Taraf gazetesinde Mithat Sancar'ın yazısının başlığı "Hukuk soslu darbe stratejisi" idi. Sancar, "AKP'nin hukuku kullanarak 'sivil darbe' yapmak istediği algısı yayılıyor. Böylece mücadele, 'hukuksuzluğa karşıyız' tem'ası üzerinden yürütülüyor; bu yol, orta sınıfları, aydınları ve sanatçıları daha çok ikna ve daha fazla seferber etmeye elverişli görünüyor" derken, 27 Mayıs darbesiyle de bir paralellik kuruyor.
Malûm, Demokrat Parti'nin 1960 yılının Nisan ayında Tahkikat Komisyonu'nu kurmasıyla, üniversiteler hareketlendi, çok sayıda öğretim üyesi de gençlik eylemlerine destek verdi. Aslında, 1950'lerin yarısından itibaren bir darbe hazırlığı mevcuttu. Tahkikat Komisyonu'nun kurulmasıyla gelişen olaylar, darbeye meşruiyet kazandırmak için kullanıldı; "Demokrasi elden gidiyor" havası basıldı. Hatta seçimlerin yapılmayacağı bile iddia edildi. Oysa seçimlere bir yıl vardı. Üstelik, Tahkikat Komisyonu, bugünkü şartlara göre fevkâlade antidemokratik kabul edilse dahi, kuruluş amacında belirtildiği gibi, ciddi duyumlara dayanıyordu. Demokrat Parti, bu komisyonu, "CHP'nin, ülkedeki bütün yıkıcı grupları çevresinde topladığı, halkı, orduyu iktidara karşı ayaklanmaya kışkırttığı" savlarını araştırmak üzere kurmuştu. Komisyon, muhalefetin ve basının eylemlerini soruşturmak amacıyla 3 ay için görevlendirilmişti. 3 ay sonra, prensip olarak görevi sona erecekti. Türkiye'nin bugünkü ortamında, böyle bir şey elbette düşünülemez ama, 27 Mayıs 1960'da darbe olduğu, darbecilerin CHP ile sıkı işbirliği yaptığı, hatta tutuklanacak Demokrat Partililerin evlerini CHP'lilerin bir bir askere gösterdiği hatırlanırsa, iddiaların pek de boş olmadığı ortaya çıkar.
Niyetimiz, Tahkikat Komisyonu'nun meşruiyetini tartışmak değil; sadece, "Hukukun üstünlüğüne saygı gösterilmiyor, sivil darbe yapılıyor" gibi bugün atılan sloganların altında, benzer bir stratejinin yatıp yatmadığını araştırmaktır. 27 Mayıs'ta darbeciler "Meşruiyetini kaybeden bir iktidara karşı direnme hakkını kullanan Türk milleti adına hareket ettiklerini" söylemişlerdi. Bu iddiaların temelinde ise, Tahkikat Komisyonu'nun kurulması yatıyordu. Demokrat Parti'nin attığı bazı yanlış adımlar abartılarak, darbe tezgâhlandı; hazırlıklar, dediğimiz gibi çok önceden başlamıştı.
Mithat Sancar'ın söz konusu yazısını önemsediğim için sütunuma aldım. Dikkatli davranmakta fayda var.