Türkiye'nin en iyi haber sitesi

HASAN BÜLENT KAHRAMAN

İngiltere'de değişen siyaset

Londra

İngiltere'de seçimleri izlerken insan 'isim kader midir' sorusunu kendisine soruyor. Bu düşünceyi dün yayınlanan bir kamuoyu anketi çağrıştırdı.
Anket 12 temel kavram seçmiş ve deneklere hangi partinin onlara yakın durduğunu sormuş. Sonuç İşçi Partisi'nin bu seçimlere neden yenik 'girdiğini' ve öyle çıkacağını açıklıyor. İP, kendi internet sitesinde vazgeçilmez temel prensipler diye belirttiği beş kavramın hiçbirisinde parti Muhafazakâr Parti (MP) veya Liberal-Demokrat Parti'yi (LDP) geçememiş. Yani toplum veya kamuoyu o kavramların sahibi, savunucusu olarak İP'yi değil diğer partileri görüyor. Kamuoyu İP döneminde zengin-fakir arasındaki uçurumun büyüdüğünü, ülkenin Kuzeyi ve Güneyi arasındaki farkın giderilmediğini düşünüyor. Bizde de çok tartışılan 'gözetim toplumu' kavramı burada çok önde olan bir tartışma konusu. Gene kamuoyu İP döneminde devletin vatandaş üstünde daha büyük bir denetim kurduğu, daha otoriter bir yapı oluşturduğu kanısında. İP seçimi kaybetmesin de ne yapsın?
Düşünün 'insanlara hayatlarını kurmak için daha fazla imkân tanıyan', 'daha sorumlu bir toplum ve daha güçlü aile yaratan', 'hakları sorumlulukla bütünleştiren', 'daha güçlü ve sürdürülebilir bir ekonomi inşa eden' parti olarak MP görülüyor. 'Sosyal adalet' konusunda İP, MP'yi geçmiş. Güzel diyeceksiniz fakat o konuda da LDP'nin gerisinde kalmış.
Bunlar MP'nin niye İP'yi geçtiğini gösteriyor. Peki, LDP nasıl ve neden ortaya çıktı?
Kavram özdeşliği üstünden gidersek 'tüm insanlar aynı temel haklara sahiptir diyen', 'adil, özgür ve açık bir toplumu kurup sürdürecek, 'özgürlük, eşitlik kardeşlik ilkelerinin dengesini oluşturmak için çalışan' parti olarak da halk LDP'yi görüyor.
2. Dünya Savaşı sonrasında ortaya çıkan siyasal yapı içinde bu durum şaşırtıcı bir sonuç. Daha da irkiltici olanı ve söz konusu gelişmeyi açıklayan koşul bir başka noktada yatıyor. Halkın dörtte biri mevcut partilerin hiçbirisinin bu değerleri temsil etmediğini düşünüyor. Yani siyasete güvensizlik olduğu ortada. Brown, LDP Genel Başkanı Clegg'in ani yükselişini bu koşula bağlıyor. Onun 'anti politika' yaptığını ve bunu 'tehlikeli' bulduğunu söylüyor. Çünkü bu tavrın, söylem ve zihniyetin devlet yönetimi sağlamayacağına, aksine onu engelleyeceğine inanıyor.
Bunlara eklenen bir diğer öge Irak savaşı. Hükümetin bir yetkilisi 'bugünkü bilgiye sahip olsaydık Irak'a girmezdik' dedi. Başbakan Brown ise kendisi için sorunun doğrudan Saddam olduğunu belirterek, 'uluslar arası toplumu dinlemeyen, ona kafa tutan bir Saddam'la yaşayamazdık, dolayısıyla ben gene de savaşa giderdim' deyince kalan oylarından bir parça daha kaybetti. Her ne kadar halka dönüp 'bizi yeterince cezalandırdınız, artık vazgeçin' diyorsa da kendisi hata yapmaya devam ettikçe cezalandırmanın da süreceğinde kuşku yok.
LDP'nin ortaya çıkması yeni değil. 1997'de İP'yi iş başına getiren seçimlerde de bu parti önemli bir rol oynamıştı. Fakat o dönemde İP seçimleri 'heyelan'la kazanınca etkisi sınırlı kalmıştı. Bu defa işler farklı. LDP parlamentonun ve hükümetin oluşumunda hükümette yer alsa da dışında kalsa da önemli bir rol oynayacak gibi görünüyor. (Buna mukabil Tory'ler yani muhafazakârlar tıpkı 1997'de olduğu gibi yer kaymasıyla seçimi kazanabilir. Bize göre de böyle olacak. En azından MP mecliste çoğunluğu sağlayacak.)
Dün gece LDP'nin karargâhında geçirdiğimiz saatlerde bu durumu konuşma imkânı bulduğumuz kişiler bu halin doğrudan doğruya önemli olduğunu belirtiyor. Nedeni, iki partiye dayalı Anglo-Sakson siyasal yapısının şimdi üçüncü bir partiyle dengelenmesi. Yukarıda belirttiğimiz gibi siyasete güvensizlik arttıkça, hiçbir partinin siyaseti yönetemediği anlaşıldıkça siyaset 'ara elemanları' devreye sokuyor, denge unsurlarına yer açıyor. Marjinal gibi görünen partilerin savunduğu ve 'dürüst-adil politika' diye nitelendirilen, bir dönemde 'naif' diye tanımlanan siyasal değerler öne çıkıyor.
Dünkü yazının sonunda söylediklerimizi tekrarlayalım: İngiltere'deki seçimler o ülkenin sınırlarını aşacak bir öneme sahip.

Sabah.com.tr Uygulamamızı İndirin

Uygulamalara Özel Ayrıcalıkları Keşfedin!
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA