Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Sorsanız Berna Laçin bir reklam yüzü.
Ne var ki sürekli, toplumsal duyarlılığın yoğunlaştığı dönemlerde sosyal medyadaki provokatif paylaşımlarıyla gündemde.
Mesela, tecavüz ve taciz vakaları mı konuşuluyor?
Berna Hanım soluğu hemen Twitter'da alıyor. Sorunu, aynı ülkede beraber yaşadığı insanların dini inançlarına, geleneklerine bağlayan imalar yapıyor. Doğal olarak da insanları irrite ediyor. Eleştiriler, tepkiler yüzünden TT (en çok konuşulan) oluyor.
Sandıklar mı kuruldu?
Parti müşahitlerinden önce o çıkıyor Twitter sahnesine. Siyasilerden rol çalıyor, başlıyor amigoluğa. Toplumun bir kesiminin siyasi tercihleri üzerinde saygısızca tepinmeye...
Darbe girişimi mi var?
250 sivilin cenazesi yerdeyken, alçak darbeciler dışında herkesi suçlayan "kontrollü tweetler" ardı ardına düşüyor timeline'nımıza.
Sonra gelsin şikâyetler, soruşturmalar, kovuşturmalar...
"Ben aslında öyle demek istemedim savcı beyler, hanımlar, sayın seyirciler..."

***

şimdi de 41 kişinin hayatını kaybettiği Elazığ ve Malatya depreminin sarsıntıları sürerken sosyal medyada yaptığı paylaşımlar nedeniyle eleştiri oklarının hedefinde.
Öyle ki, tüketiciler, Laçin'in reklam sözleşmesi iptal edilmediği sürece ABD merkezli Procter & Gamble'ın (P&G) ürünlerini tüketmeyeceklerini ilan ediyorlar. Boykot kampanyasına destek çığ gibi büyüyor.
Basında P&G'nin Laçin'le anlaşmasını feshettiğine dair haberler çıksa da henüz resmi bir açıklama gelmiş değil.
Bakalım şirket "Reklamın iyisi kötü olmaz" mı diyecek? Yoksa Laçin'in bireysel hezeyanlarıyla sürekli reklam maliyetini artırmasına bu kez dur mu diyecek? Göreceğiz.

***

Zaten sandıkta zararda olan muhalefet ise Berna Laçin konusunda her türlü maliyeti göze almış görünüyor.
Laçin'in bir reklam yüzü olmasının, rahatsız edici de olsa görüşlerini açıklama hakkını elinden alamayacağını söylüyorlar.
Buna karşın tüketicilerin aynı hakkı kullanıp gösterdikleri demokratik tepkiyi, "bir emekçinin ekmeğiyle oynamak" şeklinde yaftalıyorlar.
Ne âlâ iş değil mi?
Evet evet, kendi görüşlerini tekrar etmeyen gazeteciler, ünlüler işlerinden kovulunca "Oh olsun" demekten çekinmeyenler... CHP'li belediyelerin kapı önüne koyduğu emekçiler için "Ama onlar da az çalışıyorlarmış canım" diye peşin satanlar bunlar.
Dün de ülkenin Komünist Partisi'nin yayın organında şöyle bir "siyasi advertorial" vardı:
"P&G firması Berna Laçin ile sözleşmesini iptal etti: İşte 'ürkek tekel'in ürünleri!"
Şu "ürkek olmayan tekelin" ne olduğunu da anlatsalar keşke...
Dediğim gibi, hâlâ P&G Laçin'le ilgili son kararını açıklamış değil. Eğer ABD'li şirket Laçin'le devam kararı alırsa bu durumda komünistlerimiz şöyle mi diyecekler:
"İşte cesur tekelin ürünleri. Haydi, Yoldaşlar üçer beşer..."
Bu arada, işiyle tanındığı, sevildiği günlerde Berna Hanım'ın programına niçin "Her şey için Berna Laçin" ismini koyduğunu şimdi daha iyi anlıyorum.
Maşallah çok öngörülüymüş.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA