Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Dünyanın en büyük maden kazası olmuşsa, yüzlerce ölüm olmuş ve de kayıplar varsa kimse kusura bakmasın ama "Her şey usulüne uygundu" demeye hiçbir patron yeltenmemeli. 'Denetimler sıkı tutuluyor, kanunlar uygulanıyordu' demeye de hiçbir devlet yetkilisinin hakkı yok.
Peki yüzyılın en büyük kazası sonrası madencilerde bir uyanış oldu mu? Bunu öğrenmek için dün bazı madencilerle görüştüm. En çok Bursa bölgesindeki madencileri bir araya getiren Maden-Mermer Üretici ve Sanayici İşadamları Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Erol Efendioğlu'nun söyledikleri dikkatimi çekti. Çünkü hemen icraata geçmişti. Öncelikle Erol Efendioğlu da 'hiçbir kusurumuz yok' şeklinde açıklama yapan ve işletmenin tüm kurallara uygun olduğunu açıklayıp duran Alp Gürkan ve ekibini eleştiriyordu. "Bunu demek için çok erken. Kusurları olmayabilir. Ama önce soruşturma ilerlesin" diyor ve şunları söylüyordu:
"Yaşam ünitelerinin var olduğunu biliyordum, meğer yokmuş. Gerçekten bu işletme en çok güvendiğimiz yer altı işletmelerinden biriydi. Yaşam ünitelerinin olmaması beni çok üzdü. Türk madencileri için bu kaza bir milat olmalı. Şapkayı önümüze koyup, biz işletmeciler neyi nerde yanlış yapıyoruz tartışmalıyız."
Nitekim Efendioğlu telefona sarılmış ve hemen İstanbul Teknik Üniversitesi Maden Fakültesi'nden Prof. Dr. Erdoğan Yüzer'i aramış. "Hiç vakit kaybetmeden hem İstanbul'daki hem de maden işletmeciliği konusunda en iyi olan Almanya'dan birkaç profesör getirterek iş güvenliği konusunda geniş katılımlı bir toplantıyla mühendisleri eğitimden geçireceğiz. Hatta en başta ben de bir işverenim, bizim yeniden eğitimden geçmemiz, madenciliği yeniden yorumlamamız lazım.
Çevre konusunda yeteri kadar duyarlı mıyız; iş güvenliği ve sağlığı konusunda yeterli miyiz değil miyiz? Özeleştiri yapacağız. Tepedeki karar vericiler biz olduğumuz için buradan başlamak lazım. Yasak savmak zihniyeti olmamalı. Kimseyi suçlamıyorum. Ben de içindeyim. Bu kazayı milat kabul etmeliyiz. 2-3 ay sonra bu olay unutulursa en büyük hata olur. Biz madenciler, maden işverenleri bu kazayı hiç unutmamalı. Biz patronların Soma'nın bir fotoğrafını duvara asması, sürekli görmesi lazım."
Denen o ki son yıllarda denetimler çok artmış sektörde ama gel gör ki hiçbirimizde bu denetimlerin sağlıklı olduğu algısı uyanmıyor. İstanbul Maden İhracatçılar Birliği Yönetim Kurulu Başkanı 31 yıllık madenci Ali Kahyaoğlu ise sohbetimizde 6-7 yıldır sektörün çok denetimden geçtiğine vurgu yapıyor.
Ancak belli ki sektörün en iyisi diye gösterilen işletmede bile sorun var.
Son bir not da yaşam odalarıyla ilgili. Kahyaoğlu diyor ki yasa da bu odaların olmasıyla ilgili bir madde yok ama sizin vicdanınızda olmamasını gerektirmiyor. Yasa da yok diye koymayacak mısın?

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
YAZARA MAİL GÖNDER
BİZE ULAŞIN