Türkiye'nin en iyi haber sitesi

NİHAT HATİPOĞLU

Kurban ve fedakârlık

Kurban günlerinde, kurban mevsimindeyiz. Hacılar Mekke ve Medine'de, bizler de ülkemizde kurban ve bayram şuurunu yeniden hatırlıyoruz.
Kurban, kesilen hayvana verilen ad olmakla beraber; Allah'a yaklaştıran veya kendisiyle Allah'a yaklaşılan şey anlamına gelir. Bütün dinlerin ortak ibadet ve ritüellerindendir. Kur'an-ı Kerim bunu anlatır (Hacc 34, 36; Kevser 2).
Hicretin ikinci yılından itibaren Peygamberimiz her yıl kurban kesmiş, gücü yeten kimselere de kesmelerini emretmiştir. Hanefiler kurbanı vacip görmüş, diğer üç mezhep ise sünnet-i müekkede (yani farz ve vacip gücünden olmamakla beraber sık sık, devamlı uygulanan ibadet) olarak kabul etmişlerdir.
Bizler kurbanı, bayram günlerinde kesilen ve eti dağıtılan bir hayvanla ilgili işlem olarak görmüşüz yıllarca. İşin et ile ilgili olan kısmı böyle. Ama kurban şuuru çok öte anlamlar taşır. Bizler Kurban Bayramı'nda, Hz. İbrahim ve oğlu Hz. İsmail'in Yüce Allah'ın emrine tam bir itaat konusunda verdikleri başarılı imtihanın hatırasını tazeleriz. Kurbandan; Hz. İbrahim, Hz. İsmail, gönderilen kurban ve kurban işlemi dörtgeninde trajik olarak sunulan olayın çok ötesinde fedakârlık, ihlas, samimiyet anlaşılmalıdır.

Kurbanın hedefi, bunu hatırlatmaktır. Hayvan da olsa neticede bir can alıyorsun. Ve bununla da günaha girmiyorsun. Ama Allah rızası için yapılan bu işlemin hakkını verebiliyor musun? Kestiğin kurbana layık mısın? O hayvan senden razı olacak mı? Kurban günlerinde; içindeki kin, nefret, düşmanlık, çekememezlik, zulüm, ihanet, isyan gibi menfi bütün duyguları da kurban edebiliyor musun? Hz. İsmail'in boyun eğdiği gibi sen de Yüce Allah'a boyun eğebiliyor musun? Egonu yenip, bencilliği bir kenara atıp insana, insanca muamele edebiliyor musun? Başkasının kusurundan önce kendi hatalarını görebiliyor musun? Artık hata ve günahlarından vazgeçme anlamında simgesel bir fedakárlığa hazır mısın? Bütün bu soruları kendimize soralım bayram boyunca.
Hayvan haklarını korumak adına kurbana karşı olmak yanlıştır. Zira her gün yüz binlerce hayvan kesilmektedir. Karşı olunması gereken; kurban işinin bilinçsizce, sağlık koşullarından uzak bir şekilde yerine getirilmesi olmalıdır. Kurban, ibadete aracı olan kutsal bir varlıktır. Onun özenle, saygı duyarak, hakaret etmeden, küçümsemeden, işkencesiz, sağlıklı şartlara uygun ve en az acıyla kurban edilmesi gerekir.
Hz. Peygamber (SAV), hayvanın gözü önünde bıçağını keskinleştiren ve hayvanları birbiri önünde kesen birini gördüğünde, "Neden böyle yapıyorsun! Bu hayvanı iki kez mi öldüreceksin" buyurarak ikaz etmiştir. "Hayvana iyi davranın, eziyet etmeyin" buyurarak kurbanın incitilmemesi gerektiğini ısrarla belirtmiştir.
Belli yaşa gelmemiş körpe hayvanların kurban olmayacağını belirterek ekolojik dengeyi korumuştur. Bu nedenle de; kasap kadar usta olmayanların kurbanımı ben yerine getireceğim düşüncesiyle hayvana eziyet etmesi günahtır, vebaldir. İslam fıkıhçıları hayvana daha az acı verecekse, şoklama ile -bu durumla ölmemek koşuluyla- hayvanların sersemletilebileceğine olur vermişlerdir.
Kurban, kesim yerine götürülürken, taşınırken çok özen gösterilmeli, horlanmamalı, eziyet edilmemelidir. Bilinmeli ki, o kurbanın da bizden alacağı olabilir. O da ahirette bize hesap sorabilir. Peygamberimiz (SAV) "Her nefes alıp veren canlının hakkı ve hesabı vardır" derken buna dikkat çeker. Eskiler kesim yerine gelirken kurbanlık hayvanın gözlerini bağlayarak olabildiğince merhametli davranmışlardır. Kurbanın bir can taşıdığını, ruhu olduğunu, kendi âlemlerince hayatları olduğunu unutmayalım.

