Türkiye'nin en iyi haber sitesi
HASAN BÜLENT KAHRAMAN

WikiLeaks'in başının altı

Jeremy Bentham 18. yüzyılın sonunda "mükemmel" bir hapishane tasarladı. Bütün mahkûmların görülebildiği, tüm hareketlerinin izlenebildiği ama onların izleyeni görmediği bir mekanizmaydı bu. Adına "Panopticon" dedi ("tümgözetim" diye çevirelim). Modern devlet bütün toplumu Bentham'ın hapishanesi gibi gördü ve onu herkesin izlendiği bir hapishaneye dönüştürmek istedi. George Orwell'in, işlevi zaten sevimsiz de, kurgusu da bana hiçbir zaman sevimli gelmeyen "Big Brother"ı (büyük abi) işte o devlet veya Pantopticon'da "oturan" Tanrısal gözdü.
WikiLeaks'ın "serüvenleri" bana bütün bunları düşündürüyor. İnternet bugün bir tür Panopticon, internet bugün bir "Büyük Abi." Tanrısal bir göz internet. Her şeyi izliyor, gözlemliyor, hepsinden önemlisi denetliyor. En azından denetlenmesi için bir olanak yaratıyor. Peki bu durum bir hapishaneye tekabül eder mi? Hepimiz internetin bir tutsağı mıyız?
Bir anlamda öyle. Bu bir gerçek. Yaptığımız her şey, attığımız her adım, yediğimiz her lokma hiç beklemediğimiz bir biçimde internette yer alıyor. İnternet bizi açıkça gözetliyor. Bir tür Tanrı internet. Modern sonrası dünyanın Tanrısı; çünkü, kendimize ancak onu hatırlayıp çeki düzen verebiliyoruz. Ahlakımızın ölçüsü kendimiz ve vicdanımız olmaktan öte internette hakkımızda söylenecekler, yazılacaklar - ama haklı, ama haksız.
Üstelik, bu, hapishanenin en önemli maksadı olan disiplin kavramıyla da örtüşüyor. İnternet toplumu "disipline" ediyor. Belki bunu daha sivil, daha "uygar" bir biçimde yapıyor ama bu neyi değiştirir? Ortada kendisine özgü korkular, çekinceler yaratan Tanrısal bir varlık olarak, bir üstben (superego) olarak duruyor internet.
Hal böyle olmasına böyle ama gene de bunları WikiLeaks'in yaptıkları için geçerli saymıyorum. Dikkatli ve dürüst kullanılırsa olumsuz bir şey üretmiyor Wiki- Leaks'in mekanizması. WikiLeaks, bize gerçeğin sınanması olanağını veriyor. Evvela, belge dediğimiz varlığın anlamını önümüze koyuyor. Gerçek eğer belgeye dayanarak oluşturuluyorsa belgenin gerçekliği ne ölçüde sorgulanıp sınanacak? Karşımızdaki yığın bizi önce bu yakıcı soruyla karşı karşıya getiriyor. Ne midir bu söylediklerimin manası, şudur...
Belgelerin henüz çok küçük bir kısmı bile ortadayken anlıyoruz ki, dünya devi ABD diplomasisi bırakın yanlış değerlendirmeleri ve "okumaları", düpedüz batağa saplanmış durumdadır ve neredeyse saçmalamaktadır. İşin vahim tarafı bu saçmalıklardan hareket ederek ABD bütün dünyayı kasıp kavuracak biçimde politika üretmekte, kendisini dünyanın hükümdarı mertebesinde bu yanlış belge-yanlış politika ilişkisini kurarak, kullanarak tutmaktadır. Neredeyse tüm bir dünyanın çabası da ona bu saçmalıklarının oluşturduğu politika örüntüsünün gerçek olmadığını anlatmaya çalışmak, onun ürettiği bu politikaların yanlış sonuçlarıyla boğuşmaktır.
Buradan bakınca Amerika'nın ürettiği politikaların gerçekliği bundan böyle çok daha farklı bir zeminde sorgulanacaktır. Bunu yanlış veya önemsiz saymak mümkün mü? Tam tersine WikiLeaks dünyaya çok önemli bir ders vermiş, dünya için çok önemli bir gerçeği açıklamıştır: ABD politikaları gerçeklere dayanmamaktadır ve belge gerçek değildir.
Ama çok tehlikeli bir oyunun bu mekanizma kullanılarak oynanması da işin bir başka yanı. Kim bu belgeleri "sızdırdı?" Bu sızdırma işinin gene bir başka "Amerikan devleti oyunu" olmadığına bizi kim inandıracak? Evet, ABD'nin aleyhine bir durum var orta yerde ama ABD'nin "elimde belge var" diyerek veya bu belgeleri kullanmasına veya başka bir takım odakların onları "manipule" ederek ortaya döküp saçmasına ne diyeceğiz? Belgenin gerçekliği başlı başına bir sorunken bir de belgelerin bir tür şantaj maksadıyla kullanılması az şey midir? Gene kim bu belgelerin WikiLeaks'e sızdırılmasının Amerika'da devlet içi bir savaşın sonucu olmadığına kefil olacak? Ya ABD bu belgeleri şimdi yeni ve daha karanlık oyunlar için ele alacaksa?
İnternet çağının başındayız henüz ve her şey çok karanlık.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA