Türkiye'nin en iyi haber sitesi

ve 'in ardından yeni 'Mavi Vatan'ımızın sınır illerinden Şırnak'tayım.
Kentte hayat normal akışında devam ediyor. Akşam saat 9'da eve girme mecburiyeti dışında hiçbir yasak yok. İnsanlar gündelik hayatlarına devam ediyorlar. Başka kentlerde evlerde kalmak zorunda olan yaşlılar ve gençler şehrin meydanlarında. Bölgenin vazgeçilmez ritüellerinden taziyeler de devam ediyor

520 bin nüfuslu şehirde günlük vaka sayısı ise sadece 15.

Şehir merkezinde gördüğüm herkesin ağzında maske vardı. Diğer illerinde yaptığım gibi burada da kimi görsem, vaka sayılarının neredeyse sıfırlanmasının sebebini sordum.
Heybetli Cudi Dağı'nın manzarasında bir yandan güneşlenip bir yandan sohbet ettiğimiz şehrin ileri gelenlerinden Kamil Birlik, "Sırrımız devletimizin kurallarına uymak" diyor. evde bile maske, mesafe kuralına uyuyormuş.
Ama genel olarak Şırnaklılardan duyduğum, şehrin tertemiz havasının, doğal gıdalar tüketmelerinin, özellikle otlu peynirin ve balın bu olumlu tabloda etkili olduğu.
Sınırda bulunması nedeniyle koronavirüsün ilk görüldüğü yerlerden biri olan , tespit edilen vakaların izole edilmesi sürecini de başarıyla gerçekleştirmiş.
Pandemi tanımı yapılmadan önce, 2019'un Aralık ayında şehirde pek çok hastanın korona benzeri şikâyetlerle hastaneye gittiği de kayda değer bir bilgi.

Görüşlerini aldığım sağlıkçılar da, tıpkı Urfa'daki gibi Şırnak'ta da kısmi sürü bağışıklığının gerçekleşmiş olabileceğini söylüyorlar.
Bir başka tez ise, Nuh'un gemisinin karaya oturduğu Cudi Dağı eteklerindeki Şırnak'ın tarihte bir kez daha normal hayatın başlamasına öncülük ettiği yönünde.
Bana maskenin işe yaradığı iddiasına göre daha ikna edici geldi.
Hatta bunu slogan haline getirip, 950 yıl sağlıkla yaşadığı anlatılan Hz. Nuh'un şehrinin her yerine asmışlar:
"Burada herkes hayat bulacak!"
Kim hayır diyebilir ki?

***


YEPYENİ BİR ŞEHİR

'nın manzarasıyla şehre girdiğimde kısa süreli bir şaşkınlık yaşadım.
Zira en son 2011'de 34 vatandaşımızın acı bir şekilde hayatını kaybettiği 'ye (Roboski) haber yapmaya giderken geçtiğim Şırnak bambaşka bir yer olmuş.
2015-2016 arasındaki "Hendek çatışmaları" diye anılan terör eylemlerinde yerle bir olan kent, sıfırdan inşa edilmiş.
İnsan keşke, bu kadim şehrin tarihi dokusunu yansıtan yatay mimari olsaydı diyor. Ama yine de bu kadar kısa sürede yapılanlar alkışı fazlasıyla hak ediyor.
Görüşlerini aldığım Şırnaklıların hepsi de şehrin yeni ve modern yapılaşmasından memnun görünüyorlar.
Şırnak'ın tanınan simalarından Ali Sevim, yerleştiği yeni evini daha çok sevdiğini söylüyor. Olaylar çıkınca bir ara Mersin'e gitmek zorunda kalan Ali Amca, "Önemli olan huzur. Çok şükür rahatımız, sağlığımız yerinde. İnşallah pandemi günlerinde tüm Türkiye, Şırnak gibi normalleşir" diyor.

***


ŞIRNAK'IN DESTEĞE İHTİYACI VAR

Koca bir kentin sıfırdan inşası gibi zor bir yükü omuzlayan Belediye Başkanı Mehmet Yarka'yı da ziyaret ettim.
Koronayı da atlatan başkan çok iyi görünüyordu. Pandemi sürecini valilikle koordineli olarak sorunsuz idare ettiklerini anlattı.
2019 seçimlerinde yüzde 62 gibi rekor bir oyla seçilen Mehmet Bey, kentin imar edilmesi için daha işlerinin olduğunu söylüyor.
Tüm Türkiye'den, Mavi Vatan'ın sınırındaki Şırnak'ın yeniden inşasına en azından moral desteği vermelerini istiyor.

***


ÜZGÜNÜM SAVCI BEY, BU TARTIŞMA BİTMİŞTİR

"Nuh'un gemisi burada" diyen Şırnaklılara, aynı iddiayı Ağrı için yapan Belediye Başkanı Savcı Sayan'ı şikâyet etmeyi de ihmal etmedim tabii...
Sorumu, "Savcı Bey'in iddiası Tevrat'a dayanıyor. Ancak Nuh'un gemisinin burada olduğu Kuran-ı Kerim'de geçiyor" diye yanıtlıyorlar.
Hatta 1600 yıldır bu olayın törenlerle anıldığını söyleyen Ahmet Ekici, "Cudi'ye gittim, geminin çivilerini bile gördüm" diyor.
Şırnaklılar beni ikna ettiler Savcı Bey, haberiniz olsun.

***


PEKİ, YILMAZ ERDOĞAN DA BİZİ GÖRECEK Mİ?

Şırnak'ın ekonomisine ve sosyal hayatına büyük katkısı olan üniversitesi pandemi nedeniyle kapalı.
Ben de kent merkezinde sohbet ettiğim yatılı Fen Lisesi öğrencilerine dertlerini, isteklerini sordum.
"Yurtlarımız güzel ama daha temiz olabilir" dedikten sonra ekliyorlar: "Keşke bir de sinema kurulsa!"
Harika filmleriyle tüm Türkiye'ye buraların güzelliğini anlatan, Şırnaklıların hemşerisi Yılmaz Erdoğan bence bu sese kulak verir. Bizler de elimizden geleni yaparız.
En azından şehre arada bir film gelse, Mavi Vatan'ın iklimi de Akdeniz olmaz mı?
Çok şey mi istiyor gençler?

Bu köşe yazısını aşağıdaki linke tıklayarak sesli bir şekilde dinleyebilirsiniz

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA