Türkiye'nin en iyi haber sitesi

KEREM ALKİN

ADF: Barışın yeni adresi Türkiye

Küresel sistemin derin bir kırılma yaşadığı, bölgesel fay hatlarının keskinleştiği bir dönemde, yeni bir diplomasi diline ve yeni platformlara duyulan ihtiyaç her zamankinden daha belirginleşmiş durumda. Dünya Ekonomik Forumu'nun Davos toplantıları veya Münih Güvenlik Konferansı, Atlantik içi çekişmeler, küreselleşme kavramının itibar kaybı ve bu zirvelerin 'metal yorgunluğu'na bağlı olarak, sürekli kendini tekrarlar hale gelmesi nedeniyle ciddi manada özgül ağırlık kaybı yaşamaktalar. Bu nedenle, Cumhurbaşkanımız Erdoğan'ın himayelerinde ve Dışişleri Bakanlığımızın koordinasyonunda düzenlenen Antalya Diplomasi Forumu (ADF), uluslararası ekonomi-politik alanda şiddetle ihtiyaç duyulan kapsayıcı, onarıcı ve yapıcı yepyeni görüşleri önceliklendiren bir platform ihtiyacının sahadaki en güçlü karşılığı olarak öne çıkıyor.
Türkiye, Orta Doğu'dan Körfez'e, Kuzey Afrika'dan Doğu Akdeniz ve Ege'ye uzanan geniş coğrafyayı bir çatışma alanı olarak değil; istikrar ve refah havzası olarak okuyor. Bu derinlikli ve nitelikli vizyon, çok boyutlu, dinamik ve güven esaslı bir bölgesel dayanışma mimarisinin inşasını hedeflemekte. Siyasi ve askeri boyutları olan, adalet ve karşılıklı güvene dayanan bu yaklaşımın en görünür ve etkili zemini ise, bugün ADF olarak öne çıkmakta.
Mevcut küresel düzenin temsil krizleri derinleşirken, yükselen ekonomilerin ve Küresel Güney ülkelerinin sesini daha gür bir şekilde yansıtacak, daha adil, daha kapsayıcı ve daha samimi zeminlere ihtiyaç artıyor. İşte ADF, tam da bu arayışın hakkını veren bir platform olarak yükseliyor. Bu noktada, Cumhurbaşkanımız Erdoğan'ın şu tespiti kritik bir eşik sunmaktadır: "Antalya Diplomasi Forumu küresel aklın, global vicdanın ve geleceğe dair umudun ortak kürsüsü haline gelmiştir." Sayın Cumhurbaşkanımızın uluslararası ekonomi- politik alanla paylaştığı bu tanım, aynı zamanda yeni bir uluslararası mimarinin ruhunu tarif ediyor.
Gerçekten de bugün ADF, küresel vicdanın yeni kürsüsü haline gelmektedir. Farklı coğrafyalardan, farklı siyasi ve kültürel arka planlardan gelen dünyanın önde gelen aktörleri ve kanaat önderleri, Antalya'da eşit söz hakkıyla buluşmakta; dünyanın geleceğine dair fikirlerini daha özgür ve samimi bir zeminde paylaşmaktalar.
Atlantik merkezli platformların giderek iç gerilimlerle zayıfladığı böyle bir dönemde, bu gelişme daha da anlam kazanıyor. Özellikle Münih Güvenlik Konferansı gibi geleneksel yapıların, Atlantik'in doğu ve batı kanadı arasındaki artan görüş ayrılıkları nedeniyle eski etkisini kaybettiği açıkça görülmekte. Buna karşılık ADF, dengeleri ve adaleti gözeten, daha kapsayıcı ve daha gerçekçi bir diplomasi alanı sunmakta.
Cumhurbaşkanımız Erdoğan'ın "Bugün mesele sadece yeni kurumlar, sistem veya düzen inşa etmek değil, yeni bir dayanışma zemini kurabilmektir" sözleri, ADF'nin özünü en net şekilde ortaya koymaktadır. Bu yaklaşım, güç rekabetinin ötesine geçen, insanlık vicdanını merkeze alan yeni bir anlayışın ifadesidir. Bugün savaşların, işgallerin ve insani trajedilerin gölgesinde şekillenen uluslararası ortamda, barış ve insanlık cephesini güçlendirmek hayati bir zorunluluktur. "Vicdan sahipleri olarak, savaş ve soykırım cephesi karşısında barış ve insanlık cephesini ne kadar güçlendirirsek, yarınlarımıza o derece güvenli bakabiliriz" vurgusu, bu sorumluluğu açıkça ortaya koymaktadır.
Türkiye bu süreçte üstlendiği rol ile, tarafları buluşturucu, kolaylaştırıcı ve çözüm odaklı bir liderlik sergilemekte, güçlü ve vizyoner bir iradeyle küresel diplomaside yeni bir sayfa açmaktadır. Bu yönüyle ADF, Türkiye'nin uluslararası itibarını pekiştiren stratejik bir platforma dönüşmüştür. Antalya Diplomasi Forumu, yeni bir jeopolitik aklın, yeni bir dayanışma zemininin ve daha adil bir dünyanın inşa iradesinin somutlaşmış halidir. Türkiye merkezli bir barış platformu olarak, ADF önümüzdeki dönemde küresel sistemin yeniden dengelenmesinde belirleyici bir rol üstlenecektir.

Sabah.com.tr Uygulamamızı İndirin

Uygulamalara Özel Ayrıcalıkları Keşfedin!
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA