Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Bahriye'yi mahvetmeyi hedefleyen askeri casusluk davaları kumpasını aktarmaya dün başlamıştım... Bütün bu gerçekler ortadayken Barbaros Türk Deniz Gücü'nün içine paralel eleman yerleştirilmesine izin verip bir de utanmadan bunun yayınının yapılması çok korkunç. Yüzlerce Bahriyeliyi tutuklayan ve Bahriye'yi sürekli cinsel ahlaksızlık merkezi olarak gösteren paralel örgüt tüm Türkiye ile alay ediyor. Zamanında bizleri de kandıran bu örgüt üstüne bir de Bahriye belgeseli çekiyor.
Utanmazlığın bu kadarı az görülür... Genelkurmay Başkanı Necdet Özel bu konuda net tavır almak zorundadır...

***

Biz bilmeyenler için bu kumpası anlatmaya devam edelim... Bu uyduruk soruşturmaya hiçbir gerekçe göstermeden N.K. adlı asker erkek arkadaşları olan bir üniversite öğrencisi de eklenir sonra. Tabii ona dokunan bütün askerler de... Soruşturmanın üzerinden bir yıl geçmiştir. Artık baştaki atlama taşı olarak kullanılan sabıkalı fuhuş çetesine ihtiyaç kalmamıştır.
Soruşturmanın sebebi olan fuhuş çetesinin dosyası ana dosyadan ayrılıverir.
***

İlk ihbar mektubundan itibaren iki yıl geçmiş, dosyadaki şüpheli sayısı 45'e çıkmıştır. 45 kişinin iki yıl boyunca telefonları dinlenmiş, Marmaris ve İstanbul'a gidilip şüpheliler fiziki olarak takip edilmiştir.
Ama iki yıl sonunda 45 şüpheli hakkında somut hiçbir delile ulaşılamamıştır.
Bu arada N.K.'nin telefon kayıtları istenir. Bir hafta gibi bir zamanda kayıtlar gelir, incelenir ve dosyanın seyrini değiştiren karar verilir: Bu artık bir fuhuş soruşturması değil, söz konusu olan TCK'daki Devlet Sırlarına Karşı Suçlar ve Casusluk başlığı altında incelenmesi gereken bir suçtur.
***

Ve sıra gelir aranan o delilin bulunmasına...
8 Mayıs 2012'de İzmir Başsavcısı, dosyaya Cumhuriyet Savcısı Zafer Kılınç'ı atar. Kılınç bir gün içinde iki yıllık dosyaya bir anda hakim olur; bir telefon görüşmesini gerekçe gösterip "gecikmesinde sakınca bulunan hal değerlendirmesinde" bulunarak marina işletmecisi olan B.Ö.'nün evleri ve işyerleri hakkında arama kararı çıkartır. Aranan evlerden biri işadamının bulunmadığı Sapanca'daki çiftliğidir. Aramaya kanunlara aykırı olarak davanın sahibi İzmir polisi de katılır.
***

Aranmayla ilgili iki farklı tutanak vardır.
Tutanaklardan birine göre evden suç unsuru olarak sadece antika silahlar çıkmıştır. İkinci tutanakta aramaya katılan polis sayısı, aramanın saati her şey farklıdır. Ne tesadüf ki aranan delil İzmir polisinin aradığı tek bölümde, yine ne tesadüf ki kilitli kasaların olduğu evin kütüphanesinin bir rafından çıkar. Kütüphane rafına öylece bırakılmış iki flaş bellek ve iki hard disk içinden çıkan Pandora adlı dijital belgelerden devlet sırrı olan dokümanlar, savcıya göre bir casusluk örgütü şemasının olduğu bilgiler çıkmıştır. O belgeler çoğu asker yüzlerce kişinin başını yakar. B.Ö.'nün parmak izi alınması talebi aylarca reddedilir, arama sırasında polis kamerası ise nedense bazı anlarda arıza yapmıştır... Rezalet burda da bitmiyor.
Devam edeceğiz... İşte bu rezalete imza atan kumpasçı paralel örgütle Deniz Kuvvetleri Komutanlığı'nın el ele kol kola işbirliği görüntüsü mide bulandırıcıdır. Genelkurmay pasif ve korkak davranırsa da Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti bu konuda gerekeni yapacaktır...

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
YAZARA MAİL GÖNDER
BİZE ULAŞIN