***

BAYRAM ÜZERİNE

Bayram, sevinç ve güzellikleri paylaşma günleridir. Dargınlar barışmalı, yakınları, dostları, tanıdıkları ziyaret etmeli. Tanınan tanınmayan herkese selam verilmeli. Yakınlıkları, sevgileri pekiştirilmeli. Hastaneler, çocuk yurtları, yoksul evleri ziyaret edilip hediyeler verilmelidir. Çocuklar sevindirilmeli, yoksullar, kimsesizler, gücü yetmeyenler hatırlanmalı. Şehit ailelerine yalnız olmadıkları hissettirilmelidir.
Bayram namazı ihmal edilmemelidir. Hz. Peygamber (SAV) zamanında kızlar ve kadınlar da bayram namazına katılmışlardır. Ümmü Atiyye (RA) der ki: "Bayram günlerinde biz kadınlara namaz kılmamız emredilirdi. Kadınlar, erkeklerin arka tarafında olur, onlarla birlikte tekbir getirir ve dua ederlerdi" (Buhari, İydeyn, 12). (Buradan, kadınlara bayram namazının vacip olduğu hükmü çıkarılmaz. Ancak gitmeleri tavsiye edilir.) Hz. Peygamber (SAV) bayram günü tef çalıp eğlenen insanlara karşı çıkanları gördüğünde onlara müdahale eder ve toleranslı davranır, "Bu onların bayram günüdür, onlara ilişmeyin" buyururlardı.
Bayramda çocuklara özel bir ilgi göstermeliyiz. Sadece kendi çocuğumuza değil, bütün çocuklara. Özellikle de babasız-annesiz çocuklara. Keşke her annesiz-babasız çocuğun sembolik anlamda da olsa bir babası ve annesi olsaydı. En azından özel günlerde evine konuk etseydi. Hz. Peygamber (SAV), babası Uhud harbinde şehit düşen bir çocuğu ağlarken gördüğünde -bir bayram sabahı- başını okşamış, kucağına almış ve şöyle buyurmuştur: "Ben senin baban olayım, Aişe de senin annen olsun ister misin?"
Kalbim çok katı diyen bir başkasına da, "Kalbinin yumuşaması ve işlerinin düzgün gitmesi için yetim başı okşa, ihtiyaçlarını gider, ona yediğinden yedir" buyurmuştur.
Hepinizin bayramını kutluyorum. Rabbim sağlıkla ve sıhhatle nice bayramlara eriştirsin.

***

BAYRAMDA ANKARA'DAN YOZGAT'A GİDECEĞİM, KURBAN KESMEK ZORUNDA MIYIM?

90 km'den daha uzaklıktaki bir yere (Yozgat'a) gidecek olursanız. Bayramın 1. günü bayram namazından önce yola çıkar ve son gün güneşin doğuşundan sonra memleketinize (Ankara'ya) dönerseniz bu durumda seferi sayılırsınız ve Kurban kesmek zorunda olmazsınız.

Bir sığır kaç kişi adına kurban edilebilir?
Bir sığır bir kişiden yedi kişiye kadar kimseler için kurban edilebilir. Bu sayı tek de çift de olabilir.

Kurban keserken nelere dikkat edelim?
Kurban kesen kişiye vekâlet vermeliyiz. Kurban konusunda uzman olan kişi kurban kesmeli. Büyük hayvanda (sığır, deve) ortaklar, kesilen kurbandan hisselerini tartı ile ayırmalılar. Göz kararı ile ayıramazlar. Et, güç yetirildiği kadarıyla fakirlere dağıtılmalıdır. Kurban ilk üç günde kesilmelidir. Ancak İmam Şafii'ye göre Kurban Bayramı'nın dördüncü günü güneş batıncaya kadar kesilebilir. Kurban kesilirken "Bismillahi Allahu Ekber" denmelidir. Hayvana eziyet edilmemeli, birbirlerinin gözü önünde kesilmemelidir.

Hangi eksiklikler hayvanın kurban edilmesine engel olur?
İki gözü veya bir gözü kör, dişlerinin çoğu düşmüş, kulakları kesilmiş, boynuzlarından biri veya ikisi kökünden kırılmış, kulağının veya kuyruğunun yarıdan fazlası kesik olan hayvan kurban olmaz.
Şaşı, topal, deli, doğuştan boynuzsuz hayvan ise kurban olur.

Teşrik Tekbirleri ne zaman başlar?
Farz namazlardan sonra getirilen teşrik tekbirleri, arefe günü sabah namazından başlar, 4. günü ikindide sona erer. 4. günün ikindisi bu sayıya dahildir. Tümü 23 vakit olur. Kişi cemaatle değil, tek başına da namaz kılsa bu tekbirleri getirmelidir.

Sabah.com.tr Uygulamamızı İndirin

Uygulamalara Özel Ayrıcalıkları Keşfedin!
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA