Türkiye'nin en iyi haber sitesi

ŞELALE KADAK

AKM'nin kapısını nasıl açacağını Bakan Günay'dan öğrendim

Yeni yılın ilk günü. İsterdim ki mesela bu akşam, Taksim'de Atatürk Kültür Merkezi'nde şahane bir konser dinleyeyim. İçindeki kitapçıdan, oğluma güzel bir kitap alayım ve girişteki kafesinde oturup, bir Türk kahvesi içeyim. Ama şimdilik bu söylediklerim hayal.
Peki ne olacak? En son ki durum nedir dedim ve Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay'ı aradım.
Size yeni yılın bu ilk gününde daha güzel bir haber vermek isterdim ama ne yazık ki Günay ile konuştuktan sonra mümkün olmadığını gördüm.

Bari yıksınlar!

Hani nerdeyse ben bile Başbakan Erdoğan ile bu konuda aynı fikirde olmasam bile, 'Yıksınlar bari' diyecek hale geldim. Yapılacakları duysanız siz de boşuna uğraşmasınlar, hakikaten yıksınlar dersiniz. Günay da zaten, 'Başbakan Erdoğan da biraz da gelinen son noktayı duyunca yıksınlar' diyerek tepkisini dile getirdi' diyor.

Köklü yenileme iptal

Takip edenler bilir, Atatürk Kültür Merkezi'nin yenilenmesi için hazırlanan projeye karşı çıkanlar mahkemeden yürütmeyi durdurma kararı çıkartmıştı. İşler sarpa sarmış ve yaklaşık 2.5 milyon lira daha bir çivi dahi çakılmadan harcanmışken, başa dönülmüştü. Detayları burada yeniden anlatmaya gerek yok. Geçmiş yazılarıma internetten bakanlar görecek. Ben sadece bundan sonra ne olacak onu merak ettim. Bakan Ertuğrul Günay da dedi ki köklü bir yenileme projesini yargı tümüyle iptal etmiş. Yani yürütmeyi durdurma verdiği projeyi tümden iptal etmiş mahkeme.
Şimdi olacak olan ise basit onarım işler ne yazık ki. 'Madem ki iptal edildi, biz de zorunlu olarak ne yapılması gerekiyorsa teknik açıdan onları yapacağız. Yani ısıtma, aydınlatma, güçlendirme. Basit onarım projesi' diyor Ertuğrul Günay. Ama tabii bu basit onarım projesi bile toplam maliyetin yarısı kadar bir bütçe istiyormuş. Ne yazık değil mi? Çünkü teknik kısımlar asıl para yiyen işler.
Bakan Günay kendini tutamıyor ve 'Kendine ilerici solcu diyenler köklü iyileştirme çabasına karşı garip bir tutuculuk sergilediler. Anlayabilmiş değilim' diyor. Düşünün ki bu konuda Türkiye Cumhuriyeti'nin bakanı dahi çaresiz kalıyor ve diyor ki '3 tane sendikacı arkadaşımız gitti, mahkemede onlardan yana oldu. Oysa ki bu işi çok iyi bilenler, uzmanlar projeyi hazırladı. İşi asıl bilenler bilmiyormuş ve bu 3 arkadaş ve yargıçlar biliyormuş sadece. Yapabileceğimiz bir şey yok. Üzüntü duyuyorum sadece.'
Benim de artık bu konuda yazacak bir şeyim kalmadı.
Belki birkaç ay sonra, AKM, basit onarımdan geçtikten sonra kapılarını açacak. İçeride sizi yine o devasa vestiyer karşılayacak. Bir kahve içecek yeriniz olmayacak. Koştur koştur yerinize oturacak, izleyecek ve sonra da hızla uzaklaşacaksınız binadan. Yani yaşamayacaksınız. Olan budur işte.

Sabah.com.tr Uygulamamızı İndirin

Uygulamalara Özel Ayrıcalıkları Keşfedin!
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA