Türkiye'nin en iyi haber sitesi
NAZLI ILICAK

Balyoz davası ve askeri vesayet

Balyoz'da karar açıklandı. Daha her şey bitmedi. Konu, Yargıtay'da değerlendirilecek. Dava sürecinde olduğu gibi, karar da Türkiye'yi ikiye böldü. Kimine göre, "Vatansever askerler düzmece belgelerle cezaevine gönderildi ve sonuçta mahkûm edildi." Kimine göre ise, "Darbeye teşebbüs edenler yargılandı ve cezalarını aldı."
Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım bile, kendini savunmak için Gülen Cemaati'nin tertibi iddiasına sığındığına göre, Balyozcuların bu gerekçeyi kullanmalarına şaşmamak lâzım. Zira belgeler düzmeceyse, "Kim yaptı?" sorusunu cevaplandırmak gerekir.
11 ve 17 nolu CD'lerde, hem 1. Ordu'daki Plan Semineri görüntüleri ve konuşmaları var, hem de Balyoz adı altında yer alan Oraj, Suga, Sakal, Çarşaf gibi eylem planları. Bu CD'lerdeki bilgilerin aynısı, daha sonra Gölcük'te İstihbarata Karşı Koyma Birimi'nin parkesinin altında saklanan 5 nolu Hard Disk'te çıktı. Ama "CD'ler düzmece" diyenler ve bunu Gülen Cemaati'ne atfedenler yılmadı. Hard Disk'e de bu kayıtların onlar tarafından düşürüldüğü belirtildi.
Konu daha çok tartışılacak. Ben de üzerinde yazacağım ama şimdilik sonuçtan büyük bir memnuniyet duymadığımı söylemek isterim. Benim için önemli olan -askeri vesayetin sona ermesi adına-, darbe teşebbüsünün yargılanmasıydı. Ama askerlerin cumhuriyeti korumak ve kollamakla kendilerini görevli addettiklerini, bu yüzden darbeye kalkıştıklarını biliyorum. Türkiye, 1960 darbesinden sonra askeri vesayet sistemi içine girdi. Siviller ve askerler bu anlayışa göre şekillendi. Bu tavır yanlıştı, fakat Türkiye'nin bir gerçeğiydi.
Balyoz'un yargılanması, yanlışın vurgulanması ve doğru istikametin gösterilmesi açısından lüzumluydu.

YAZARIN BUGÜNKÜ DİĞER YAZILARI
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN