Türkiye'nin en iyi haber sitesi

HİLÂL KAPLAN
HİLÂL KAPLAN

Neden öldüler?

"Savaş bir gün biterse kendimize şunu sormalıyız: Peki ya ölüleri ne yapacağız? Neden öldüler?" (Cesare Pavese)

"Bugün operasyon yaptığınız her yerde korku panik yok, bayram şenlik havası var" diyordu Demirtaş basın açıklamasında. Üç beş parça eşyasını sırtına yükleyerek evlerini terk eden on binlerce Kürt aynı fikirde değildi belli ki.
"Hendekler olmasaydı da bu saldırılar başlayacaktı" diyordu Murat Karayılan. Oysa PKK saldırmadan ateşkes bitmemiş, hendeklere bombalar döşenip barikatlar kurulmadan ne polis ne asker tarafından tek bir müdahalede bulunulmamıştı.
"Direnişi ve hendekleri meşru görmeyen, Türk devletinin Kürdistan'daki sömürgeciliğini meşru görenlerdir" diyordu Cemil Bayık. Hâlbuki Cumhuriyet gazetesine verdiği röportajda nasıl da gururla "Türkiyelileşmek"ten dem vuruyordu. Peki 'özgür Kürdistan' ise mesele, PKK neden Kürtleri idam eden İran'da, peşmergeleri rejimin Devrim Muhafızları'yla beraber öldürdü geçen sene? Ya da neden 'özgür Kürdistan' amacına en yakın olan Barzani'ye her fırsatta saldırıyor ve "Irak'ın toprak bütünlüğü"nden bahsediyor? Ya da neden Rojava'da 'özgür Kürdistan' yürüyüşü yapan KDP'li Kürtlere rejimle birlikte saldırıyor? Var mı bunlara 'sömürgecikarşıtı' cevaplarınız? Bu ülkelerde rejimle iş tutup, hepsinden ileri olan Türkiye'de Kürt gençlerinin eline silah vermenin sebebi ne? İran'ın ve şimdi terfi ederseniz Rusya'nın 'proxy' örgütü olmanız dışında anlamı nedir bunların?
"AKP'nin hendek kapatma gibi bir niyeti yoktur. Hendeği açan AKP zihniyetinin ta kendisidir" diyordu İdris Baluken. İster beğenin ister beğenmeyin,"AKP zihniyeti"nin reformları sayesinde mecliste siyaset yapan Baluken, kendisinin tüm sorumluluğunu iptal edip Kürtlerin kurtuluşunu hendeklere, yerleştirdikleri bombalara bağlıyordu. Ama bölgede sadece umutsuzluk ve bıkkınlık hâkim.
"Kusura bakmasınlar, gençler hendek kazıyormuş, halk barikat kuruyormuş. Başka bir yol gösterin, onu yapsınlar" diyordu yine Demirtaş. Halk başka bir yol gösterdi hâlbuki ama hendek açılan ilçelerden çıkan oy oranları bile HDP'li vekillere bir sorumluluk yüklemiyor, yüzlerini kızartmıyor.
HDP Sur'da % 76, Cizre'de % 93, Nusaybin'de % 89, Silopi'de % 88 oy almış. Bu eşine zor rastlanır bir teveccüh. Peki o insanlar HDP'ye sokakları hendeklerle delik deşik edilsin, bombalı tuzakların üzerinden atlayarak çocukları okula gitsin, camileri yakılsın, belediyeleri otobüsleri bile çalıştırılmasın, çöplerini toplamasın, diye mi oy verdi sizce?
HDP ve PKK, göç edenleri bir daha dönmemekle tehdit ederken, PKK'nın 'IŞİD'ci ilan ettiği İHH, Diyarbekir'de, devlet de Sur ve Dargeçit gibi çatışmaların sürdüğü ilçelerde yardım dağıtıyordu. Başbakan da Cumhurbaşkanı da "Evlerini terk etmek zorunda kalanlara her türlü yardım yapılacak" şeklinde açıklamalarda bulunuyordu. Başlıktaki soru geçerli ve ileride de hesabı sorulacak: Neden öldüler?...

Döndüm mü?

Türkiye- İsrail arasındaki olası bir normalleşme sayesinde, Türkiye'nin Filistin davasındaki ağırlığının artacağını yazdığım için, Türkiye'ye düşman olan kim varsa o tarafa dönen rüzgâr gülleri beni 'döneklikle' suçlamış. Değmezler ama yine de tavzih edeyim.
Erdoğan 'one minute' çıkışını yaptığında, Türkiye İsrail'le gayet iyi ilişkiler içindeydi. Erdoğan, Perez'le bu yüzden yan yana aynı oturumda yer alıyordu ve o 'çıkış' hem bir 'ilk' olması hem de İsrail'le ilişkisi olan Müslüman bir ülke olmamızdan ötürü dünyayı salladı. Ancak geçtiğimiz yıl Erdoğan, bundan çok daha sert biçimde İsrail'i eleştirip, 'İsrail bir terör devletidir' dedi. Hatırlıyor musunuz? Muhtemelen hayır. Çünkü haber değeri bile bulmadı çoğu yabancı yayın organında. Bahsettiğim bu eşik farklılığıdır. İsrail ile -asla dost ilişkisi olamaz ama- diplomatik ilişkiler kuran Türkiye'nin sözü Filistin meselesinde daha etkili ve kıymetli olacaktır. Basına sızdırılan anlaşma maddelerine düştüğüm şerhi muhafaza etmekle birlikte, vakıa budur.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
YAZARA MAİL GÖNDER
BİZE ULAŞIN