HASAN BÜLENT KAHRAMAN
HASAN BÜLENT KAHRAMAN

CHP'nin sınavı

Sadece gönül istediği için değil siyasal iklimi dönüştürmenin bir zarureti olarak da keşke CHP şu dönemde daha ideolojik, gerçek anlamda ideolojik bir politika sürdürseydi diyeceğim ama bu yaklaşımın bir yanılsamadan kaynaklandığını biliyorum. Böyle bir yargı, değerlendirme veya beklenti CHP'nin mesela sosyal demokrat bir parti olduğu varsayımına dayanır ki, işte o çok eskilerde kalmış bir hayaldir. Maalesef CHP 1993 sonrasında adım adım o çizgiden uzaklaştığından sol adına bünyesinde hiçbir kalıntı ya da iz bırakmadığından bu seçimlere de pozisyonel siyasetin manevralarıyla giriyor.
Yanlış değil. Olamaz da. Ortada reel politik diye bir gerçek var. Fakat bu kavram tehlikelidir. Çünkü siyaseti hızla "oportünist" mekanizmalarla iç içe geçirir. Doğru olan, gündelik siyaseti temel ideolojik açıdan görüp ele almak ve gerekli taktikleri o büyük stratejinin içine oturtmaktır. Onun yerine bugün hiç bu işlerle ilgisi olmayan, zerre kadar ideolojik tavır almayı gerektirmeyen, sadece sıradan işlerle uğraşan bir CHP siyaseti var.

***

Bütün kusur onun değil. Siyasetin gelip dayandığı nokta da bu tavrı zorluyor. Ama bu durumun CHP'ye sağladığı, şimdilik işine gelir gibi görünen ama orta ve uzun vadede belini kıracak bir sonuç var. CHP, sadece gündelik meseleler üstünden siyaset yapmayı sürdürdükçe ideolojik pozisyon almayı erteliyor. Öylelikle de, değil orta vadede yarın öbür gün, yerel seçim zemininde, seçmenine, niçin iktidar olmayı istediğini anlatamayacak bir noktaya sürüklenecektir.
Nedeni çok basit: CHP, yerel seçim döneminde seçmene genel siyaset üstünden bir hedef gösteriyor. O da merkezi siyasette iktidar olan partiyi zaafa uğratacak bir sonuç elde etmektir. Doğru olmasına doğruysa da bu tutum, yerel zeminde başarı sağlar mı sorusunu hemen akla getiriyor. Cevap da pek olumlu olacak gibi görünmüyor. Şundan...
CHP, bu seçimleri sadece kazandığı yerlerde kazanacak, zaten kendisinin olan bölgelerde oyunu artıracaktır. Bunda kuşku yok. Konjonktürün de kendisine iyi kötü bir katkısı olabilir. O da doğal. Ama CHP'nin şu anda AK Parti elinde bulunan bölgelerden seçim alması neredeyse olanaksız. Çünkü o kesim "servis politikaları" bakımından çok etkili olan AK Parti'den hayli memnun görünüyor.
Bu başlı başına bir sosyoloji meselesidir. Göç, kitlelerin modernleştirilmesi, altyapı hizmetine kavuşturulması, gelecek umuduyla bütünleştirilmesi kitlelerin, yoksulluklarını unutturacak politikalarla büyük kente bağlanması gibi uygulamalardan geçmiş bir kesim CHP'ye ancak ideolojik yani kendilerine ek çıkarlar sağlayacak bir politik söylemle eklemlenebilirdi. O kesimin yolsuzlukla etkilenmesi ise olanaksızdır. Çünkü kültürel ve gene sosyolojik koşullar nedeniyle o çevrelerin yolsuzluk algısı, anlayışı sanılanın çok dışındadır.
Bu durum o kadar böyle ki, CHP'li dostlarımız oturup düşünsün, birçok yerde partileri, geçen yerel seçimlerden bu yana akan zamanda arayıp tarayıp, bula bula ancak eski MHP'lileri bulabildi aday göstermek için ya da eski Ak Partilileri. Daha önceki seçimlerde listelere yerleştirilen Ulusalcılardan sonra bu tutumda şaşırtıcı bir yan yok ama Türkiye siyaseti açısından hazin bir durum.
***

Söz konusu çok olumsuz yapının dışında bir tek gelişme var: İstanbul. Beğenelim beğenmeyelim, Sarıgül bu şehre damgasını vurdu ve nasıl sonuçlanacağını bilemediğimiz eleştirilere, tepkilere rağmen zaten CHP'nin elinde bulunan dört bölgede hâkimiyetini tescil ettirdi. Bu son hamleyle Sarıgül, kazansa da kaybetse de, CHP içinde lider, haydi öyle görmek isteyenler için lider alternatifi diyelim, olmuştur. Bunun CHP'ye İstanbul'da beklenenin üstünde ek bir katkı sağlayacağı aşikârdır. Ama aynı sonucun dokusu İstanbul'a göre hayli farklı Ankara'da geçerli olduğunu söylemek zor! Gene de Ankara seçmeni Mansur Yavaş'a artan bir destek verirse bu ancak bir önyargıyı somutlaştırır: CHP-MHP tabanda bileşen partilerdir ve bu birleşmeyi sağlayan ortak bir ideolojileri vardır.
Yerel seçimler: CHP'nin sınavı!

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
YAZARA MAİL GÖNDER
BİZE ULAŞIN