde hayata tutundu. Kimisi köle, kimisi fakir ve ama hepsi tertemiz kadınlar. Onun için Hz. Peygamber'in (s.a.v.) hayatında 'anne' kavramı çok hayati yer tutar. Çok duygusal bir anlam kazanır. Onun içindir ki bir anne konusu olunca efendimizin dikkati bir anda yoğunlaşırdı. Yaşayanla yaşamayan bir olur mu? Kuran ona hatırlatıyor: "Seni yetim bulup da Allah barındırmadı mı?" O hem anneliği ve hem de yetimliği hiç unutmadı. Cenneti annelerin ayaklarının altına almasında, bu yaşadığı şefkatin hiç payı yok mu dersiniz.
Not: 22 Mayıs üç ayların başı. Hayırlı olur inşallah. 24 Mayıs Perşembe akşamı ise, REGAİP Kandili. O gece Kandil özel programı için Atv ekranında olacağım. Orada buluşalım.

YAZARIN BUGÜNKÜ DİĞER YAZILARI
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA